new balance shoesasics running shoesmulberry handbagsnew balancetory burch saleonitsuka tiger saleLouboutin Saledesigner bagsprada handbagstory burch shoesLouis Vuitton Outlet
Gizli tanık deşifre oldu

Gizli tanık deşifre oldu

Tarih 14 Nisan 2011, 23:33 Editör Editör

Birinci ''Ergenekon'' davasında gizli tanık odasında dinlenilen Esra Feride Gökçimen ile Semih Tufan Gülaltay ve Muzzaffer Tekin arasında sert tartışmalar yaşandı.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde oluşturulan salonda yapılan duruşmaya, emekli Tuğgeneral Veli Küçük, Alparslan Arslan ve Osman Yıldırım'ın da aralarında bulunduğu 17 tutuklu sanık katıldı.

Duruşmada, başka suçtan tutuklu Semih Tufan Gülaltay ile tutuksuz sanık gazeteci Gülay Kömürcü Öztürk de hazır bulundu. Tutuklu sanıklardan İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Ergün Poyraz, Hayrettin Ertekin ve Hüseyin Görüm ise duruşmaya gelmedi. Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün, tanıklardan Esra Feride Gökçimen ve Koray Yılmaz ile gizli tanık ''Aydın-1''in hazır olduğunu belirtti. Duruşmada, sanıklarla bir arada bulunmamak için gizli tanık odasında dinlenilen Gökçimen, sanıklardan Semih Tufan Gülaltay'ın sorularını yanıtlamaya devam etti.

İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesindeki Gülatay'ın yargılandığı davada müşteki olarak yer alan kişilerin dostane bir yemekte bir araya gelerek dertleştiklerini ifade eden Gökçimen, bu kaydın ise mağdurlar arasında yer alan Suat Turgut'un ağabeyi olan avukat Fuat Turgut tarafında yaptırıldığını anlattı.

Kayıtların yer aldığı CD'leri emniyete kendisinin götürdüğünü belirten Gökçimen, emniyet görevlileriyle ilişkisinin resmi olduğunu dile getirdi. Gülaltay'ın, ''Yasa dışı ortam dinlemesinin suç olduğunu bilmiyor musunuz?'' sözleri üzerine Göçimen, ''Siz yaptıklarınızı bilmiyor musunuz? İnsanlar korkuyordu. Bu yasa dışıysa ben suçluyum'' dedi.

Semih Tufan Gülaltay'ın, emniyet görevlilerince, yasa dışı ortam dinlemesi için görevlendirilip görevlendirilmediğine ilişkin sorusuna Gökçimen, böyle bir görevlendirme olmadığını, devlete bildiklerini teslim etmenin bir sakınca oluşturmayacağını dile getirdi. Gülaltay, ''Ergenekon'' davasında sanık olması, İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesindeki davada 4 yıldır tutuklu olarak yargılanması, mağdur edilmesinin arkasındaki kişilerin Mehmet Eymür ve Gökçimen olduğunu söyledi.

"KOMPLO SÖZ KONUSU DEĞİL"
Sanıklardan Aydın Yüksek'in, Muzaffer Tekin'in suçlanmasına neden olan CD'yi, sanıklardan Mete Yalazangil ile gittikleri Tekin'in bürosuna bıraktığını anımsatan Gülaltay, Yüksek'in, ''Yüksekova çetesi'' davasında yargılanan ve açığa alınan emniyet müdürü Kadir Yılmaz ile ilişkisinin olduğunu, Yılmaz'ın o davadaki avukatlığını da Fuat Turgut'un yaptığını kaydetti.

''Ergenekon'' davası başladığında Aydın Yüksek'i, gerçekleri söylemesi konusunda ikaz ettiğini dile getiren Gülaltay, Eymür'ün adamları tarafından kendisine komplo kurulduğunu ileri sürdü. Gülaltay'ın ''Beni suçlamak için komplo mu oluşturdunuz?'' sorusuna Gökçimen, ''Komplo söz konusu değil'' dedi.

