new balance shoesasics running shoesmulberry handbagsnew balancetory burch saleonitsuka tiger saleLouboutin Saledesigner bagsprada handbagstory burch shoesLouis Vuitton Outlet
"ISLIK" ÇALMA ZAMANIDIR!..

"ISLIK" ÇALMA ZAMANIDIR!..

Tarih 02 Mart 2011, 20:40 Editör Editör

Hükümetin "Bizim dönemimizde faili meçhul yok" söyleminin aldatmacadan ibaret olduğu ortaya çıktı. CHP Genel başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu: " 8 yılda 116 faili meçhul cinayet işlendiğini, yargısız infaz, dur ihtarı ve rastgele ateş açma sonucu 367 kişinin öldürüldüğünü; cezaevi ve gözaltında ölenlerin sayısının ise 370 olduğunu" açıkladı!..

8 yılda çatışmalarda 2 bin 262 kişi yaşamını yitirmiş. 8 bin 710 kişi işkenceden geçirilmiş. 87 bin 513 kişi gözaltına alınmıştır. Yasaklanan yayın sayısı ise 671’i buldu. Türkiye’nin “insan hakları raporu” böyle. Hal böyle olunca, Başbakan’a “İnsan Hakları Ödülünü” de Kaddafi’nin vermesi gayet normal!.. Alan razı, veren razı size ne oluyor? Kendi halkının “demokrasi” ve “özgürlük” taleplerini kurşun ve bomba ile karşılayan Kaddafi’nin,  koca dünyada ödül verebileceği kişi olarak, bula bula bizim Recep’i bulması oldukça anlamlı değil mi?.. Kuzey Afrika ülkelerini de kapsayan Genişletilmiş Büyük Ortadoğu Projesi’nin eş başkanına ödül vererek projenin uygulanmasını durdurabilecek mi? Hiç sanmam… Silaha ve zora başvurmadan petrol zengini ülkeleri emperyalizmin çıkarlarına göre “dizayn” etme anlamına gelen bu projeyi Kaddafi’nin engellemesi imkânsız gibi…

***

                Bizde 2002- 2009 yılları arasında “namus” ya da “töre” cinayeti nedeniyle öldürülen kadın sayısındaki artış, % 1400’e çıkmış. Yeterli önlemlerin alınmaması nedeniyle  7 yılda 4 bin 63 kadın öldürülmüş!.. Bunu da bir yerlere not edin… “Yasemin Devrimleri” bitince karşılaştırma yapacağız!..

***

                Kaddafi saklambaç oyununa çevirdiği halka hitap günlerinde Libyalılara ne derdi bilir misiniz? “Dedelerimizin yüzyıllar boyunca ‘uşaklık’ yaptığı Osmanlıların torunlarını ‘uşak’ olarak ayağınıza getirdim.” Kaddafi’nin Arap halkına karşı yaptığı en önemli icraat bu kadardı. Gördüğünüz gibi halka 43 yetmedi!..

                Kuzey Afrika’yı saran ateşi Kaddafi söndürebilecek mi? BM müdahale etmezse, NATO devreyi girecek mi! Eş başkan Dusseldorf’ta:” Libya’dan NATO’ya ne” diye neden bağırıyor? Bu tür soruların yanıtlarını almak için birkaç gün daha bekleyeceğiz… Kaddafi cehaleti ile övünen bir liderdir. “Bedevi Çadırı”nı gittiği her ülkeye götürmesi bu yüzden değil mi? Halkına “cahilliğinizden utanmayın, övünün” diyen başka bir lider tanıdınız mı? Çağımızda  örgütlü cehalet”ten daha tehlikeli bir silah olabilir mi?.. ABD bile bu silahı kullanıyor artık!..

                Ben derim ki, Kaddafi’ye ‘demokrasi ve özgürlük’ ödülü verilsin. Kaddafi, “İnsan Hakları Ödülü” verebiliyorsa, ona neden  demokrasi ve özgürlük ödülü  verilmesin?.. Halkına kurşun ve bomba yağdıran bir lidere, bu ödül yakışır mı yakışır! “Al gülüm ver gülüm” gibi bir şey!..

