'Islak imzalı irtica ile mücadele eylem planı' askeri savcılığa teslim edildi.
Deniz Kurmay Albay Dursun Çiçek'in hazırladığı iddia edilen, "ıslak imzalı" İrtica ile Mücadele Planı adlı belgenin orijinali Genelkurmay Askeri Savcılığı’na gönderildi.
Ankara'dan özel kurye olarak gönderilen rütbeli askerler, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndaki 3 saatlik görüşmenin ardından bir çuval ve bavul ile adliyeden ayrıldı.
Askerler belgenin aslını Adli Tıp Kurumu raporuyla beraber Genelkurmay Askeri Başsavcılığı'na götürdü.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Turan Çolakkadı, Genelkurmay Askeri Savcılığı'nın belgenin aslını yaklaşık 4 ay önce kendilerinden istediğini hatırlatarak, "Askeri savcılık rütbeli askerlerden oluşan özel kuryelerini gönderdiler. Biz de imzanın bulunduğu belgenin aslını, Adli Tıp Kurumu heyet raporunu ve çok sayıda belgeyi kendilerine teslim ettik" dedi.
Genelkurmay, söz konusu belgenin aslı taleplerine rağmen gönderilmediği için sitemkar açıklamalarda bulunmuştu.
Adli Tıp Kurumu 7'ye 4 oyla "İrtica ile Mücadele Planı'ndaki imza Dursun Çiçek'e ait" sonucuna varmıştı.
Belge ve tartışmalar
İrtica eylem planı, aylar sonra bir subayın savcılara gönderdiği "orijinal belge" ve beraberindeki ihbar mektubuyla tekrar gündeme gelmişti. Belgeyi gönderen subay, "Tartışmaların başladığı dönemde Albay Dursun Çiçek'in odasındaki belgelerin imha edildiğini, kendisinin sadece bu belgeyi kurtarabildiğini" yazmıştı.
İrticayla Mücadele Planı, Taraf gazetesinin 12 Haziran 2009 tarihli sayısıyla gündeme gelmişti. Belgede, AK Parti ve Fethullah Gülen cemaatini yıpratmak için yapılması gerekenler sıralanıyordu.
'AKP ve Gülen'i Bitirme Planı' başlıklı haberde, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında, bir şüphelinin ofisinde yapılan aramada ele geçirildiği iddia edilen bir belgeye istinaden, Genelkurmay Harekat Başkanlığı Bilgi Destek Dairesi 3. Bilgi Destek Şube Müdürlüğü'nde 'İrtica ile Mücadele Eylem Planı' adı altında bir çalışma yapıldığı belirtiliyordu.
Çalışmayı içeren belgenin altında 3. Bilgi Destek Şube Müdürü Deniz Kurmay Albay Dursun Çiçek'in paraf ve imzasının bulunduğu iddia edilmiş ve belgeye ait fotokopiler yer almıştı.
Taraf gazetesinde yayımlanan haber üzerine Genelkurmay Başkanlığı'nca soruşturma emri verilmiş ve aynı gün Askeri Savcılık tarafından olayla ilgili soruşturma başlatılmıştı.
Albay Dursun Çiçek "örgüt üyeliği" suçlaması ile tutuklanmış ve Hasdal Askeri Cezaevi'ne konulmuştu. Kurmay Albay Dursun Çiçek tutuklanmasının ardından 24 saat geçmeden avukatlarının tutukluluğa yaptığı itiraz üzerine tahliye edilmişti.
Belgenin sahte olmasının anlaşılması üzerine, askeri savcılık kovuşturmaya yer olmadığına karar vermişti. Genelkurmay Başkanlığı, doğruluğu ortaya konulamayan belgeyi üretenler, sızdıranlar ve yayımlayanlar hakkında gerekli soruşturmanın yapılması amacıyla dosyanın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesi kararlaştırmış ve "Sahte belge üretenler yargılansın" demişti.
Daha sonra tekrar tutuklanan Çiçek, ikinci kez serbest bırakılmıştı.