|
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Anadolunun gerçek sahipleri kimdir?
Mahir OTAR sizin için yazdi..."Çünkü bize Türk tarihi yerine Roma tarihi okutturmaktadırlar ve İslamdan önceki Türk tarihinden, ucubeden kaçar gibi kaçmaktadırlar. Neticesi Türk Halkı için bir faciadır ve bu cahiller ileriyi görmekten acizdirler..." ANADOLU NUN GERÇEK SAHİPLERİ KİMLERDİR ? Bunun neticesi nereye varir, hiç düşündünüzmü? Ben söyleyeyim: Yarın yabancı güçler yurdumuzu işgale başlasalar, bu yukarıda yazdığım düşünceye sahip olan pek çoğumuz, zaten bu topraklar bizim öz malımız değil diyerek, yerini yurdunu, canla başla savunmayacak ve başkalarının mandasını kabul edecektir. Şimdi gelelim Anadolu’nun gerçek sahiplerinin kim olduğunu, Tarihi kaynaklara istinaden, anlatmaya, açıklamaya: Atalarımız en son ki yakın buzullar çağından sonra, yani bundan 20.000 sene önce Anadolu’ya, Kuzey Avrupa’ya ve Amerika’ya (Bering Caddesi üzerinden, o zaman ki adı, bugün Bering Boğazı denilen yer, Asya ile Alaska’yı birleştiren bir kara parçasi idi. Çünkü, kutuplarda ki buzulların oranı bu güne göre % 30 daha fazla idi, buda deniz seviyesini düşürdüğünden, bugün su altinda olan pek cok yerler kara parcasi idiler.) göc etmis ve orada pek cok medeniyetler kurmuş öncü kültür olmuşlardır. Mesela Amerika’daki Kizil derililerin (Amerikanin gerçek sahipleri, 100 milyonu Hiristiyan Avrupa’lılar tarafıından soykırımına tabii tutularak katledildiler (Bak! İndianar ansiklopedilerine Ingiliz’ce ve Alman’ca). Maya’lar, İnka’lar, Aztek’lerin Asya kökenli oldukları, Mongolid’ler tabir edilen ırklardan geldikleri „ DANN-testleri ile " genetik olarak isbatlanmıştır ki, bu, biz Türk’lerin de dahil oldugu genetik ailedir. Bak ırklar! Europid‘ler, Yellow-Rice (Cin’ler), Mongolid‘ler (Türki Irklar), Negroid‘ler (Zenciler). Orta Asya’daki 20.000 sene önceye kadar ki kalıntılar, Mongolid’lerin (bizim Atalarımız) kayalara, mağara duvarlarına resimler yaparak piktogramı gelistirerek yazıyı icat etmişlerdir. Ve bu pictogramı bilahere Anadolu’ya taşımışlardır ve bu Sümer’ler (İsadan Önce, IÖ 5 000 yılında, yani bundan 7.000 sene önce) tarafından geliştirilerek, gerçek bir alfabe oluşturulmuştur. Sümer’lerin Türk olduğu da kesinlikle ispatlanmıştır, dilbilgisi kaidesi tamamen Türk dilbilgisi gibidir "Agglituiren" özelliğine sahiptir (kök değisikliğe ugramaz; gel, git, kal’da oldugu gibi; gel dim, git tim, kal dım.