Sanık Gülaltay'ın, tanık Gökçimen'in, Muzaffer Tekin ile kendisinin Danıştay cinayetiyle bağlantılı olduğuna dair ifade verdiğini belirtmesi üzerine Gökçimen, ''Muzaffer Tekin'in siyasi katınıza birkaç kere geldiğini beyan ettim. Danıştay saldırısından sonra Tekin'in ismini silmemi telefonda söylediniz. Bunu emniyet ifademde paylaştım'' diye konuştu. Duruşma, Gökçimen'e soruların yöneltilmesiyle devam ediyor.

"MUZAFFER TEKİN'İN İSMİNİ İNTERNET SİTESİNDEN KALDIR"
Birinci ''Ergenekon'' davasında tanık olarak dinlenilen Esra Feride Gökçimen, Danıştay saldırısından sonra sanıklardan Semih Tufan Gülaltay'ın, Muzaffer Tekin'in ismini Ulusal Birlik Komitesi internet sitesinden silmesini söylediğini tekrarladı.

Gökçimen, Muzaffer Tekin'i, Semih Tufan Gülaltay'ın Küçükyalı'daki binasında kurduğu Ulusal Birlik Partisinin işleri için kullanılan katta birkaç defa gördüğünü söyledi. Gökçimen, Tekin'in Gülaltay'ın binasında kendisini ne zaman gördüğüne ilişkin sorusuna, ''Danıştay saldırısından 3-4 gün önce geldiniz. Yanınızda başka insanlar vardı'' yanıtını verdi.

Baz istasyonu kayıtlarına göre kendisinin 2004 yılından sonra Gülaltay ile görüşmediğinin anlaşıldığını belirten Tekin ise Gökçimen'in yalan söylediğini savundu. Gökçimen'in Semih Tufan Gülaltay ile olan husumetinin ''Ergenekon'' operasyonunda malzeme yapıldığını belirten Tekin, ''İftira atıyorsunuz. 'Perişan durumda' olduğunuzu söylüyorsunuz. Bu perişan durumunuz ilahi adaletin tecelli edeceğini gösteriyor'' diye konuştu. Gökçimen'in, ''İlahi adalet tabii tecelli'' sözleri üzerine Tekin, ''Siz daha çok sürüneceksiniz'' dedi.

Gökçimen'in, Gülaltay'ın tehditlerinden korktuğu için geri çektiği, ancak mahkemede ''Arkasındayım'' dediği 11 Temmuz 2006 tarihli emniyet ifadesinde ''Gülaltay'ın Muzaffer Tekin'e 'komutan' dediği'' şeklindeki sözlerini anımsatan Tekin, ''Gülaltay bana 'Ağabey' der. 'Komutan' tertip heyetinin bir ürünüdür. Gökçimen tertipçilerin malzemesi olmuş'' diye konuştu.

Gökçimen ise Gülaltay'ın Tekin'den ''Komutan'' diye bahsettiğini ifade ederek, Gülaltay'ın Tekin'in ismini Ulusal Birlik Komitesi internet sitesinden silinmesini söylediğini belirtti. Tekin'in, ''Benim internet sitesinde adım olduğundan haberim bile yok'' sözleri üzerine de Gökçimen, ''Zaten aklına gelen herkesin adını internet sitesine yazardı'' dedi.

TEKİN, ARSLAN VE GÜLALTAY'I TEŞHİS ETTİ
Gökçimen, üye hakim Hasan Hüseyin Özese'nin soruları üzerine de Alparslan Arslan'ı Gülaltay'ın Küçükyalı'daki binasında bir kere, Muzafer Tekin'i de birkaç kere gördüğünü söyledi.

Duruşmada Özese, Gökçimen'e sanıkları teşhis etmesini istedi. Gökçimen de Alparslan Arslan, Muzaffer Tekin ve Semih Tufan Gülaltay'ı teşhis etti. Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün de Arslan'ı ayağa kaldırıp, Gökçimen'in beyanlarını anımsatarak, daha önce Gülaltay'ı görüp görmediğini sordu.

