|
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Şerefsizlik Testine Var mısın?
Açık İstihbarat - Bugün ekranda elinde sallayarak "bu Ergenekon lobi belgesi en tepesinden en aşağıya kadar bütün sanıklarda çıktı" diye gözgöre göre yalan söyleyen Rasim Ozan Kütahyalı Kemal Kılıçdaroğlu'nun "Ergenekon davaları canlı yayında yayınlansın" talebi yeni bir talepmiş gibi hafızası ve aklı arızalı medyamızda tartışılıyor.
Halbuki bu talep ilk "Ergenekon" duruşmasından bu yana sanıklar tarafından gündeme getirilmekte, talep edilmekte, yazılmakta. Ve her seferinde TCK'nın ilgili maddesi gerekçe gösterilecek bu meşru ama yasalara uygun olmayan talep reddedilmekte. Önlerine konulan bavullardaki her çamuru haber yapmaktan çekinmeyenler bugüne kadar tek bir "Ergenekon" tutanağını haberleştirmedikleri için bu talepde bugüne kadar gündeme gelmedi. Ta ki Kılıçdaroğlu lafını edene dek. Bunun üzerine "Ergenekon" vakanüvistlerinden "kıyamet alameti" Rasim Ozan Kütahyalı gibi isimler bile Kılıçdaroğlu'nun bu önerisine destek vermeye başladılar. "Ergenekon" davaları canlı yayınlanmaya başladığı takdirde "Ergenekon" sürecini yönetenlerin oyunu ciddi anlamda bozulacağından bu talebin gerçekleşme olasılığını hayli düşük görüyoruz. Yayınlandığı takdirde; o salonda sanıkların mahkeme heyeti ve savcılarla nasıl mücadele edip , direk mahkeme heyeti ve savcıları bu yaşanan süreçten sorumlu tutan sert savunmalar yaptıklarını görülecektir.... Yayınlandığı takdirde; gazetelerinde çarşaf çarşaf "belge" diye yayınladıkları bir çok dökümanın nasıl çürütüldüğünü canlı yayında izleyeceklerdir... Bu durumda Şamil Tayyar, Alparslan Arslan'ın "Ergenekon" sanıkları ile fotoğraf yalanı gibi yalanları aylarca sürdürmesi mümkün olmayacaktır.... Bugün ekranda elinde sallayarak "bu Ergenekon lobi belgesi en tepesinden en aşağıya kadar bütün sanıklarda çıktı" diye gözgöre göre yalan söyleyen Rasim Ozan Kütahyalı... O belgenin Internet'te yayınlanan bir belge olduğunu,bir çok sanığın da meraktan okumak için Internet'ten bu belgeyi indirdiğini ve "Ergenekon" belgeleri diye iddianamede yeralan bir çok belgenin ilk Fehmi Koru ve Aslı Aydıntaşbaş'ta çıktığının o duruşma salonunda defalarca kanıtlandığını görünce susmak zorunda kalacaktır. "Ergenekon" duruşmaları yayınlandığı takdirde, o salonda sorulan sorular, ortaya konulan belgeler hükümeti yıkar, medyadaki bu puştlar pazarını bozar... Canlı yayında, "Ergenekon" iddianamesinde açıkca suçlanan Kuvva derneklerinden birinin kuruluşunda Erdoğan'ın bacanağının oynadığı rol ortaya çıkacaktır... Canlı yayında, Türkiye ve dünya ilk defa bir davanın sanıklarının savcının ruh ve akıl sağlığının tespit edilmesini talep ettiklerini görecektir... Canlı yayında, iddianamede "gizli örgüt toplantısı" diye geçen toplantının bir kır evinde arkadaşlar arasında yapılan sazlı sözlü mangal partisi olduğunu izleyeceklerdir... Canlı yayında, örgüt üyesi olmakla suçlanan insanların bırakın örgüt üyesi olmayı birbirinden nefret eden, birbirini dava etmiş , hatta biri diğerine işkence etmiş sanıklar olduğunu görecektir... Canlı yayında, "Ergenekon" şeması diye mahkemeye sunulan belgede Şamil Tayyar'ın patronu Ethem Sancak'ın da; "savcının önüne ismi gelmişse tutuklayacak tabi" diye demeç veren Fetullah'ın mesajcıbaşısı gazeteci kılıklı Hüseyin Gülerce'nin de yeraldığını görecektir... Canlı yayında; AKP'nin bazı "Ergenekon" sanıkları ile ilişkilerini tek