Azerbaycan, Ermenistan, Altay-Ural’a uzanan, Van ve Hakkari yöresinde başlayan Tir-Sin yaylasını da içine alan bölgedeki kayalara, mağara duvarlarına kazılan resimler orta asyada bulunan 30 ile 35 bin senelik oymalarla %100 aynı karakteri taşımaktadırlar. Hatta bunlar Amerika’da, Meksika’da, Kanada’da, Alaska’da ve Güney Amerika’da bulunanlarla da aynıdır. Hatta Van’in Baş Et Dağındada kayalarda 15 bin senelik resimler, yazılar atalarımızın damgasını taşımaktadırlar. Hele dağ keçisi resimleri, insan sembolleri ve öteki bağlayıcı semboller bir kav-ramı anlatmaktadırlar. Prof. Erzen ve arkadaslarının 30 küsur senelik araştırmarla açığa çıkardıkları bu gerçekleri, o millilikten nasibini almamış, hain veya cahil tarihçilerimiz ve milli olmayan milli eğitimin milliyetsiz cahilleri, bu buluntuları, hala tarih ve okul kitaplarına geçirmemişlerdir veya geçmesine de mani olmaktadırlar. Bu satılmışlar, kendi milletine, milliyetine sahip çıkmayanların asimile olduğunu bilmemektedirler veya kendileri Türk değildir ve Türk düşmanıdır. Türk kökünden gelipte, Türk’lüğe ve Türk’lüğüne sahip çıkmayanlar ya zır cahildir, yada kötü niyetlidirler. Bunlar tarihe baksalar, bir çok Türk’ün bu tutumdan dolayı asimile olduğunu ve tamamı ile yok olduğunu görür ve sebebini araştırırlardı! Asimile olan Türk Boyları: Hunlar (yarı asimile olmuşlardır. Kalıntıları Macar’lar, Fin’ler ve bazı Baltık devletleridir) Bulgar’lar, Çavuş’lar (tamamen asimile olmuşturlar, kendilerini sılav sayıyorlar) Med’ler (baslangıçta Persler’le, yani Acem’lerle, müşterek bir devlet kurmuşlar ancak sonradan tamanen asimile edilmişlerdir, bunlar şimdi kendilerine Kürt diyorlar ve bozuk bir Acemce konuşurlar). Avrupalı bunlara, şu anda konuştukları bozuk Acem’ceden dolayı, İndio-European *yani Hindu-Avrupa’lı* demektedirler. Ve Alman’lar ve Ingiliz’ler tarafından, Anadolu’nun eski halkları anlatılırken Med’lerin İran’ ın Kuzeyi üzerinden, Orta-Asyadan gelen atlı kavimler olduğunu, ancak bunun orada bırakılmasını, karıştırılmamasını söylerler (Alman’cası; das sollte dahin gestellt bleiben, İngiliz’cesi, let that pass away). Bunu senelerdir, ta Karl May denilen bir Alman’nın *Wilde Kurdistan* diye yazdığı bir seyahat romanı ile başlar (bu Karl May hiç Alman’yadan çıkmadığı halde, muhayyelesini çalıştırarak, Amerika Kızılderilileri Hakkında da Avrupa’lıyı kahraman ve medeni, Kızılderilileri, vahşi ve yamyam gösteren pek çok roman yazmıştır, misal hepinizin tanıdığı Vinetu. Esasında Avrupa’dan Amerika’ya, yani Kızılderlilerin yurduna giren, orasını işgal edenin Avrupa’lılar olduğu vasidir, çünkü kendilerini çiçekle karşılayan, altınlar hediye eden Kızılderilileri öldüren, bu madenin esas yerini bize göster diye 100 milyon Kızılderiliyi kesen, onları mümbüt yerlerden çöle süren, onları desime eden hep bu Avrupalı hırıstiyanlardır ve bunu kutsal İncil ve hırıstiyanlık adına yapmışlardır (hepsi im Namen Jesus, in name Jesus Christus). Bunlar Kürt’lere İndo-Avrupa’lı, hele Alman’lar Indo-German-Alman ırkı diyerek, o yörelerin kendilerine ait olduğunu ispat ederek hak iddia etmeye zemin hazırlıyorlar. Biz Türk’ler bunu görmüyoruz. Hatta, çoğumuz, Anadolu Rum’larındır bizler Malazgirt savaşından beri Anadolu’dayız diyoruz. Ey zır cahiller, bu yanlıştan vaz gecin, Anadolu’nun gercek sahipleri, ta İsadan 20 bin sene önceden başlayan göçlerden beri Türk’lerdir ve Türk’ler çesitli periyotlarda tedrici olarak Anadolu’ya gelmiştir ve orada büyük medeniyetler kurmuş, öncü kültür olmuştur. Hatta Rum’lar bile Mogol kökenlidir, bunlar Isa’dan 2 bin sene once Altay’lardan Atina dolayısına yerleşen ve bilahere Türk’lüğünü kaybeden öncü Türk’lerdir, uyanın! Tarihimiz bize öğretilmiyor, tarihine sahip çıkmayan milletler asimile olmaya, başka ırkların içinde erimeye, yok olmaya