                Kaddafi anti-Amerikancıdır buna inanın! Ama anti-emperyalist değil. Vaktiyle devletleştirdiği Libya petrollerini, (çoğu ABD’li olan) uluslar arası petrol şirketlerin emrine vererek emperyalistlerle uzlaşmıştır. Çağdaş hukuk sistemlerindeki bir tek kurumu ülkesine ithal etmemiş olan bu diktatör, aşiretler arasındaki düşmanlıkları dengeleyerek, ülkesini 42 yıldır yönetmeyi becerebilmiştir. Ne yazık ki, Afrika’nın zengin enerji kaynakları, bu ülkeyi çağdaş uygarlıkla kolay kolay buluşturamayacaktır!.. Emperyalistler için önceliği olan Libya halkı değil, petroldür!..

***

                Hükümet Libya’daki vatandaşlarımızın tahliye hareketini, “Cumhuriyet tarihinin ve yüzyılın en büyük tahliye olayı” olarak yutturmaya çalışıyor. CHP Milletvekili Onur Öymen: “1975 yılında Güney Kıbrıs’ta kalan ve İngiliz üslerine sığınan 60 bin yurttaşımızı iki haftadan az sürede tahliye ettik. 10 gün içinde havadan taşıdığımız yurttaşlarımızın sayısı 9391 idi” diyerek hükümetin canını sıktı… Hafızası kuvvetli adamları AKP’liler hiç sevmiyor. Ayrıca hükümet tahliye işine biraz geç başlamış. Acaba neden? Bu sorunun yatını ben biliyorum: Tunus’ta başlayan ayaklanmanın “domino etkisi” göstereceği öngörülerek tahliye işlemlerine başlansaymış,  hükümetimiz, bu etkinin Akdeniz sahili boyunca, Türkiye’ye kadar uzanacağını da kabul etmiş olacaktı!.. Ülkemizde “Facebook” kullanıcılarının sayısının 20 milyonu geçtiği (Twiter kullanıcı sayısının 1 milyondan fazla olduğu söyleniyor) hesaba katıldığında, böyle bir tedbire başvurmak son derece yerinde ve doğrudur. Aksi halde “eşeğin aklına karpuz kabuğunu düşürülmüş” olacaktı. “Neyimiz eksiktir  Araplardan” diyen kendini bilmezler  çıkabilirdi!..  Övünmekte Türklerin önüne kim geçebilir ki? O nedenle son ana kadar beklemek daha isabetli oldu!.. Biliyorsunuz “Sosyal Medya” emperyalizmin silahsız ordusudur. Milyonlar sokağa indi mi, en gaddar diktatörler bile çaresiz kalabilirler!..  Örnek: Kaddafi. Şükür bizde şimdilik öyle bir tehlike yok! Eş başkanın başbakanlığındaki bir hükümet, zaten aynı projeyi uygulamakla görevlidir!..

                Tahliye işi gecikince, Türk işçilerin can güvenliği tehlikeye girecekmiş. Kime ne! Birkaç yüz kişi ölse ne olur ki? Önemli olan genişletilmiş büyük projedir!.. Öyle bir olay olsa da fark etmez; ardından ne kahramanlık öyküleri yazılırdı. “Mavi Marmara” baskını yaya kalırdı yanında. İsrail’den “Mavi Marmara” baskını sonrasında ölülerimizin cenazelerini söke söke almadık mı?.. Anımsayınız!..

***

                AKP’li Elazığ Belediyesi’ndeki ihale yolsuzluğu AKP milletvekili Tahir Öztürk’ü de içine almış. Çok yazık!..  Tahir’in sahibi olduğu aile şirketi “Hazar Ltd. Şti” ile yönetiminde yakın akrabalarının bulunduğu “Öztürk Ltd. Şti”nin 2009 yılı içinde aldığı ihale miktarı 183 milyon 441 bin TL tutarındaymış. Bu kadar parayla kaç paket makarna, kaç paket bulgur alınırdı, hesap eden yok! Bu iki şirket, ihalelere başka şirketleri sokmamış. Ya da katılanlar bir şekilde elemişler. Gerçekler yargılama sonunda ortaya çıkacak elbette. Biraz daha bekleyeceğiz. Ne diyelim; Elazığlılar her seçimde kendilerini temsil edecek kişileri “isabetli  bir şekilde seçiyorlar!..

