FAŞİSTLER KORKAKTIR
Büroda çalışıyoruz kapı açılıyor içeri orta yaşlarda bir adam giriyor, kısa boylu, göbekli birisi. Balıkçı yaka kahverengi bir kazak, kadife modası geçmiş yeşil pantolon, sporumsu rahat bir ayakkabı, üstünde de rastgele bir ceket. Yaklaşık üç dört gündür traş olmamış, sakalının yarısı beyaz yarısı siyah. Ne diyelim buyrun sizi dinliyoruz dedik. Adam, ben tavsiye üzerine geldim dedi, teknolojik olarak değişik bir ihtiyacımız var. Buyrun anlatın dedik, eğer kapasitemiz dahilindeyse, yardımcı olmaya çalışırız. Olağanüstü bir anlatım güzelliği var, ne istediğini çok iyi biliyor ve son derece güzel anlatıyor. Ben ki kolay kolay beğenmem, hayran kaldım. Neyse, çay, kahve ikram ettik ve derdini anlattı.
Bu adamı pazarda balık veya domates satarken görseniz hiç yadırgamazsınız, klasik pazarcı tipi. Otuz dakikalık konuşmada kullandığı tarz o kadar samimi ve içten ki, ilk yirmi dakikada sanki adamı on yıldır tanıyormuş gibi rahatsınız ve bu rahatlığı o sağlıyor siz değil. O kadar ki, söyleyeceğiniz bir şey varsa, çok rahat söylüyorsunuz, bu ortamı o yaratıyor. Çok samimi ve içten bir konuşma oluyor. Neredeyse arkadaşlar arası sohbet gibi ve bunların hepsi çok kısa bir zamanda oluyor. Randevulaşıp ayrılıyoruz, biz gidip onların ihtiyacını yerinde inceleyeceğiz, adam küçük bir mobilete binip gidiyor. Bu arada da bazı bilgiler ediniyoruz, kimdir? Nedir? Ne yapar? Yetkisi nedir? Bu soruların cevabını öğrendiğimizde ağzımız açık kalıyor...
Ünlü bir bilimsel araştırma merkezinde yetkili, gruplar halinde çalışıyorlar ve içlerinde her renk, her ırk, her çeşit insan var. Kimisinin aksanı da var, fakat hepsi işinde ciddi. İlerleyen günlerde acil bilgilere ve bir şemaya ihtiyacımız var. Adam akşam eve gelin diyor, biz şaşırıyoruz, fakat akşam evine gidiyoruz iş acil. Evde neredeyse kendimizi kendi evimizde hissediyoruz, ben hayret ettim, bu kadar rahatlık bana fazla geldi. Son derece doğal babacan bir tip. Sanki biz onun hizmetinde değiliz de o bizim hizmetimizde. Sonradan düşünüyorum, genelde bilimsel çevreler, ayrımcılık kaldırmaz, bilimsel düşünce faşizan eğilimlere kapalı bir çevredir. Gerçekten demokratik, çağdaş, açık ve net bir ortam, herkesin söz hakkı var ve gerçekleştirilmesi gereken bir proje var. Her şey tam bir özgürlükle konuşuluyor, kimse kimseyi itmiyor, küçümsemiyor, ezmiyor, atmıyor ve satmıyor. Emeğe ve kişiye, değişik düşüncelere saygılı bir ortam.
Sonradan öğreniyoruz ki bizim "balıkçı" uluslararası bilimsel dergilerde çok önemli yazılar yazan bir bilim adamı, aynı zamanda profesör ve değişik üniversitelerde dersler veriyor...Fakat baksanız rastgele, herhangi bir insan, giyimiyle ve yaşantısıyla sıradan birisi. Hiç kimsenin dikkatini çekecek bir tip değil. Ciddiyet desen ciddiyet, samimiyet desen samimiyet, şaka desen şaka, doğallık desen doğallık, hepsi bir arada. Bazan karşı çıkıyoruz, öyle olmaz falan diyoruz, hiç şaşırmıyor. Ne desek sürpriz olmuyor, sadece dinliyor ve cevap veriyor, ne yaptık ne ettiysek bir kere bile kızdıramadık. Bu insanlar içlerini her türlü faşizan eğilimden temizlemiş, önyargılardan kurtulmuş, bilimsel düşünmeyi bilen, yargıda kolaya kaçmayan, başkalarına saygılı insanlar. Zorlasan bunlardan faşist filan olmaz, doğalarına aykırı bir kere, kafa faşist olmamaya proğramlanmış, bilimsellik bunu gerektiriyor.
Diyeceğim, demokrasinin bir de bilimsel yönü var. Bilim adamı veya kadını gerçeklerden korkmaz, gerçeklerden faşistler korkarlar, gerçeği faşistler saklamak isterler. Eğer bir insan savunduğu şeyin doğruluğuna inanmış ise, kendi içinde tutarlı olması için hiç kimseden korkmadan kendi inandığını savunması gerekir, KORKMAK NEDEN? Ya da neden farklı düşünen birisine saldırsın? Veya neden farklı düşünen birini yok etmeye çalışsın? Neden kendisinden farklı bir düşüncenin savunulmasına sert tepki göstersin? Bilimsel olan, ikna etmeye ve ispat etmeye çalışır, yok etmeye çalışmaz. Keza demokratik olan da sadece ikna etmeye çalışır. İşin içinde şiddet olmadıkça, neden bir insanın bir düşünceyi savunmasına karşı çıkılsın? DEMOKRATİK OLAN KORKMAZ, FAŞİSTLER KORKAR.