namzettir, mecburdur! Sümer’lerde bu sebepten erimiştir, çünkü; bilahere Semit’leri içlerine almışlar, bu semit’ler idari makamları ele geçirerek, başlangiçta Sümer’ceyi öğrenmişler ve iki lisan bilen kişi olarak her şeye hakim olmuşlardır, bilahere Sümer’leri yok etmişlerdir. Asimile olan Türk’lerin gafleti, idaresindekilere Türk’çe öğretip asimile edeceğine, kendisi idare ettiği toplumun etkisine girerek, kendi lisanını unutmuştur. En son delil Osman’lılar; Türkce’yi unutup, Acem’ce ve Arapça konuştuğu gibi. Ve ayrica işgal ettiği yerleri sömürmemiş, Anadolu halkından ağır vergiler alarak Fetih ettiği yerlere küllüyeler yapmış, yeraltı ve yerüstü zenginliklerini hayasızca sömürmemiş, o yörenin halkına Osmanli yönetimine katılma hakkı vermiş. Ama Avrupa’lı işgalciler, kolonilerinin, yeraltı ve yerüstü kaynaklarını talan etmişler ve sömürmüşlerdir ve halende sömürmektedirler. Ve bunu yaparkende insanın gözünün içine bakarak, sosyal adeletden, insan haklarından bahsetmektedirler. Afrika’daki, Afganistan’daki bütün kaynaklar Avrupa’lının ve Amerika’nin idaresindedir. Yerli halklar kendi Toprağındaki, kendi madenlerinde hiç bir korumaya (mesela uranyum yataklarındaki radyasyon, kurşun, bakır, cıva yataklarındaki zehirler) tabi olmadan, günlüğü 1 Dolara çalıştırılmaktadırlar ve bunlar 30 yaşında gencecik ölmektedirler ve bunların hiç bir sağlık desteği yoktur, yaralar bereler içerisinde, ciğerlerini kusarak ölmektedirler. Ayrıca Irak’a bakınız, Amerika ve İngiltere 1,5 milyon Irak‘lıyi öldürdü, ve hemen Irak petrolünün işletmesini 30 seneliğine kendine bağladı. Zaten 30 sene sonra o kuyularda değil petrol, kum bile kalmayacak! Çünkü petrol bir miktar kumla karışmış olarak çıkıyor ve ondan sonra Irak’lılar birbirini yiyecek. Ve Amerika ve hırıstiyan alemi, aptal müslümanlar birbirini yiyor diye bayram edecek, kına yakacak. Bugün ben Kürt’üm diyenler, o yörenin Filisitin’e döneceğini görmüyorlar. Filistin’lilerde birinci cihan savaşında Süveyşte, Osmanlı’ya ihanet ederek, tam 80 bin sözde Osman’lı askeri olan o oynak Arap’lar Ingiliz’lerin safına geçerek, Osmanlı’ya kahpelik ve kalleşlik yaparak yenilmesine vesile oldu. O Israil’liler onlara Allah’in gazabıdır. Bizim bir çoğumuz bu tarihi bilmediğmiz icin, müslüman, müslümanın kardeşidir diye Yahudi’lere kızıyoruz. Bu Alevilik, Sünnilik fesadını çıkaranlar da Arap’lardır! Ancak Türk, Kürt (Med’lerin devamı, varisleri), Acem’ler, onların bu kavgasına sahip çıkarak alevi, sünni davası güdüyorlar! Bu aptallıktır. Bırak her kes kendi görüşünde yaşasın, biz Türk‘lüğümüzde birleşelim. Her kes kendi dininde dinlensin! Bunu Hiristiyan ve Yahudi’ye de söylüyorum! Misyonculuktan vaz gecin! Allah istediğine kendi yolunu gösterecek güçtedir., Benim dinim iyi, senin dinin kötü yüzünden milyonlarca insan öldü, hırıstiyanların odun yığınlarının üstünde can verdi (İslamda böyle bir, benzeri vahşet yoktur, sadece harp anında öldürmek mübahtır, aman derse onu bile yapamazsın) Ne ise konumuza dönelim: Anadolu’da ve bu türden pek çok mağara duvarlarına ve kayalara kazılmış öncü Türk-Kültürünü ve yazısını barındıran yerler şöyledir:Van, Hakkari ve Bitlis’i kablayan Geruh Vadisi (10 bin senelik eserler, kalıntılar); Sat Dağı ve Gölü (8 bin senelik eserler, kalıntılar); Hırkanıs Suyu, Mansur Vadisi, Pagan Köyü (İÖ 8 bin senelik kalıntılar, eserler); Put Köyü ( 4 bin senelik kalıntılar) ve Cudo Dağı (IÖ 8 binden – 1,5 bin yıllık eserler, kalıntılar)Buralar da 30 dan fazla yerde bir cok metinler ve düşünce içeren oymalar vardır. Mesala Hakkari-Sat Dağında 3 kavramlı petroglifler 10 bin senelik olup Orta Asya ve Altay’larda ki ile aynı karakterdedir, hal böyle oluncu, Anadolu’daki öncü Türklerin damgasını taşımaktadır ve Anadolu’nun öz sahiplerinin Türk’ler oldugunu ispat eder!
