|
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Padişahımıza 1 sualim var
Türkİyelİ kesimin sultanı Recep Tayyip Erdoğan hazretlerine izniyle küçük bir sualim var Kendileri Katar'da konuşuyor iken, oranın halkına 'Araplar' diye hitap etti.
Onların milli kimliğine vurgu yapıp 'Araplar ve biz' dedi. Doğrudur; karşıdakiler Arap milletinden idiler. Peki Tayyip Erdoğan hazretleri ile yanındaki 400 işadamı ve gazeteciler hangi milletten idiler? Karşıdakiler Arap oldukları için öyle hitap edildiler. Peki hitap edenin milliyeti ne idi? 'Araplar ve biz!' diye iki kesimden söz ettiğine göre, demekki o 'Biz' başka bir millet idi... Türkiyeli Sultanı Erdoğan hazretleri, biz derken, 'Türkiyeli' mi demek istiyordu. O zaman niye Arap diyerek Kuveytlileri Arap kelimesi ile andı? Yoksa biz sözü ile Türkleri mi kastediyordu? O zaman ikide bir Arap dediği halde neden hiç 'Türk' demedi? Arap deyince milliyetçilik olmuyor da Türk deyince mi oluyor? Acaba Anayasa Mahkemesi ile ilgili düzenlemeden Türk kelimesinin çıkartılması da bu duyarlılıktan mı geliyor? Onları bırakıp başa dönelim: Bu sözünü ettiğiniz 'Biz' hangi millettir şevketmeab? HUKUK DEĞİL GUGUK GELİYOR 'Geç kalmış adalet, adalet değildir.' Bu söz, Türkiye için söylenmiş. Bu hükümet eveti alıp hukuku AKP hukukuna çevirdi ya... Şimdi iyice geç kalacak. 'Bekleyi bekleyi gözüm dört oldu/Hukuk ne uyursun kalk da gel hadi' diye ağıt yakacaksınız bundan sonra. Şaka değil; eğer Anayasa Mahkemesi ile ilgili olarak hazırlanan taslak kabul edilirse; artık davalar çok daha uzayacak. - - - Yerel mahkemelerde verilen kararlar; temyizle Yargıtay, Danıştay gibi yüksek yargıya gider orada karara bağlanır. Şimdi; buradan çıkacak kararlar bir de itiraz üzerine Anayasa Mahkemesi'ne yollanacak. Böylece; zaten yıllar süren davaların karara bağlanması biraz daha uzayacak. İş bu kadarla kalmayacak. Kapısında yüz binlerce davayı bulacak olan Anayasa Mahkemesi tıkanacak... Böylece, adalet, adaletsizliğe dönecek... - - - İş bununla da bitmiyor. Davaları kısaltmak için araya bir istinaf mahkemeleri konulacak ya... O mahkemeler de bu durumda davayı uzatacak yeni bir bela konumuna gelecekler. Şimdilerde 1 yüksek yargıdan geçen dosya, AKP hukuku ile 3 ayrı temyiz mahkemesinden geçmiş olacak. Peki böyle bir dava biter mi? Eğer bir şekilde içeri girerseniz; çıkmanız ancak padişah fermanına kalacak... - - - Türkiye'de adaletin geç ortaya çıkmasından yakınmıyor muyuz? O zaman davaları daha da uzatmanın anlamı nedir? Basit: AİHM'e baş vurunun önünü kesmek. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi genellikle hükümetlerin istemediği biçimde karar veriyor ya... İşte oraya ulaşmayı zorlaştırıyor hükümet. Bir de Yargıtay ve Danıştay'ı yüksek mahkeme olmaktan çıkartıyor, ara mahkeme haline getiriyor. - - - Örnek mi? Hükümet tutuyor; bir SİT alanını imara açıyor. Mimar ve mühendisler buna karşı Daniştay'a dava açıyorlar. Danıştay da yasalara göre karar verip hükümetin yanlışını durduruyor. Birçok büyük ihalede bunu görmedik mi? Şimdi Danıştay'ın reddettiği iktidar isteklerini ora vasıtası ile devreye sokacaklar. O zaman İstanbul'un meydanlarını, ormanlarını rahat rahat yandaş villacılara verebilecekler. Anladınız mı şimdi Vehbi'nin kerrakesini? - - - Yakın zamanlara kadar Anayasa Mahkemesi'ne demediğini bırakmayan AKP... Bu mahkemenin yetkilerinin daraltılmasını isteyen bu iktidar... Şimdi aynı mahkemeye daha fazla yetki veren yine AKP... Anladınız mı Vehbi'nin kerrakesini? - - - Bunlar eşeği boyayıp rahvan at diye satarlar... Millet de, aferin ne güzel olmuş, der. DOĞUYA GİDEN GEMİDE Sakallı Celal mi söylemişti: 'Bizler doğuya giden gemide batıya doğru koşuşturan insanlarız.' Şimdi de gemi doğuya gidiyor. İçindekiler de doğuya koşuşturuyor. Aman dikkat edin, ayak altında kalmayın. Kanuni Sultan Erdoğan geçiyor. Yayın Duyurusu: Bu akşam 18.00-20.00 arasında Zonguldak'taki Kanal 67 tv'de Erol Sarıal'ın sunduğu Esinti programında olacağım. rıza zelyut
|
Köşe Yazarları
Haber AraEn Çok Okunanlar
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||