|
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Medenî Kanunun Kabulü (17 Şubat 1926)Bugün 16 Şubat, Türk Medeni Kanunu'nun Kabulü'nün 84. Yıldönümü! Osmanlı devleti kanunlarında erkeğin üstünlüğüne dayanan bir düzen vardı.Aile hayatında, mirasta, şahitlikte ve bunun gibi bir çok konuda erkeklerin daha fazla hakkı vardı.Laik hukuk anlayışı ise bu farklılıkları kabul edemezdi.Hukukta eşitlik esastı. Dini kurallara göre düzenlenmiş olan Mecelle adlı kanun kitabı ise çağdaş Türkiye Cumhuriyetinin medeni kanunu olamazdı. Bu amaçla Avrupa ülkelerinde uygulanmakta olan medeni kanunlar incelenmiş ve İsviçre medeni kanunu esas alınıp buna eklemeler yapılarak “Türk Medeni Kanunu “hazırlanmıştır. Örnek Olarak İsviçre Medeni Kanununun Seçilmesinin Nedenleri: * Avrupa’da hazırlanan en son Medeni kanun olması ve yenilikleri içermesi. * Sorunlara akılcı ve pratik çözümler getirmesi. * Demokratik olması. * Kadın-erkek eşitliğine dayanması. * Laik bir anlayışla düzenlenmiş olması. Medeni Kanunun kabulü’yle: <!--[if !supportLists]-->· <!--[endif]-->Resmi nikah zorunlu hale getirilmiştir.Böylece evlilik devlet kontrolü altına alınmıştır. * Tek eşle evlilik zorunluluğu getirilerek Türk ailesi modern bir yapıya kavuşturulmuştur. * Mirasta kız ve erkek çocukların eşit pay almaları sağlanmıştır. * Boşanma hakkı düzenlenmiş ve kadınlara da bu konuda haklar tanınmıştır. * Kadınlara istedikleri işte çalışabilme hakkı tanınmıştır.Böylece kadın ve erkekler arasında ekonomik ve sosyal alanlarda eşitlik sağlanmıştır. * Toplumsal hayatın çağdaş kurallara göre düzenlenmesinin sağlanması <!--[if !supportLists]-->· * Patrikhane ve konsoloslukların yargı yetkileri sona ermiştir. * Türkiye’de hukuk birliği sağlanmıştır. * Laik hukuk anlayışı toplumun her kesiminde uygulanır hale gelmiştir. Hukuk alanındaki diğer düzenlemeler Türkiye Cumhuriyeti’ne her alanda laik hukuk sistemini kazandırmak için diğer konularda da, Avrupa’da uygulanmakta olan hukuk sistemleri incelenmiş ve Türkiye için uygun olanlar belirlenerek düzenlendikten sonra Türk hukuk sistemine kazandırılmıştır. <!--[if !supportEmptyParas]--> <!--[endif]--> İsviçre’den Borçlar Kanunu,(8 Mayıs 1928) Almanya’dan Ticaret kanunu, (10 Mayıs 1928) İtalya’dan Ceza kanunu(1 Temmuz 1928) örnek alınarak bu kanunlar yeniden hazırlanmış ve uygulanmaya başlanmıştır. Türk kadını Medeni Kanunun kabulüyle ekonomik, sosyal ve hukuksal alanlarda erkeklerle eşit haklara sahip olmuştur. Ancak siyasi ve demokratik alanda kadın-erkek eşitliğinin oluşması TBMM’nin daha sonra kabul ettiği farklı yasalarla gerçekleşmiştir.1930’da Türk kadını belediye seçimlerine ,1933’te muhtarlık seçimlerine, 1934’te milletvekili seçimlerine katılabilme hakkı kazanmıştır.
|
Köşe Yazarları
Haber AraEn Çok Okunanlar
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||