Burada ki işaretler Dag Keçisi, Tanrı ve Göğün işaretleridir ve Ön Türk’lerin sembolüdür, bu Türk’lerin bir bölümüne verilen addır. Bu sonradan Hun-Türk’leri olmuştur ve kosmos 10 sayısını simgelemektedir.Cılgır Yazıtı ise, Prof Muvaffak Uyanık tarfından Van’ın Cılgır Kasabasında bulunmuş olup İÖ 6 bin yıllarında yazıldığı kanıtlanmıştır ve bir mermer sütun üzerine kazılmış bir yazıdır. Bu kitabe senelerce Van Müzesinin bahçesinde, değersiz bir atık gibi yatmıştır (tarihine sahip çıkmayacak şekilde beyni yıkanmış Türk’lerin gafı). Ta ki bu kitabenin değeri, o zamanın kültür bakanı Namık Kemal Zeybek e anlatılana kadar ve onun emri ile müzenin içine alınarak, korumaya alınmıştır. Kazım Mirşan’in okunmasını çözdüğü yazıt, halkını bütün diğer halklar arasında en uygar duruma getiren OQ’nun, ermişin, peygamberin anısınadır. Çılgırı kitabesinin ortasındaki OQ diye okunan , günahsızlığı ve sabit değeri anlatan Hac işareti, Van Gölündeki Ahtamar Adası’nda bulunan bir taşta görülmektedir ve İÖ 7 bin tarini gösterir. Aynı Haç sembolünü, OQ İÖ (İsadan Önce) bin yılında yapılmış olan bir tapınağın giriş kapsının her iki yanında oyulmuş olarak da görmekteyiz.Hatta bugünkü Ermeni’ler bu simgeleri kendi simgeleri gibi göstererek, Türk’lere karşı diktikleri, Ermeni’lere yapilan soy kırımı anıtlarının ortasına işlemektedirler, yani Ön-Türk simgesine sahip çıkmaktadırlar. Bizim bir çok şapşallarsa, ya hainlikten yada cahillikten, kendi tarihine sahip çıkmamaktadır, bu yolda dünya’yı, daha mühimi kendi halkını aydınlatacak bir çalışma yapmamaktadırlar.Hatta hristiyanlar, kökü bundan 9 bin (İÖ 7 bin)sene öncesine dayanan Ön-Türk simgesini İS 400 yılında (İsa’dan Sonra 400 yılında), sahiplenerek kendi buluşları yapmışlardir ve Hırıstiyan Haçı haline getirmişlerdir. Ve bizden birisi çıkipta, Osmanlı devrini birak! Yahu dur bakalım, sen nasıl bizim tarihimizi çalar, kendi kültürünün parçası yaparsın dememiştir.Kısacası; Şu andaki Avrupa Kültürü, Türk Öncü Kültürü üzerine inşaa edilmiştir, yeterince delil vardır. Ancak Avrupa’lının ve Hristiyanların Türk-Fobisi vardır bu gerçeği kendiliklerinden Kabul etmezler! Onun için bizim bu gerçeği, kesif bir şekilde, delilleri ile gözlerine, beyinlerine çakmamız lazımdır. Zavallı batılı! Ne büyük bir Türk-Kompleksi altında inliyorsun! Artık gerçeği kabul et ve tarihi saptırmaktan vaz gec! Ey Batılı tarihçiler! 100 sene sonrasının tarihçileri, sizleri lanetle anacaklar, mızrak çuvalda saklanmaz. Daha ne kadar gerçekleri yazmakta, hakkı teslim etmekte imtina edeceksiniz?!! Araştıran, derleyen Mahir OTAR
|
Köşe Yazarları
Haber AraEn Çok Okunanlar
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||