|
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Tayyip Bey'in Sabrı Taşmış, Elif Hanım Gerilmiş
Açık İstihbarat - Eserlerinde intihalle suçlanan ve kendisi ile röportaj yapanlara Iphone hediye edecek kadar pazarlama gücü yazarlığını aşmış olduğu anlaşılan Elif Şafak televizyonda son dönemde yükselen terör dalgası ile ilgili yorum yapıyor "Bu olaylarla geriliyoruz tabi. Üslubumuz çok sert, bir barış diline ihtiyacımız var"
Evet Elif Hanım, çok geriliyoruz. Ama o yetersiz Türkçe ile ekranlarda ahkam kesmen bizi geren. Bu ülke şehit haberlerine gerilmiyor. Bu ülke şehit haberlerine kahroluyor. Tasavvuf üzerine onlarca sayfa ahkam kesip, sonra gerenle kahreden arasındaki mana farkına dikkat etmemek için kendini çok iyi satan bir yazar olmak lazım. Ve senin gibi güya bu ülkenin entellektüel yazarları, ağzınızda yıllardır o çiğneye çiğneye çürüttüğünüz "barış dili" ile bu ülkede savaşın yatağının tekrar tekrar dürülmesine zemin hazırlıyorsunuz. Terörle mücadele değil müzakere edile edile gelinen noktada; terörü barışcıl dilleri ile yalayanlar yalaya yalaya terörü bitiremediklerini aksine terörün azdığını gördüler. Bir narko-terör çetesinin bir halkın kaderini nasıl kendi kaderi ile özleştirdiğini görmezden gelip, dünyanın en "hanzo", en çapsız terörist figürüne bir halkın lideri muamelesi yaptılar. Gelinen nokta açık. Hakkari İngiltere eğitimli valinin döneminde PKK'nın kurtarılmış alanına dönmüş durumda. Habur'daki rezalete sevinen Başbakan , önce Ramazan sabrından sözetti sonra sabrının tükendiğini müjdeledi. Kemal Kerinçsiz'in kendisini şehitlere "kelle" dediği için üç kuruş tazminata mahkum ettirmesine karşı sabrı olmayan... fakat Diyarbakır Belediye Başkanı'nın kendisine alenen küfür etmesine karşı tek laf edemeyen "delikanlı" Başbakan'ın sabrı taştı. Bu dolu bir kabın taşması değil maalesef. Bu boş bir kabın altındaki delikten son damlasının akması. O yüzden bu taşmadan terörle mücadelede niteliksel bir değişim beklemeyin. Daha ilk günden Kandil'e kaç bomba yağdığının reklamının yapılmasından anlayın bir şeyin değişmeyeceğini. Bu kaçıncı "terörle mücadelede yeni dönem" ? PKK denilen sürüyü besleyen uyuşturucu / kaçakçılık trafiği deşifre edilip, bölge ekonomisi ile bağları kesilmeden PKK ile mücadele edilemez. "Öcalan" kod adlı narko-terörist, PKK'nın her yaptığı eylem için TCK'nın ilgili maddeleri gereği tekrar tekrar yargılanmadan terörle mücadele edilemez. "Öcalan" kod adlı narko-terörist bir uyuşturucu şebekesinin başı olarak yeniden yargılanmadan terörle mücadele edilemez. AB-D ile müttefiklik masallarına devam edip, sonra da bunların PKK'nın alenen hamiliğini yaptığı gerçeğine karşı net bir tavır alınmadan terörle mücadele edilemez. Sınırda ve sahada hakimiyeti PKK'dan geri alacak idari, fiziki ve istihbari tedbirlere başvurulmadan (MİT'in, Türkiye'de Kürtçülük siyasetinin teorisini yazmakla meşgul olduğu kadar bölgedeki istihbarat ağını genişletmeye zaman ve emek harcaması faydalı olacaktır) terörle mücadele edilemez. Kürt siyasi hareketi PKK ve taşeronu BDP'nin tekelinden çıkarılıp, farklı Kürt ve hatta Kürtçü siyasi partilerin kurulmasına olanak tanıyacak ve dolayısı ile Kürt toplumu içindeki farklı renklerin özgürleşmesini sağlayacak toplumsal zeminler hazırlanmadan terörle mücadele edilemez. Mersin-İstanbul-Ankara üçgenindeki trafik kontrol edilmeden terörle mücadele edilemez. Devletin kara paraya ihtiyacı azaltılmadan ve bu yolda yaratılan kör noktalar giderilmeden terörle mücadele edilemez. Ama nafile... Yine şehit kanı üzerinden bolca ahkam kesildiğine... Gazetelerden ve televizyonlardan F16 resimleri ile bol patlama efektli haritalar yayınlandığına... Ortalığı kamuflajlı asker/polis resimleri saracağına... Daha düne kadar PKK'ya siyasi örgüt muamelesi yapanların , PKK'nın nasıl barışı engellediğine dair demeçler verdiğine, yazılar yazdığına... Daha bir kaç sene öncesinde şehit cenazelerinde yaşananları "yaygara" olarak niteyeleyen, şehitlere "kelle" diyen Tayyip Erdoğan'ın şehit cenazelerinde boy göstereceğine, şehit ailelerini ziyaret edeceğine... PKK'nın hem Kandil'de, hem Washington'da alanen hamiliğini üstlenen ABD ile terörle mücadelede istihbarat paylaşımı yapıldığına, AB-D büyükelçilerinin destek mesajlarına dair haberler okuyacaksınız... Kısacası yıllardır oynanan oyunun tekrar oynanacağına tanık olacaksınız. Toplumların hafızasızlaştırılması ve aptallaştırılması işte bu yüzden küresel ve yerel egemenlerin işine gelir. Prodüksiyon masrafları azalır, aynı oyun bir kaç rötuşla tekrar tekrar sahneye konur, sürü güdülür. O yüzden bütün bu yaygaradan bir kaç ay sonra; Terörle mücadelenin bir kaç ince provokasyonla birlikte Suriye ile mücadeleye ve bir savaşın tetiklenmesine.... (Son PKK saldırılarının Suriyeli Hüseyin Fehman grubu tarafından gerçekleştirildiği yönündeki haberlere dikkat) ve bütün şehitlerin unutulup, İmrali'daki şehit katilinden yine medet umulduğunu okumaya başlarsanız sakın şaşırmayın. Siyaseti Tayyip Erdoğan'a, edebiyatı Elif Şafak'a emanet edilen bir ülkenin şehidi de, edebiyatı da bol olur. Açık İstihbarat
|
Köşe Yazarları
Haber AraEn Çok Okunanlar
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||