new balance shoesasics running shoesmulberry handbagsnew balancetory burch saleonitsuka tiger saleLouboutin Saledesigner bagsprada handbagstory burch shoesLouis Vuitton Outlet
ÖZEL GÖREVLİ MAHKEMELER BERAAT KARARI VEREMEZLER!..

ÖZEL GÖREVLİ MAHKEMELER BERAAT KARARI VEREMEZLER!..

Tarih 03 Ocak 2011, 09:02 Editör Editör

Av. Cemil Can yazdı.

Erzurum Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcısı Osman Şanal’ın “cebir ve şiddet kullanarak, anayasal düzeni yıkmaya teşebbüs ettiği” gerekçesiyle, Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı’ İlhan Cihaner’in İsmailağa Cemaati ile ilgili olarak yürüttüğü soruşturmaya el koymasından sonra gelişen ve “başsavcının başsavcıyı gözaltına alması” ile tırmanan gelişmeler, adalet hizmetlerinin ne hale getirildiği konusunda ciddi endişeler yaratmıştı.

. Bağımsız, tarafsız ve adil bir soruşturma yürütmediği iddia edilerek görevinden alınan Osman Şanal’ın yerine gelen yeni savcı, verdiği mütalaa ile Şanal hakkında söylenenleri de doğrulamış oldu!.. Başsavcı İlhan Cihaner haklıymış. Elindeki dosya hükümetin isteği üzerine alınmış!.. Anlaşılan bu ülkede, dokunulamaz imtiyazlı cemaatler de varmış!.. Hükümete “yandaş” olmak onlara bu olanağı tanıyor…

            Savcı mütalaasında:”Sanıkların cebir ve şiddet kullanarak anayasal düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye teşebbüs ettiklerine dair yapılan yargılama neticesinde cezalandırılmalarına yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden sanıkların sabit olmayan atılı suç yönünden ayrı ayrı beraatlarına…” Denilmiştir. “Medine ve Vuslat Vakıfları  adı altında açılmış olan kurslarda yasaya aykırı olarak “öğrenci eğitimi yaptıkları” gerekçesiyle  6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmaları istenmiş!..

            İddia makamı mütalaası ile cemaati “kurtarmaya” çalışırken, eski Başsavcı Osman Şanal’ı feda etmiş! İddia makamı bu mütalaası ile elinde “cebir ve şiddet” kullanmaya dair hiçbir kanıt olmadığı halde, Erzincan dosyasına el koyduğunu; soruşturmayı yürütmekle görevli olan Erzincan Başsavcısı İlhan Cihaner’i haksız yere tutukladığını da kabul etmiş oluyor…

            Osman Şanal’ın yerine gelen yeni Başsavcı’nın İsmailağa Cemaatini “kurtarmaya” çalıştığını söylemek oldukça iddialı bir tez. Bu iddiayı ortaya atan benden başka kimse var mı bilmiyorum! Son derece “iddialı” olan bu düşüncemin kanıtlarını ortaya koyabilirim:

            Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 23.02.2010 tarih ve E:2009/8-111; K:2010/38 sayılı kararına göre, Özel Görevli Ağır Ceza Mahkemeleri yetkisine girmeyen suçlarla ilgili MAHKÛMİYET veya BERAAT KARARI VEREMEZLER! Bunun nedeni: “Özel Görevli Ağır Ceza Mahkemesi kendi yetkisine giren suçla ilgili olarak beraat kararı verirken, dosya içerisinde bağlantılılık sebebiyle birlikte değerlendirilen delilleri (tanık, belge, tutanak, bilirkişi raporu, doktor raporu vb) kabul ve ret ederek bir sonuca varırken gelecekte görevsizlikle gönderilen mahkemenin hâkiminin yargılama faaliyetlerini kısıtlamış” olmamak içindir…

            Bu içtihada rağmen iddia makamının, sanıklar hakkında asıl suçlamalardan BERAAT kararı verilerek, araç suçlardan MAHKÛM edilmelerini istemesi ne anlama gelmektedir? Bunun iki anlamı olabilir. Birincisi duruşma savcısının Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun bu içtihadından haberi yoktur; ikincisi ise, cemaati kurtarmak içir kararı tanımamaktadır!.. Özel yetkili bir savcının, Özel Görevli Ağır Ceza Mahkemesi’nin görev alanını bilmemiş olması düşünülebilir mi? Bu düşünce bile tek başına bir felakettir. Çünkü bu alan aynı zamanda savcılığın da görev sınırlarını belirlemektedir. Bir savcının görev sınırlarını bilmemesi skandaldır! Hukuki fecaat düzeyindeki “Erzincan Olayları”ndan sonra, olayın müsebbibi olduğu kabul edilen eski savcının yerine,  görev sınırlarını bilmeyen özel yetkili bir savcının atanmış olacağını düşünmek bile korkunçtur. Düşünün ki bu savcının soruşturma konusu ettiği bir olayda şüpheli sıfatını taşıyorsunuz. Sınırlarını bilmeyen bir savcı freni patlamış kamyon gibidir, adamı ezip geçebilir. Erzincan Başsavcısının başına gelenler bu konudaki tek örnektir. Adalet hizmetlerine siyasetin karıştığı ve “adaletin askıya alındığı” inancı bu tür müdahalelerle yerleşir. Savcının görev sınırlarını bilmemesi kabul edilemez. Geriye kalan olasılık, “İsmailağa Cemaati”ni aklamak düşüncesiyle böyle bir mütalaanın verilmiş olduğudur! O da ayrı bir hukuki rezalettir!..