                Belediye deyip de geçmeyelim. Yakında “özerk” hale gelecekler. Devlet Bakanı Babacan’ın verdiği bilgiye göre, belediyeler ve bağlı kuruluşlarının Hazine’ye 7,7 milyar lira vadesi gelmiş borçları bulunuyor. Her zamanki gibi başı, 4 milyar 706 milyon TL ile Ankara Büyükşehir belediyesi çekiyor. Bu miktarın 2,4 milyarlık kısmının vadesi gelmiş. “Torba Yasa” ile İ. Melih’in borçları 74 milyon halkın üzerine bir güzel dağıtılmış. Melih’in borçlarını ödemek için harika bir yöntem bulunmuş. Üstelik borçlar yasa çıkartılarak ödenmiş kabul ediliyor. AKP seçmeni Erdoğan’a böyle yasalar çıkartsın diye oy vermiş olmalı! Allah’ın kulu bu duruma itiraz edemez artık. “Milli irade”ye karşı gelmek ne mümkün!  Yasanın anayasal “eşitlik ilkesi”ne aykırılığını ileri sürmek de imkânsız hale geldi. Seçimlere 3 ay kala, böyle bir iptal davası açmak  öyle kolay iş değil!.. Kaldı ki, Anayasa Mahkemesi de o eski Anayasa Mahkemesi değil!..

                Melih Gökçek’in elinde, Ankara halkını aldatmak için açılmamış daha pek çok kart var. Bunlardan biri Eskişehir yolu üstünde “demir kafes” denen ucube. Diğeri Milli Kütüphane’nin önündeki  gökkuşağı  isimli tuhaf dükkânlar. Hepsinin de parasını 74 milyon Türk halkına ödetilmiş. Seçimlerden önce makarna, bulgur ve kömür parasını da ayırmıştır herhalde… Oh ne ala, gel keyfim gel!.. 20 yıldır Ankara’nın başına bela edilen Melih’e oy verenler de isabetli bir seçim yapmışlar!.. Melih, Türkiye Cumhuriyeti’nin başkentine yakışan bir başkan… Sarkozy’i yolcu etmesinden belli değil mi?..

***

                TEKEL işçilerine de muştulu bir haberim var: Biliyorsunuz TEKEL’in içki bölümü 292 milyon dolara satın alan Türk şirketler, (Nurol, Limak, Özaltın ve Tütsab) iki yıl bekledikten sonra, bir kuruşluk bile yatırım yapmadan bu varlıkları, 810 milyon dolara yabancı bir firmaya(Texas Pacific Group) satmışlardı.  Havadan kazandırılan parayı hesapladım: 518 milyon dolar. Özelleştirme adı altındaki satış bedeli olan 292 milyon doların içinde 17 fabrika ile 150 milyon dolarlık ham madde ve hazır içki stoku olduğunu unutmayın.  Sıkı durun, şimdi size bomba gibi yeni bir haber veriyorum: Bu hafta başında ise TEKEL’i İngiliz viski şirketi Diageo’ya 2 milyar 100 milyon dolara satarak, gerçek piyasa değerini göstermiştir. Ne tatlı kar. Ticaret yapmak da sünnetmiş! Bu üçüncü satıştan payımı verirler mi bilmiyorum. Ama ben ilk ikisinden satıştan komisyon ücretimi dolu dolu almıştım! Sizi ilgilendirmez tabi!  Vatana millete hayırlı olsun!..

                Yanlış mı duydum? TEKEL işçileri dediniz galiba? Onları da önümüzdeki kış ayarlında Ankara’daki Abdi İpekçi Parkı’nda bekliyoruz. Yalnız ceplerinde birer limon olsun…  O günlerde İngiliz viski şirketi havadan biber gazı atabilir üstümüze. Ne olur ne olmaz, biz tedbirimizi alalım yine!..

