|
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Öfke, Acı, Hüzün...İntihar eden Kıdemli Albay Berk Erden'in eşi Özgül Erden'in ay yıldızlı bayrağımıza sarılı tabuta sarılıp hıçkıra hıçkıra ağlarken söylediği iki tümce kulaklarımda çınlıyor: Annesinin yanı başında duruyordu Canberk... O görüntüleri hiç unutmayacağım. İçimde; öfke, acı, hüzün iç içe girmişti o anda. Baba, ay yıldızlı tabutun içinde son yolculuğuna uğurlanıyordu. Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Eşref Uğur Yiğit konuşmuştu o sırada. Oramiral Yiğit, önemli bir noktanın altını çiziyordu: “Gördüğünüz gibi onur intiharları oluyor. Buna susmak mümkün değil. Beş yıl önce Ankara’da çekilmiş özel görüntüler. Eşiniz, kız kardeşiniz, ablanız, akrabanız herhangi bir binanın önünde olamaz mı? Görüntüler günlerdir internette.” Haklıydı, haysiyet cellatları bu intiharlar karşısında ne yapacaklardı? Utanç duyacaklar mıydı? Onların anneleri, eşleri, kız kardeşleri yok muydu? Bir annenin hıçkırıkları, babasını yitiren bir çocuğun sessizliği. Bu gözyaşlarına neden olanları lanetliyor, yüzlerine tükürüyorum. İçlerinde hiçbir sızı yok bunların biliyorum. Düzmece senaryoları kimlerin yazıp çektiğini, kurgulayıp internette dolaştırdıklarını tahmin edebiliyorum. Alçaklığın böylesini hiç yaşamadı, görmedi benim ülkemin insanı. Akan gözyaşlarının ne anlam taşıdığını bilirler mi bunlar? Bilmezler! İftira atarak, düzmece belgeler hazırlayıp, düzmece iftira mektupları yazarlar... Yüreklerdeki o acı, akan gözyaşı onları hiç ilgilendirmez! Sahtekârlığın, ikiyüzlülüğün, dolandırıcılığın anıtıdırlar! Bir bakarsınız “çakma demokrat” olurlar, bir bakarsınız her türlü numarayı çevirirler. *** Askerin, sivilin, memurun, işçinin, politikacının, işadamının, gazetecinin, bilim insanının... Herkesin! Önce oturup bir vicdan muhasebesi yapması gerekiyor! Bu toplumun güven duygusuna gereksinimi var! Devlet erkini elinde tutan AKP hükümetinin “haysiyet cellatlarını” ortaya çıkarması gerekir. Yurttaş olmanın sorumluluğu vardır! Eğer demokrasiyi ve özgürlükleri geliştirmek istiyorsak, adaletin iyi işlemesi gerekir! Bu hukuk devleti olmanın, olmazsa olmaz koşuludur! Ortaya çıkan silahlar, suikast iddiaları, Balyoz darbe planları... Ne varsa hepsi ama hepsi aydınlatılmalı! Bunlara kimsenin itirazı olur mu? Aydınlansın her şey, gizli kapaklı hiçbir şey kalmasın! Bunlar yapılırken insanların onurlarıyla oynanmasın, kurgulanmış görüntüler internet sitelerine düşmesin, çocuklar babasız kalmasın! Ortaya çıkarılsın katiller! Deniz Kuvvetleri’yle ilgili çok önemli bir süreç başladı. Ne diyor Fikret Bila yazısında: “...Ortada ağır iddialar var. Bulunan silahlar söz konusu. İçlerinde amiral rütbesinde ve halen görevde bulunan komutanların isimleri gündemde. İddianamede bir amiralin de adı var. Dolayısıyla bu ciddi iddialarla ilgili olarak yargının varacağı sonuçlar, sadece Türk Silahlı Kuvvetleri için değil, Türkiye için büyük önem taşıyacak.” Bila’nın görüşüne aynen katılırken bir yurttaş olarak şöyle sesleniyorum: “Orgeneral Başbuğ, Genelkurmay’ın elinde ne gibi belge ve bilgi varsa, hemen açıklayıp, kamuoyunu aydınlatmalıdır.” *** Bunca acı, bunca gözyaşı... Faili meçhul cinayetler, darbeler, işkenceler, zindanlar... Yargı süreci devam ederken, insanların önceden “mahkûm” edilmesine alıştırıldı toplum. Onuruyla yaşayan insanları karalamak, düzmece çekimleri internette dolaştırmak benim, sizin, hepimizin başına gelebilir... Albay Erden intihar etti... Geride bir eş ve bir çocuk! Hiç mi vicdanınız sızlamadı, hiç mi? hikmet.cetinkaya@cumhuriyet.com.tr
|
Köşe Yazarları
Haber AraEn Çok Okunanlar
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||