            Yargıtay Ceza Genel Kurulu 04.03.2008 tarih ve 282-44 sayılı kararında:“Sabit kabul edilen eylemler, örgütsel suç kapsamında değerlendirilmeyip bağımsız suçlar olarak değerlendirildiği takdirde, Özel Görevli Ağır Ceza Mahkemesinin, yargılama yönteminin kendine özgü ve belli suçlarla sınırlı olması karşısında, yapılması gereken işlemin, 5271 Sayılı CYY’nın 252/1-g bendi hükmü de nazara alınmak suretiyle, GÖREVSİZLİK kararı verilerek, dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi olacağı” esası kabul edilmiştir…

            Yargıtay Ceza Genel Kurulu 23.02.2010 tarihli içtihadında, CYY madde 250 kapsamında yargılaması yapılan suçların, acele işlerden sayılması, tutuklama sürelerinin iki kat olarak uygulanması, gözaltı sürelerinin uzunluğu gibi sanık haklarını kısıtlayıcı hükümlerin bulunması nedeniyle, aynı suçlar iki farklı usulle yargılandıkları için, Özel Görevli Ağır Ceza Mahkemelerinin  Hukuk Birliği İlkesi” ile “Doğal Yargıç İlkesi”ne ne aykırılık teşkil ettiklerini de ortaya koymuş bulunmaktadır. Bir an önce bu mahkemelerin kaldırılmaları gerekiyor…

            Mahkemece sabit kabul edilen eylemlerin 250. madde kapsamında olmadığı anlaşılırsa “görevsizlik” kararı verilerek, dosyanın görevli ve yetkili yerel mahkemeye gönderilmesi gerekir. “Doğal Yargıç İlkesi”ne uygun yargılamayı yapmak da ancak bu şekilde olanaklı hale gelebilecektir. “Örgüt suçundan beraat kararı verilmesi halinde diğer suçların CYY 250/1-b bendinde yazılı “bir örgütün faaliyeti çerçevesinde” işlenmiş sayılamayacağı ve dolayısıyla özel yetkili mahkemenin yetkisinin kalmadığının gözetilmesi zorunluluğu bulunmaktadır.”

            Dikkat ettiyseniz iddia makamı,  yasa dışı kurs açarak eğitim veren şüphelilerin eylemini örgüt suçu kapsamında kabul etmemiştir. Buna rağmen onlar hakkında özel yetkili mahkemenin karar vermesini mütalaa ediyor! Bu durum için yukarıdaki soruyu tekrar edebiliriz. Başsavcılık Ceza Genel Kurul Kararından habersiz midir yoksa bu kararları tanımıyor mu? Yetkisi olmayan özel mahkemenin, yasal düzenlemelere (CYY’nın 252/1-g maddesi) ve bu içtihatlara rağmen bağlantılı suçlar için beraat kararı verilmesini istemek, başka ne anlama gelir?..

            Özel Görevli Mahkeme’nin, isteğe uygun olarak BERAAT kararı vermesi halinde, bu karar büyük olasılıkla temyiz edilmeden KESİNLEŞECEKTİR. Öyle ya, mütalaasına uygun olarak verilmiş bir kararı,  iddia makamı ne diye temyiz etsin! Herhalde beraat edecek sanıkların Bu kararı temyiz etmesini beklemiyorsunuz!  Geriye kalıyor “katılan” taraf. Bu davaya katılan sıfatıyla kabul edilen var mı?

            Temyiz edilmeden kesinleşecek olan beraat kararı ile şüpheliler aklanmış olacaklardır!  Yasaları ve uyulma zorunluluğu bulunan içtihatları “by-pass” edip, işlevsiz hale getirmek ancak bu şekilde mümkün olabilir!..

            Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunda etkisi çok fazla olan hükümetin, ceza hukukunu bilmeyen veya yargı kararlarını tanımayan tecrübesiz savcıları eliyle, yandaşlarını koruması ve gerektiğinde “adaleti askıya alarak bu işi yapması, toplumdaki adalet duygusunu ağır şekilde zedeleyecektir. Adalet terazisi şaşan bir devlete kimse güvenmez. Vatandaş devletine güvenmeyince ortada devlet de kalmaz!..

            Selçuklu sultanları Alpaslan ve Melikşah’ın vezirliğini yapan Nizamü’l-Mülk, “Siyasetname” adlı eserinde (1902):“Devlet yönetiminde adalet, mertebe olarak dinimizin de üstündedir” diyerek, “adalet”in devlet yönetiminde ne kadar önemli olduğuna vurgu yapmıştır. 108 sene sonra AKP hükümetleri sayesinde, nereden nereye gelmişiz!..  Asıl ağlanacak halimiz, uygulamaların bu şekilde olacağı hususunda referandumdan önce uyarılmamıza rağmen, yine de anayasa değişikliklerine “evet” demiş olmamızdır!..

            Bakalım  mahkeme karar duruşmasında ne şekilde karar verecek, içtihatlara mı uyacak  mütalaaya mı, göreceğiz!..

 

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

SİZDEN GELENLER

Demokrasiyi Yok Edecekler

Demokrasiyi Yok Edecekler Eren Erdem - Köleler, kölelik içinde yaşar ve pişerlerse, onlara tahakküm etmek hiç güç olmaz. (Muhammed İkbal)

DÜŞMANA ÜCRETSİZ ASKERLİK YAPANLAR

DÜŞMANA ÜCRETSİZ ASKERLİK YAPANLAR Av.Cemil Can yazdı

Minberdeki Mustafa Kemal Paşa..

Minberdeki Mustafa Kemal Paşa.. Prof Dr Ramazan Demir yazdı.

KİR BİRİKMİŞ "TIRNAK"LARIN İÇİNE!..

KİR BİRİKMİŞ "TIRNAK"LARIN İÇİNE!.. Dünyanın en büyük barosunun Başkanı Doç. Dr. Ümit Kocasakal ile Başkent'in Baro Başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğ...

SOKRATES'İN ÖLÜMLE YALNIZ KALIŞI..

SOKRATES'İN ÖLÜMLE YALNIZ KALIŞI.. Her zaman yazılarımda anlatmaya çalıştım,demokrasinin çağdaş anlamdaki yansımalarını.Türkiye şimdi nasıl bir demokr...
Yeni Sayfa 1

Köşe Yazarları

Burhan Özbey Burhan Özbey
KAHRAMAN BEKLEMEK
Rıfat Serdaroğlu Rıfat Serdaroğlu
CUMHURİYETİN TARIM DEVRİMİ
Nurullah Aydın Nurullah Aydın
TÜRK GENÇLİĞİNEMESAJ
M.Nevruz Sınacı M.Nevruz Sınacı
ÖZGÜRLÜKVE "DEMOKRASİ BAYRAMI"
Müyesser Yıldız Müyesser Yıldız
AKP, Peres'in Şu Projesini "Taş Gibi" Destekliyor!..
Uğur Koca Uğur Koca
TIP BAYRAMI ve DOKTOR HİKMET
H. Salih Gündüz H. Salih Gündüz
HOCALI'YI UNUTMAKTIR SENİN LÂNETİN
Bekir Öztürk Bekir Öztürk
"POLİS BİZE YETMEZ MİT'İ DE İSTİYORUZ"
Aysen Aydın Aysen Aydın
NERDE KALMIŞTIK
Zeynep Türk Zeynep Türk
Katil
Fuat YILMAZER Fuat YILMAZER
İNGİLİZ VE AMERİKAN MİKSERLİĞİ, ORTADOĞU VE AFRİKA'DAKİ GELİŞMELER
Tuncay Demirbaş Tuncay Demirbaş
Referandumda Hayır Demek Milli Bir Görevdir
Prof.Dr.İsa Kayacan Prof.Dr.İsa Kayacan
İletişimliler Vakfı'nın: "Meslekte 50 yıl onur ödülü"
Hasan Tahsin Hasan Tahsin
ÇÖMELMEDEN ÇIKTIM DA RECEBİM..
Adil Serdar Saçan Adil Serdar Saçan
DİNK CİNAYETİNİ KAPATTILAR
 
My Great Web page

Haber Ara


Gelişmiş Arama

Foto Galeri

              

AÇILIM
AÇILIM
KARİKATÜR
KARİKATÜR
ÇOCUK SEVGİSİ
ÇOCUK SEVGİSİ
CENAZE TÖRENİ
CENAZE TÖRENİ

Video Galeri

              

Atatürk Bir kişiye beş polis kamerası
Zekeriya Öz'ün Akıl Sağlığı ve zekası Fethullah Gülen Fıkrası