|
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Bizim yüzümüzden aydınlar içeri alınmasın
İkinci ergenekon davasının tutuklu sanıklarından Yarbay Mustafa Dönmez, her şeyin hesabını vermeye hazır olduklarını belirterek, ''Ama bizim yüzümüzden aydınlar içeri alınmasın. Soner Yalçın içeride. Umarım bizim yüzümüzden değildir'' dedi.
İkinci ergenekon davasının 101. duruşması başladı. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde oluşturulan salonda görülen davanın bugünkü duruşmasında söz alan tutuklu sanık avukat Yusuf Erikel, sağlık durumunun iyi olmadığını, Silivri'deki hastanelerde çare bulunamadığını belirterek, geceleri ağzı ve burnundan kan geldiğini, mahkeme heyeti tarafından ara karar alınarak, bir üniversite hastanesine gösterilmesini istediğini bildirdi ''Polis teşkilatının yüzde 99'u dürüsttür" Dönmez, bir senaryonun kurbanı olduklarını ve kendisine iftira atıldığını öne sürerek, ''Onlarca kişi buraya neden geldiğini bilmiyor. 25 aydır bir masumu burada bekletiyorsunuz. Yüce mahkemeniz Türk halkını temsil ediyor. Ben sizi Türk halkı olarak görüyorum. Kendimi Türk halkına anlatıyorum'' diye konuştu. Ankara Zir Vadisi'nde bulunan G3 mühimmatlarının Emniyet Genel Müdürlüğüne ya da MİT'e ait olduğunu savunan Dönmez, şöyle devam etti: ''Ambalajların üzerinde bulunan numaralardan bu mühimmatların TSK'ya ait olmadığı ortaya çıkmıştır. Üretilen G3 mühimmatları piyasada satılmıyor. Üretimler yurt dışına, TSK, MİT ve Emniyet Genel Müdürlüğüne veriliyor. Ayrıca bu konuyla ilgili polis kamera çekimlerinde, polisler arasında bu yönde konuşmalar vardır. Mahkeme, söz konusu kamera çekimlerinin 20 Ağustos 2010 tarihinde araştırılması talimatı verdi. Talimat, 6 ay geçmesine rağmen uygulanmadı. Hukuk cinayeti yapılıyor. Polisler bu kabadayılığı, bu güveni nereden buluyor? Hukuk, kolluk kuvvetlerinin eline bırakılamaz. Polis teşkilatının yüzde 99'u dürüsttür ama dürüst polisler sesini çıkaramadığı için geldiği yeri unutan çeteleşmiş polisler bu senaryoları oynuyor. Türlü türlü oyunlar yapılıyor. Mustafa Dönmez'e ve Türk Silahlı Kuvvetlerine operasyon düzenleyen polis teşkilatı içindeki bir grup çetedir.'' ''Krokiyi koruma altına alın, yok edecekler" Duruşmaya, gazeteci Tuncay Özkan ve Mustafa Balbay'ın da aralarında bulunduğu 20 tutuklu sanık katıldı. Tutuklu sanıklar eski Başkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Haberal, eski İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu, emekli Tuğgeneral Levent Ersöz, İbrahim Özcan, İbrahim Şahin, Hasan Atilla Uğur, Ersin Gönence ve Levent Göktaş ise duruşmaya gelmedi.
"Umarım bizim yüzümüzden değildir" İkinci ergenekon davasının tutuklu sanıklarından Yarbay Mustafa Dönmez, olay yerinde kanıtların tahrip edilmemesi ve sahte kanıt konulmasının önüne geçilmesi gerektiğini, ancak bu kuralların hiçbirine uyulmadığını belirterek, ''Aramada bulunmayan askeri savcı, 'Aramada bulundum' diye tutanağa imza atmış. Hangi birini anlatayım. İnsan hiç mi kurallara uymaz'' diye konuştu. İnsanların baskı altında olduğunu ve konuşmaya cesaret edemediğini ileri süren Dönmez, ''Her şeyin hesabını vermeye hazırız. Ama bizim yüzümüzden aydınlar içeri alınmasın. Soner Yalçın, içeride. Umarım bizim yüzümüzden değildir. Üzerimizde kara bulutlar var. Sığındığımız bir tek sizler kaldınız'' ifadesini kullandı. Dönmez, tutanak, fotoğraf ve görüntülerdeki tarih, bilgi ve yazıların birbirini doğrulamadığını, çelişkilerle dolu olduğunu savunarak, mahkeme heyetinin önüne getirilen iddianamenin, yalan üzerine kurulduğunu bildirdi. Aramalarda alınan malzemelerin bir gün sonra İstanbul TEM Şube Müdürlüğüne getirildiğini anlatan Dönmez, malzemelerin avukat nezaretinde açıldığını, kroki ve suikast planlarının görülmediğini, bunların daha sonra eklendiğini iddia etti. ''Sanki organize işler filmi çekiyorlar" Polislerin yaptıkları aramalarda, her şeyi elleriyle koymuş gibi bulduğunu dile getiren Dönmez, şöyle konuştu:
|
Köşe Yazarları
Haber AraEn Çok Okunanlar
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||