FAŞİZM BİR ZAVALLILIKTIR
Hepiniz bilirsiniz kimi insanlar vardır sizden değişiktirler, bazı konularda uyuşamazsınız fakat yine de içten içe saygı duyarsınız. Saygı duyarsınız çünkü kendi davalarına inanmışlardır, saygı duyarsınız çünkü içtendirler, kendileriyle dürüst ve tutarlıdırlar, saygı duyarsınız çünkü sizi dengeleyici ve sizi düşündüren yönleri vardır, bir denge unsuru olurlar. Ne yazık ki bu insanların değerleri, varlıklarında değil yokluklarında anlaşılır. Koca çınar yere düştüğünde o çınarın boşluğunu dolduramazsınız, o boşluk sizi yaralar.
Demokrasi her açıdan çok sesliliktir, sadece politik anlamda değil, aynı zamanda Atina demokrasisi anlamında da her yerde bu böyledir. İş hayatında, ailede, arkadaşlar arasında, okulda, bir siyasal parti içerisinde, aklınıza gelebilecek her yerde çok seslilik yaşamın tadıdır aslında. Eğer böyle olmasaydı ne olurdu halimiz? İyi ki birileri bazan bize karşı çıkıyor, sevdiğini, sevmediğini, istediğini, istemediğini, doğru ve yanlış bulduğunu çıkıyor bangır bangır söylüyor. Ne kadar güzel. Bu gün bir çocuğa bile onu yap, bunu yapma, ordan kalk şuraya otur diyemiyoruz, Maaşallah pabuç kadar dilleri var şimdi, cevap veriyorlar, önemli olmayan durumlarda biz de kabul ediyoruz, öyle olsun bakalım diyoruz.
İşyerini ele alalım insan vardır tek çalışmayı sever, insan vardır sorumluluk almayı sever, insan vardır rekabeti sever, insan vardır disiplini sever, insan vardır bazı saplantıları vardır fakat işinde iyidir, insan vardır öğretmeyi sever, insan vardır geçimsizdir ama iyi iş çıkarır...Microsoft un patronu Bill Gates e sormuşlar nasıl başardınız diye, "Ben bilgisayardan pek anlamam" Demiş, " Benim tek bildiğim şey, doğru adamı, doğru yerde kullanmak" Ne yazık ki Amerikan şirketlerinde çok yaygın olarak kullanılan bu teknik, Avrupa da ve Türkiye de yaygın değildir, insanlar bizde ve Avrupa da "Normalleştirilmeye" çalışılır, yoksa harcanırlar. "Farklı" bir insan belirli bir yerde çok güçlü olsa dahi, yaşama şansı çok azdır.
Gelelim politik anlamda demokrasiye. Farklı düşünenleri yok etmeye çalışmak resmen faşizmdir. Bir Cumhuriyette insanlar özgürlerdir, hakaret etmemek ve suça teşvik etmemek kaydıyla istedikleri her şeyi söyleme hakkına sahiptirler. Koca çınarlar farklı düşünseler dahi varolma hakları vardır, eleştirme hakları vardır, beğenmemek hakları vardır ki, onların bu görüşleri zenginlik ve ilerleme getirir. Biliyorsunuz bazı metaller başka metaller ile karıştırılarak kullanılırlar, yoksa çok sertdirler çabuk kırılırlar, ya da tersine çok yumuşaktırlar çabuk eğilirler ve istediğimiz sonuca ulaşamayız. Denge unsuru önemlidir, demokrasi bize bunu sağlamalıdır.
Farklı görüşlerden korkan insanlar, ya kendilerine güven duymayan, ya dürüst olmayan ve dürüst olmadıklarını bilen, ya da tamamen aptal olan insanlardır, bunların faşizme kaymaları hiç kimseyi şaşırtmamalıdır. Hoşgörüsüz insanlar, sürekli sert davranan insanlar, başkalarını dinlemeyen hatta konuşturmayan insanlar, faşizan eğilimli insanlardır. Faşizan eğilimli insan her zaman haklıdır, tek doğruyu o bilir, hiç yanılmaz, en büyük o dur, en güçlü o dur, yani kısacası Allah ın yerine göz dikmiştir. Yeryüzünde Allah olmuştur ve diğer herkes onun kullarıdır. Bu esasen, lamı cimi yok, resmen deliliktir, çünkü kusursuz insan yoktur, insanlar birbirlerini tamamlarlar, birinin göremediğini diğeri görür.
İnsan vardır vatana, bayrağa, toprağa odaklıdır, bu konuda çok duyarlıdır en küçük tehlikede avazı çıktığı kadar bağırır, bu insana ihtiyacımız var. İnsan vardır hukuğa, kurala, ilkeye bağlıdır, bu konuda en küçük tutarsızlıkta, hop dedik siz kendinizi nerede sanıyorsunuz der, bu insana da ihtiyacımız var. İnsan vardır her konuya maddi açıdan bakar, maliyet kar-zarar hesabı yapar, işi gücü ne kazandık, ne kaybettik, sermayemiz nedir, gücümüz yeter mi ? Bunlarla ilgilenir, bu insana da ihtiyacımız var. Kimisi toplumsal açıdan, kimisi eknomik açıdan, kimisi bağımsızlık açısından, kimisi öğrenim ve kültür açısından, kimisi iş olanakları açısından alarm kolunu çeker, bunların hepsine ihtiyacımız var...Çiftçinin, işçinin, öğretmenin, yazarın, mühendisin, hukukçunun herkesin hakkıyla temsil edilmediği, özgürce kendisini ve vatanını savunamadığı yerde demokrasi yoktur.
Farklı politik görüşlerin koca çınarlarının kökünden kesilmeye çalışıldığı yerde, gün gelir bu çınarları tekrar yerine koyamazsınız. Bu çınarları suça suçlu değil "suçlu" ya suç arayarak perişan ederseniz bunun tarihsel ve toplumsal yükünü taşıyamazsınız. Yemyeşil bu ülke kıraç ovalara döner, toprak çatlar, arkasından seller basar, çünkü o selleri tutacak ağaçlar kesilmiştir artık. Gün gelir dev gibi bir millet, dev gibi bir devlet ve tarih, demokrasiyle oynamanın faturasını çok acı öder. Bu gün düşman olarak gördüğünüz kişilerin aslında ne büyük bir yer doldurduklarını anladığınızda, artık çok geç olabilir. Kendi içlerinde tutarlı, kendi davalarını şereflice savunan neferlerin önünde saygıyla eğilmek bir demokrasi görevidir. Bunlardan ancak kendi kendilerine güvenleri ve saygıları olmayan zavallılar korkarlar, faşizm bir zavallılıktır.
Emre Kaan Emre