|
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Bırakın yaşasın soykırımcısıyla birlikte
Nam-ı diğer "Light Apo" Kemal Burkay, 31 yıl yaşadığı İsveç'ten ayrılıp Türkiye'ye dönecek olmanın hüznüyle bir veda mektubu yazmış "aşkla bağlandığı" ülkeye: “Seni özleyeceğim!..” BASINDAN SEÇMELER Bu manzaraya hıyar yakışırdı “Basın” ödülleri dağıtıldı. “Basın Özgürlüğü” ödülleri. * Dolmabahçe Sarayı’nda. Boğaz’a sıfır. Hasbahçe’de. * 1.500 gazteci katıldı. Fonda ince müzik. Kokteylle başladı. Önce biraz fındık, fıstık, badem, kuruyemiş atıştırıldı, sonra kiraz, muz, karpuz, kavundan oluşan meyve barın başına doluşuldu, rakı-viski tokuşturuldu, limon sosunda hıyar servis edildi. Ki, hıyarsız olmazdı, bu manzaraya hıyar yakışırdı... Ardından, yemeğe geçildi. Döner, tavuk, beğendi, hangisini beğenirsen gari... Yanında, şakşuka, zeytinyağlı dolma, yoğurtlu semizotu, haydari filan, 12 çeşit. Bilahare, tatlı tabii, profiterol, baklava, tulumba, kazandibi, bi ara ödüller verildi. Üstüne kahve-soda, Allah içinize sindirsin, güzel bi geceydi. * Değerli arkadaşım Nedim de almıştı bu özgürlük ödülünden... Merak ettim, acaba o ne yedi? Patlıcan çıkmış.Yanında bulgur. * Bulgur idare eder de, patlıcandan nefret eder. Ağzına sürmemiş. Konserve pilakiyi bidonda süzmüş, taneleri ayıklayıp, soğan doğramış, piyaz türevi bi şey icat etmiş. Ekmek, üstüne su. * Diyeceksiniz ki, bidonda süzmüş ne demek? O da Nedim’in icadı... Süzgeç yasak. Plastik bidonda beş litrelik su alıyor, bitince, atmıyor, çatalla dibini deliyor, süzgeç haline getiriyor. * Dolmabahçe Sarayı değil neticede, kışla karavanası gibi, ister kabak, ister ıspanak, hepsinin tadı aynı... İki gün yiyince, gına geliyor. İnsanın canı “evindeki” yemekleri arıyor. Mecburen konserveye sarılıyor. Haftada bir gün talep kâğıdı dolduruyor, kantine veriyor. Dana carpaccio, tatlı ekşi soslu ördek isteyecek hali yok... Hepi topu pilaki var. Bazen ton balığı. Yumurta yasak mesela... Tutkal yapılıyormuş yumurtadan, zamanında nasıl becerdilerse firar için kullanılmış galiba, tehlikeli madde, yasaklanmış. * Kaşarlı tosta bayılır Nedim. Adeta aşeriyor. O da yasak. * O yüzden duruşma günlerini iple çekiyor. Tahliye umuduyla değil... Tost yiyebilme umuduyla... Eşi, arkadaşları getiriyor, elden verilmesi yasak ama, nezaret eden askerler de insan evladı, çaktırmadan göz yumuluyor, mahkemeye girip çıkarken kaşla göz arasında iki lokma ısırıyor Nedim... Son duruşma ziyafetti, tek dilim baklava sokuşturdular ağzına. * Biri, değerli arkadaşım Nedim... Onlarca yurtsever gazeteci içerde. Telekulaktan hepsi. “Özgürlük” ödülleri dağıtılan, Dolmabahçe Sarayı Hasbahçe’deki gazteciler gecesinin sponsoru kimdi? İngiliz telefon şirketi! Yılmaz Özdil / Hürriyet Her sakallıyı deden sanmayacaksın ey milliyetsiz adam Avrupa ve ABD’nin sömürdüğü İslam ülkelerinde; Batılılara karşı direniş görüldüğünde; Amerika bu direnişçileri ’İslamcı terörist!’ diye damgaladı. İslam dini yanlılarına karşı yürütülen bu yoğun kampanya; Batı’da ’düşünce özgürlüğü’sayılıp teşvik bile edildi. Amerikalı stratejist Huntington’ın ’Medeniyetler çatışması’tezi de tam bu sürecin anlatımı olarak gündeme getirilmişti. Eskiden; Sovyetler’i düşman ve terörist göstererek kamuoylarını kandırıp yönlendiren Batılılar; komünizmin yerine Müslümanlığı yerleştirerek kitleleri terörize etmeye devam ettiler. Ve geldik Norveç’e... *** Kendisini, Haçlı şovalyesi ilan etmiş. Adam; sıkı bir Hristiyan... Ne yazık ki bizim gazetelere ve televizyonlara haber yapan salak haberciler; katil Anders’in siyasal-ideolojik kimliğini açıklarken; onu ’milliyetçi’gösteriyorlar. Dedim ya bizim gazetelerin; televizyonların tümü aptal ve şartlanmış milliyetsizlerin elinde. Bir kötülük yapılırsa; bunu ancak milliyetçiler yapar. Öyleyse 76 kişiyi öldüren Norveçli de milliyetçidir. İşte buna diyorlar Aristo mantığı ile. Ama her sakallıyı deden sanmayacaksın ey milliyetsiz adam. Çünkü; Norveçli katil; Norveç milletini yüceltmek için değil; Avrupa’yı Müslüman ve Türklerden; bir de Marksistlerden kurtarmak için çabalayan birisi. Batılıların dilini kullanacak olursak o bir Hristiyancı terörist. Rıza Zelyut / Güneş Başbakanımızın korumaları yoğun stres nedeniyle vatandaşlara kötü davranmamaları için terapi görüp, stres kontrolü dersi alıyorlarmış. Yetmez ama evet, bu dersleri korunan kişi de alsa hiç fena olmaz! Engin Balım Hukuk(!) Eğer; kimisi devletin içinde, kimisi sokakta, kimisi kahvehane köşesinde örgütlenmiş üç beş çapulcu senden daha becerikliyse... Eğer; suçlu olmak, masum olmaktan daha iyiyse... Eğer; hukuka güvenenler, hukuksuzluğa güvenenlerden daha güçlüyse... İstemem seni... Canım çıksa da kapını çalmam... Ayağım kırılsın... Bekir Coşkun / Cumhuriyet İyi ki adını anmadı! CHP’liler haksızlık etmesin: Başbakan seçimlerden önce defalarca andı İsmet İnönü’yü... Örneğin 25 Ocak 2010’da Memur-Sen’in kongresinde İnönü’yü “diktatör”lükle suçladı... Partisinin 2 Mayıs 2010’daki Meclis Grubu toplantısında da “Eğer illa Hitler’e benzetilecek bir siyasi figür arıyorlarsa, kendi genel merkezlerindeki eski genel başkanlarının fotoğraflarına baksınlar... Orada Führer’e özenip kendisine ’milli şef’ dedirten genel başkanlarının Hitlervari bıyıklarının altından kendilerine gülümsediğini göreceklerdir” dedi... Buna benzer sözleri onlarca kez tekrarladı... Şimdi CHP’liler diyor ki, “Lozan’ın mimarı İnönü’dür... Vay, nasıl olur da Başbakan ondan söz etmez?” *** Bana göre... İyi ki söz etmedi... Mustafa Mutlu / Vatan “Darbeci” listesinde fire var İsmet Berkan’ın Hürriyet’te cumartesi günkü yazısından bir bölüm: “Yıl 2004... Ocak ayının 14’ü. .. Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’un güvenlik ve irtica sunumu çok kapsamlıydı ve aslında hükümete bir muhtıra niteliğindeydi. O gün, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök bile Başbakan’a ’Bizi istemediğimiz şeyler yapmak zorunda bırakmayın’ diyerek darbeyi ima etti...” E, hani Hilmi Özkök darbeleri planlayan değil engelleyen adamdı? Baksanıza, meğer o da Başbakan’a darbe imasında bulunmuş 2004 yılında... Ama adı hiç darbeciler arasında geçmiyor! Tam tersine darbelere soğan doğrayan ve siyaseti kurtaran adam rollerine sokuluyor kendileri.... Melih Aşık / Milliyet
|
Köşe Yazarları
Haber AraEn Çok Okunanlar
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||