                Oylarımız elbette yine AKP’ye!..

                Lanet olsun, ötekileri verdik de ne oldu?

                Biz Halk Partisi’nin kuyruklarını unutmadık ki!...

                “Yuuuuuuuuh olsun” demiyorum artık, bundan böyle ıslık çalacağım hepinize!..

                Av. Cemil Can

 

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

SİZDEN GELENLER

Demokrasiyi Yok Edecekler

Demokrasiyi Yok Edecekler Eren Erdem - Köleler, kölelik içinde yaşar ve pişerlerse, onlara tahakküm etmek hiç güç olmaz. (Muhammed İkbal)

DÜŞMANA ÜCRETSİZ ASKERLİK YAPANLAR

DÜŞMANA ÜCRETSİZ ASKERLİK YAPANLAR Av.Cemil Can yazdı

Minberdeki Mustafa Kemal Paşa..

Minberdeki Mustafa Kemal Paşa.. Prof Dr Ramazan Demir yazdı.

KİR BİRİKMİŞ "TIRNAK"LARIN İÇİNE!..

KİR BİRİKMİŞ "TIRNAK"LARIN İÇİNE!.. Dünyanın en büyük barosunun Başkanı Doç. Dr. Ümit Kocasakal ile Başkent'in Baro Başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğ...

SOKRATES'İN ÖLÜMLE YALNIZ KALIŞI..

SOKRATES'İN ÖLÜMLE YALNIZ KALIŞI.. Her zaman yazılarımda anlatmaya çalıştım,demokrasinin çağdaş anlamdaki yansımalarını.Türkiye şimdi nasıl bir demokr...
Yeni Sayfa 1

Köşe Yazarları

Burhan Özbey Burhan Özbey
KAHRAMAN BEKLEMEK
Rıfat Serdaroğlu Rıfat Serdaroğlu
CUMHURİYETİN TARIM DEVRİMİ
Nurullah Aydın Nurullah Aydın
TÜRK GENÇLİĞİNEMESAJ
M.Nevruz Sınacı M.Nevruz Sınacı
ÖZGÜRLÜKVE "DEMOKRASİ BAYRAMI"
Müyesser Yıldız Müyesser Yıldız
AKP, Peres'in Şu Projesini "Taş Gibi" Destekliyor!..
Uğur Koca Uğur Koca
TIP BAYRAMI ve DOKTOR HİKMET
H. Salih Gündüz H. Salih Gündüz
HOCALI'YI UNUTMAKTIR SENİN LÂNETİN
Bekir Öztürk Bekir Öztürk
"POLİS BİZE YETMEZ MİT'İ DE İSTİYORUZ"
Aysen Aydın Aysen Aydın
NERDE KALMIŞTIK
Zeynep Türk Zeynep Türk
Katil
Fuat YILMAZER Fuat YILMAZER
İNGİLİZ VE AMERİKAN MİKSERLİĞİ, ORTADOĞU VE AFRİKA'DAKİ GELİŞMELER
Tuncay Demirbaş Tuncay Demirbaş
Referandumda Hayır Demek Milli Bir Görevdir
Prof.Dr.İsa Kayacan Prof.Dr.İsa Kayacan
İletişimliler Vakfı'nın: "Meslekte 50 yıl onur ödülü"
Hasan Tahsin Hasan Tahsin
ÇÖMELMEDEN ÇIKTIM DA RECEBİM..
Adil Serdar Saçan Adil Serdar Saçan
DİNK CİNAYETİNİ KAPATTILAR
 
My Great Web page

Haber Ara


Gelişmiş Arama

Foto Galeri

              

AÇILIM
AÇILIM
KARİKATÜR
KARİKATÜR
ÇOCUK SEVGİSİ
ÇOCUK SEVGİSİ
CENAZE TÖRENİ
CENAZE TÖRENİ

Video Galeri

              

Atatürk Bir kişiye beş polis kamerası
Zekeriya Öz'ün Akıl Sağlığı ve zekası Fethullah Gülen Fıkrası