''Bilmiyorum'' diyen Arslan, Gülaltay'ın adını Akın Birdal suikastından sonra duyduğunu, Gülaltay'ın ofisine gidip gitmediği yönünde bir bilgiye sahip olmadığını belirtti. Şengün'ün ''Bayan öyle söylüyor'' sözleri üzerine Arslan, ''Söyleyecek bir şey yok bu konuda. Belki cezaevine girmeden ya da girdikten sonra konuşmuş olabiliriz. Ama nasıl konuştuk, nasıl irtibata geçtik söyleyemiyorum. Sohbet ettiğimi hatırlamıyorum. Belki de sohbet ettik, ben hatırlayamıyorum'' diye konuştu.

Muzaffer Tekin de yapılan teşhise tepki göstererek, ''Beni Türkiye'de 60 milyon insan tanır. Bu teşhis mi yani? Damalı eşek gibi... 4 yıldır bizim hayatımızı kararttınız'' diye konuştu.

DURUŞMADA GİZLİ TANIK ''AYDIN-1'' DİNLENİYOR
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinde, aranın ardından, Başkan Köksal Şengün, gizli tanık ''Aydın-1''in hazır olduğunu belirtti.

Gizli tanık odasında bulunan ve sesi duruşma salonuna değiştirilerek yansıtılan ''Aydın-1''in yanında bulunan üye hakim Hüsnü Çalmuk, tanığın kimlik tespitini yaptığını belirtti.

Salondaki ekrana farklı sabit bir görüntü yansıtılan duruşma, gizli tanığın beyanlarıyla devam etti. ''Ergenekon'' davaları kapsamında ilk defa bir gizli tanığın beyanı duruşma sırasında alındı.

''AYDIN-1'' DİNLENDİ
Birinci ''Ergenekon'' davasında, sesi ve görüntüsü değiştirilerek duruşma salonuna yansıtılan gizli tanık ''Aydın-1'' dinlendi.

"SARHOŞ İMAMLAR TEKNESİ"
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada gizli tanık, Danıştay saldırısının gerçekleştiği 17 Mayıs 2006 günü Üsküdar'daki ''sarhoş imamlar tekkesi'' olarak bilinen çay bahçesinde saldırıyla ilgili duyduğu şeylerin, net olmayan, muğlakta kalan konular olduğunu, bunları da savcı Zekeriya Öz'e anlattığını söyledi.

Bu çay bahçesinde sanıklardan Emin Gürses ve yine dava avukatlarından Mehmet Taşdelen ile karşılaştığını ifade eden gizli tanık, ''Alparslan Arslan'ı tanıyanlar arasında çok büyük bir şaşkınlık ve üzüntü vardı. Herkes kendi kafasından bir şeyler yürütüyordu. Kavramakta güçlük çekiyorduk. Saldırıya anlam verememiştik'' dedi.

Avukat Taşdelen ve yanındaki Nejat adlı arkadaşının, Alparslan Arslan'ın bir süredir Salih hoca adlı bir din adamının yanına çok sık gittiğini söylediklerini ifade eden gizli tanık, ''Arslan'ın saldırıyı bu kişinin yönlendirmesiyle yapabileceği'' şeklinde yorumlarda bulunulduğunu kaydetti.

Emin Gürses'in de kendisini arayan gazetecilere, Arslan'ın Salih hoca diye birinden etkilenmiş olabileceğini söylediğini belirten gizli tanık, adalete yardımcı olmak için savcıya ifade verdiğini söyledi.

"ORTAK DOSTLARIMIZ ÇOKTU"
Savcı Mehmet Ali Pekgüzel'in, ''Niçin gizli tanık olmak istediniz, tehdit aldınız mı?'' sorusuna gizli tanık, ''Aynı çevrelerden çok ortak dostlarımız vardı. Açık tanık olmak bizi tedirgin edebilirdi. Korktum'' yanıtını verdi.

Pekgüzel'in soruları üzerine gizli tanık, Veli Küçük'ü bu çay bahçesinde görmediğini, Küçük'ü, Muzaffer Tekin'i, Osman Yıldırım'ı tanımadığını dile getirdi.