tek görecektir... Canlı yayında; savcıların sanıklara yaptıkları yasadışı tekliflerle ilgili onlarca şey duyacaktır... Canlı yayında; iddianamenin bölümlerinin nasıl kitaplardan birebir kopyalandığını görecektir... Canlı yayında; Kuddusi Okkır'ın nasıl öldürüldüğünün hikayesini dinleyeceklerdir... Canlı yayında; yapılan aramalarda polislerin "Ergenekon" hakimlerine nasıl küfrettiğini kulakları ile duyacaklardır... Canlı yayında; insanların bilgisayarlarında çıkan arkadaşlarının CV'leri için nasıl "kişisel bilgiyi kaydetme" suçlaması ile karşı karşıya kaldığını göreceklerdir... Canlı yayında; insanların aralarındaki telefon görüşmelerinin sayılarının teknik olarak nasıl şişirildiğini öğreneceklerdir... Anlayacağınız dava yayınlandığı takdirde "Ergenekon" süreci kurgulayanların kurguladığı raydan çıkacaktır. Adaletin, demokrasi ve namusun şaşmaz terazisi olduğunu zanneden Rasim Ozan Kütahyalı'nın "Ergenekon" davalarının canlı yayınlanmasına verdiği destek ayrıca bir riyakarlıktır. Davaların tutanakları ortadadır. Açık İstihbarat aylardır ana sayfasından "Ergenekon" davasının tutanaklarını aynen yayınlamaktadır. Hiç bir medya organı , açıkca bilmelerine rağmen bu davanın tutanaklarının Internetten yayınlandığına dair tek bir satır yayınlamıştır. Rasim Ozan Kütahyalı'dan vazgeçtik, güya pencerelerini "Ergenekon" mağdurlarına açık tutanlar bile bunu görmezden gelmiştir. Her ekrana çıktığında , "şunu yapan şerefsiztir" diye ahkam kesen Rasim Ozan Kütahyalı eğer "Ergenekon"'un canlı yayınlanması çağrısı konusunda samimi ise... İlk aşamada yapacağı şey "Ergenekon" tutanaklarını gazetesinin yayınlamasını veya en azından gündeme gelmesini sağlamaktır. Canlı yayın için yasa değişikliği gerekecektir ama tutanakların yayınlanmasının önünde hiç bir engel yoktur. Aylardır sitemizden yayında olan bu tutanakların bavulla servis edilmesini beklemenize de gerek yoktur. Ekranda ahkam kesip gereğini yapmayan şerefsizin önde gidenidir; Rasim Ozan Kütahyalı. Eğer "Ergenekon" duruşmalarının bütün şeffaflığıyla kamuoyuna duyurulmasını istiyorsan öncelikle o duruşmalarda geçenleri birebir aktaran tutanakları yayınlatırsın veya en azından gündeme getirirsin. Ama seni tanıtyan herkesin hemfikir olduğu üzere sen zamanı geldiğinde patlatılacak bir balonsun. Namus ve demokrasi adına iyi ahkam kesiyorsun ve seni Irak'ın kuzeyine götüren inşaat şirketinin satır aralarında reklamını yapmaktan, sevgilinin babasının kitabını lanse etmeye kadar bir çok alanda kendini kanıtlamış sinsi bir reklamcısın. Köhne ev köşelerinden özel korumalı rezidanslara boşuna taşınmadın. Aldığın parayı hakediyorsun ama demokrasi kahramanlığını asla. Dua et ki "Ergenekon" canlı yayında yayınlanmasın... Yayınlandığı takdirde senin Ümit Zileli yaptığın kayıkçı kavgalarından çok daha fazla reyting alacağına... ve insanlar orada yaşananları görünce ekrana çıkıp insanların yüzüne baka baka yalan söylemeye devam edemeyeceğine... yazdığın o operasyon bülteninde utanmadan insanlara iftiralar atmaya devam edemeyeceğinize emin olabilirsin. Testi kolay... Bırak şu anda hukuken mümkün olmayan canlı yayını... Madem bu davanın şeffaflığını savunuyorsun... En azından "Ergenekon" tutanaklarını gündeme getirmeyen şerefsizin önde gideni olsun mu? Yoksa ben öndeki yerimi kaptırmam mı diyorsun? Açık İstihbarat
|
Köşe Yazarları
Haber AraEn Çok Okunanlar
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||