Gelelim canım ülkeme, KİMLER KORKMAKTA ve KİMLER KORKTUĞU İÇİN SALDIRMAKTADIR? Kimler basını tehdit etmektedir? Kimler değişik düşünceleri savunmaktan başka bir şey yapmayan insanları tehdit etmekte, yargılamakta ve hapise atmaktadır? Kimler düşüncenin savunulmasına CEBREN karşı çıkmaktadır? Kimler geçmişte şikayet ettiği şeyin yüz kat fazlasını yapmaktadır? BU KORKU NEDEN? Bilimsel düşünen veya demokratik olan, hodri meydan der ve Allah ne verdiyse çıkar kendi davasını savunur ve belki TEZ-ANTİTEZ den bir SENTEZ çıkar. Kafalar tokuşturulur, her görüşün koca çınarları çıkar, diğerinin göremediği önemli bir noktaya dikkat çeker ve denge unsuru olur. NE DEMEK FARKLI DÜŞÜNENİ YOK ETMEK? Bu kurumsal düzeyde olduğu kadar, bireysel düzeyde de yapılmaktadır.
Evet, bakarsın adam şu veya bu politik görüştedir, örneğin çıkar, devrimci, solcu, ilerici olduğunu söyler, konuşmaya başlar faşistin kralıdır haberi yok...Bizim çok KIZIL FAŞİSTLERİMİZ de vardır, daha kendi içlerini bile faşizan eğilimlerden temizleyememişlerdir. Kimisi Allah adına Faşistdir, kimisi bayrak adına faşistdir, kimisi de moskova faşistidir.Faşistler AKP de de var, CHP de de var, MHP de de var, HAKEP de de var, BDP de de var...TÜRKİYE DEMOKRATİK YOLLA BÖLÜNEMEZDİ, ANCAK ve ANCAK FAŞİST BİR UYGULAMA TÜRKİYE yi BÖLÜNMEYE GÖTÜREBİLİRDİ...Demokrasi ikna etmeye çalışır, şiddet uygulamaz, terör estirmez, tehdit etmez, korkutmaz, düşünce nedeniyle masum insanları hapise atmaz, insanları zorlamaz, dövmez, sövmez, çıkar düşünceyi düşünce düzeyinde tartışır. Orantısız ve kaba güç kullanmaz.
Faşistler korkaktır, çünkü kendilerine güvenleri yoktur, çünkü yanlışı savunmaktadırlar, çünkü yalan ve sahtedirler ve bunu bilirler. Psikolojide çok bilinen bir gerçek vardır KORKAN SALDIRIR. KORKAN KARŞIDAKİNDEN KORKTUĞU İÇİN SALDIRIR. Köşeye sıkıştıkça daha da çok saldırır. TEK DOĞRU ONUN DOĞRUSUDUR, FARKLI DÜŞÜNENİN YAŞAMA HAKKI YOKTUR. Faşizan insanlar bütün güzellikleri ve farklılıkları yok ederler, TEKDÜZE BİR DÜNYADIR FAŞİSTİN DÜNYASI. Tek renk, tek düşünce, tek doğru, tek yol vardır ve her zaman haklıdır faşist. Başkalarını dinlemeye bile tahammülü yoktur ve sadistdir. İNSANLIĞIN UTANCIDIR FAŞİZM, FAKAT BU UTANÇ BUGÜN EN GELİŞMİŞ ÜLKELER TARAFINDAN BİLE DESTEKLENMEKTEDİR. İşin içinde büyük paralar dönünce, kendi halindeki zavallı kitle de, basın yoluyla kendi mezarını kendisi kazmaktadır. FAŞİZM İNSANLARI MADDELEŞTİRMEKTE VE ONLARLA, ONLARIN HAYATLARIYLA OYNAMAKTADIR.
Son olarak sizden bir ricada bulunacağım, hangi ülkelerde soğuk veya sıcak savaş vardır ve neden? Neden bazı ülkelerde savaş artık tarihe karışmışken, diğer bazı ülkelerde sürekli iç veya dış savaşlar çıkmaktadır? Bu ülkelerin ortak özellikleri nedir? Ya da bu ülkelerden istenen nedir? Demokrasi neden hala 21. yüzyılda bu ülkeler için bir lükstür ve neden bu ülkeler faşizmden kurtulamamaktadırlar? Bu faşizm ve bu faşist korkaklar neden kendi elleriyle kendi ülkelerine zarar vermektedirler? Bunlara karşı şiddet uygulanmadığı halde, neden bunlar kendi uluslarına karşı şiddet uygulamaktadırlar? BU KORKAKLIK VE BU SALDIRGANLIK NEREDEN GELMEKTEDİR? Bu soruların cevabını düşünelim birlikte...
Emre Kaan Emre...22/02/2011