Savcı Pekgüzel'in, ''İfadenizde net konuşmuşsunuz. Görgüye dayalı olarak bilgi anlatılıyor. Burada ise 'net değil' diyorsunuz?'' sorusuna karşılık gizli tanık, ifade verirken bu konuya çok yoğunlaştığını, ''olabilir'' şeklinde ifade verdiğini kaydetti.

GİZLİ TANIĞIN İSMİNİ AÇIKLADI
Üye hakim Sedat Sami Haşıloğlu da, mahkemede gizli tanığın kimlik bilgilerinin olduğunu, dosyadaki telefon kayıtlarından Veli Küçük ve Sevgi Erenerol'un kimlerle görüştüğünü bildiklerini söyleyerek, gizli tanığa Küçük ve Erenerol'u tanıyıp tanımadığını sordu.

Gizli tanık da, bu kişileri tanımadığını ve telefonla görüşmediğini ifade etti.

GAZETECİ İ.A MI?
Avukat Vural Ergül ise kendisini tanımadığını söyleyen gizli tanığın kim olduğunu bildiğini, gizli tanığın da kendisini tanıdığını belirterek, ''Aydın-1''in gazeteci İ.A. olduğunu ileri sürdü.

Duruşmada daha sonra üye hakim Haşıloğlu, Alparslan Arslan'ın Danıştay saldırısından sonra İstanbul Barosu tarafından yürütülen disiplin soruşturması kapsamında 8 Ağustos 2006'da verdiği ifadeyi okudu.

Arslan'ın bu ifadesinde, ''Olay günü ve öncesinde ne şekilde hareket ettiğimi hatırlayamıyorum. O dönemde bilinç dışı hareket ettim. Müsebbiplerimin kim olduğunu bir türlü çözemiyorum. Kim tarafından bu duruma düşürüldüğümü çözemiyorum. İlaç mı içirildi, hafıza kaybına mı uğradım çözemiyorum. Bombaları, tabancaları nereden aldığımı hatırlayamıyorum'' dediğini belirten Haşıloğlu, Arslan'a bu ifadeyi hatırlayıp hatırlayamadığını sordu.

ALPARSLAN ARSLAN: ''BURAYA NASIL GELDİĞİMİ ÇÖZEMEDİM''
Bu ifadenin kendisine ait olduğunu belirten Arslan, ''Bunlar gerçekten hala da devam ediyor benim açımdan. Müsebbip kimdir? Hala buraya nasıl geldiğimi, ne olduğunu çözmüş değilim. Kurtuluş arıyorum. Kurtuluş ölüm olur herhalde'' diye konuştu.

Hakim Haşıloğlu, ifadesinde, ''Askerliğimi yaptığım dönemde Muzaffer Tekin ile telefonda görüştüğümde 'Nasılsınız?' derdim. 'Bomba gibiyim' derdi. Bombalar ile irtibatım budur'' dediğini anımsatarak, Arslan'a, askerliğini yaptığı dönemde Tekin'i tanıyıp tanımadığını sordu. Arslan ise bu soruyu, ''varlık meselesi'' gibi farklı şeyler söyleyerek yanıtlamadı.

Alparslan Arslan, ''Doğuş Faktoring'in avukatlığını yaptım. Onlardan elde ettiğim paralarla silahlar alınmışsa ilişki var demek'' diye konuştu.

Duruşmada daha sonra Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün, ara kararlar üzerine dosyaya gelen evrakı okudu.

Buna göre MİT'ten gelen yazıda, Alparslan Arslan'ın Danıştay saldırısından sonra Ankara Emniyet Müdürlüğünde ifadesinin alınması işlemine kendi personellerinden kimsenin katılmadığı belirtildi.

Savcı Mehmet Ali Pekgüzel de duruşma sırasında gizli tanığın kimliğini açıkladığı gerekçesiyle avukat Vural Ergül hakkında işlem yapılması için duruşma tutanaklarının Silivri Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesini talep ederek, gizli tanığın da tanık koruma kanunu kapsamına alınmasını istedi.

Duruşma 18 Nisan Pazartesi gününe ertelendi.

CİNAYET TALİMATINI SALİH KURTER VERDİ
İstanbul Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz tarafından 30 Ekim 2009 tarihinde ifadesi alınan gizli tanık, o zaman, Alparslan Arslan'ı Üsküdar'daki ülkücülerin gelip gittiği Şemsipaşa Çay Bahçesi'nden tanıdığını, Danıştay saldırısının olduğu gün çay bahçesinde Arslan'ın nasıl yaptığını düşünürken, önceden tanıdıkları avukat Mehmet Taşdelen ve ağabeyi Prof. Dr. Musa Taşdelen'in buraya geldiğini, bu kişinin Arslan'ın cinayeti Salih Kurter'in talimatıyla yaptığını söylediğini belirtmişti.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

ATATÜRK

Titreyin ve kendinize dönün...

Titreyin ve kendinize dönün... Atatürk bir Türk milliyetçisi ve örnek bir devrimcidir...

Milliyetçilik derken...

Milliyetçilik derken... "Bir ulusun kendi ülkesini, kendi kültürünü, kendi tarihini ve kendi geleceğini koruma çabasıdır..."

Atatürk' ü sevmeden Türkiye yi sevemezsin...

Atatürk' ü sevmeden Türkiye yi sevemezsin... "Türkiye demek Mustafa Kemal ATATÜRK demektir..."

23 Nisan Kutlu olsun

23 Nisan Kutlu olsun Milletler egemenliklerini geçici olarak da olsa verecekleri meclislere dahi lüzumundan fazla güvenmemelidir.

Türkiye nihayet bunu da gördü

Türkiye nihayet bunu da gördü Hükümet ‘avukatsız yargılama' için düğmeye basmaya hazırlanıyor!
Yeni Sayfa 1

Köşe Yazarları

Burhan Özbey Burhan Özbey
KAHRAMAN BEKLEMEK
Rıfat Serdaroğlu Rıfat Serdaroğlu
CUMHURİYETİN TARIM DEVRİMİ
Nurullah Aydın Nurullah Aydın
TÜRK GENÇLİĞİNEMESAJ
M.Nevruz Sınacı M.Nevruz Sınacı
ÖZGÜRLÜKVE "DEMOKRASİ BAYRAMI"
Müyesser Yıldız Müyesser Yıldız
AKP, Peres'in Şu Projesini "Taş Gibi" Destekliyor!..
Uğur Koca Uğur Koca
TIP BAYRAMI ve DOKTOR HİKMET
H. Salih Gündüz H. Salih Gündüz
HOCALI'YI UNUTMAKTIR SENİN LÂNETİN
Bekir Öztürk Bekir Öztürk
"POLİS BİZE YETMEZ MİT'İ DE İSTİYORUZ"
Aysen Aydın Aysen Aydın
NERDE KALMIŞTIK
Zeynep Türk Zeynep Türk
Katil
Fuat YILMAZER Fuat YILMAZER
İNGİLİZ VE AMERİKAN MİKSERLİĞİ, ORTADOĞU VE AFRİKA'DAKİ GELİŞMELER
Tuncay Demirbaş Tuncay Demirbaş
Referandumda Hayır Demek Milli Bir Görevdir
Prof.Dr.İsa Kayacan Prof.Dr.İsa Kayacan
İletişimliler Vakfı'nın: "Meslekte 50 yıl onur ödülü"
Hasan Tahsin Hasan Tahsin
ÇÖMELMEDEN ÇIKTIM DA RECEBİM..
Adil Serdar Saçan Adil Serdar Saçan
DİNK CİNAYETİNİ KAPATTILAR
 
My Great Web page

Haber Ara


Gelişmiş Arama

Foto Galeri

              

AÇILIM
AÇILIM
KARİKATÜR
KARİKATÜR
ÇOCUK SEVGİSİ
ÇOCUK SEVGİSİ
CENAZE TÖRENİ
CENAZE TÖRENİ

Video Galeri

              

Atatürk Bir kişiye beş polis kamerası
Zekeriya Öz'ün Akıl Sağlığı ve zekası Fethullah Gülen Fıkrası