|
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Ali Akif Bir'in Demokrasi Anlayışı
1999 yılından bu yana haber sitesi yapıyorum. Tam 13 yıldır kayda değer şeyler yazan köşe yazarlarından alıntı yaptım. 1999 yılından bu yana alperen.gen.tr, kuvvaimilliye.net ve bhaber.net sitelerinde yüzlerce yazardan alıntılar yaptım ama Ali Atıf Bir’in adını eylül ayında çıkan Togan Yayınevi’nden çıkan “Millet mi o da kim” isimli kitabım ile ilgili inceleme yaparken tesadüfen gördüm. Aslında cevap verilecek kadar değer atfetmedim kendisine ancak yazıdaki mantık hatalarını ve demokrasi hazımsızlığını görünce dayanamadım. Ona cevap vermek için bir google sorgusu yaptığımda Oray Eğin’in Ali Atıf Bir ile ilgili yazdığı yazı dikkatimi çekti. Eğin’in değerlendirmelerini okuduktan sonra böyle bir insan nasıl halen hiçbir şey olmamış gibi medya köşelerinde boy gösterir diye düşündüm. Tek kaynak olmasın diyerek araştırmama devam ettiğimde daha ilginç yazılar okudum. Bakın medya sözlüğü Ali Atıf Bir ismini nasıl hatırlıyor? “Çapkın, oyuncu, köşe yazarı, itibar yöneticisi, kriz yönetimcisi, kendini tv'de ele güne herkeslere rezil eden, batıp giden profesör” “Seray sever'in kendine hakim olmayıp, koca profesörün suratına kahve fırlatmasıyla karizması yerlerde sürünen öğretim görevlisi...” “Parlayan yıldızının hiç sönmeyeceğini sanmış olan kişi... çapkınlığıyla tanınıyor. hatta 2-3 yıl önce evlendiği hocamızla hala birlikte mi bilemem ama ara sıra derslerimize giriyordu ve hiç de akıcı bir anlatımı yoktu. (…) Ayrıca ukalalığı da dayanılmaz olan kişiliğini ikiye katlıyor” [1] Biliyorum bu kadarını okuduktan sonra “Eee neden ciddiye aldın bu adamı” diyeceksiniz ama olsun ben yinede yazacağımı yazayım. Affınıza sığınarak hem okumadığınızdan, hatta okumayacağınızdan emin olduğum yazısına cevap vermek için “Basit bir soru” Başlıklı yazısından da alıntı yapacağım “Togan Yayınevi diye bir kitabevi var. Sadece AK Parti iktidarı ve Fetullah Gülen Cemaati aleyhine sözde "araştırma inceleme" kitapları yayınlıyor. Bu kitaplardan bazılarına ve yazarlarına bakalım: Tarikat, Siyaset, Ticaret ve Cinayet, Takunyalı Führer, Amerika'daki İmam, Musa'nın Mücahiti, Musa'nın Çocukları Tayyip ve Emine, Kanla Abdest Alanlar, Patlak Ampul, Hilafet Ordusundan Arap Kürt Partisi'ne Ergün Poyraz Gördüğünüz üzere bugüne kadar 42 kitap yayınlayan Togan Yayınevi'nin en önemli yazarı Ergün Poyraz. Ergün Poyraz kim? 2007'den bu yanan tutuklu bulunan, JİTEM'den maaş aldığı mahkeme dosyasına giren Ergenekon sanığı. Belli ki Togan'dan çıkan kitaplar bir tür kara propagandanın kart derme malzemesi. Şimdi bu yayınevinden Ağustos 2011'de çıkan yeni kitaba bakalım: TSK'ya Karşı 12 Komplo Ahmet Küçükşahin Ahmet Küçükşahin Kurmay Albay. Kitaba göre de hâlâ aktif görevde. Harp Akademileri Komutanlığı, Stratejik Araştırmalar Enstitüsü Müdürü olarak görünüyor. Ahmet Küçükşahin de Balyoz sanığı, bu davada tutuklu olarak yargılanıyor. Ben şimdi Başbakan'a, Cumhurbaşkanı'na, Genelkurmay Başkanı'na açık açık bir soru sormak istiyorum: Bir kitabı basmak, yaymak, düşünce özgürlüğünün gereği olsa da, yukarıda adını verdiğim kitapların yazarı ile bir Silahlı Kuvvetler mensubunun kitabı nasıl aynı yayınevinden çıkıyor ve hâlâ herkes niye Ergenekon'dan, Balyoz'dan, çekiçten, tornavidadan şüphe ediyor? Görüldüğü gibi iki yazarın aynı yayınevinden kitap çıkarıyor olmasını varlığı halen kabul edilmeyen ve başına “iddia edilen” yazmadan anılması yasak olan “Terör Örgütü” davaların meşruiyet zemini olarak gösteriyor. Ali Atıf Bir’e sormak lazım siz Hürriyet Gazetesinde Emin Çölaşan gibi şu andaki duruşunuzla taban tabana zıt bir insanla nasıl aynı gazetede yazdınız. Diyelim ki onunla aynı çizgideydiniz bu gün yazdığınız köşedeki yazar arkadaşlarınızı nasıl açıklayacaksınız. Rica etsem “AKP'nin hedefi: Üniversite Turka!” başlıklı 23.08.2003 tarihli yazınızı şu anda yazdığınız gazetede yeniden yayınlaya bilir misiniz. Yayınlamazsınız biliyorum onun için spot olarak verilen bölümü ben yazayım okurlar gerisini tahmin etsin. “AKP 'nin hazırladığı ‘Yükseköğretim Kanunu Taslağı’ tuzaklarla dolu. AKP'nin amacı üzüm yemek değil.Amaç ‘Müslüman Demokrat’ dünya görüşünü üniversite eğitimine monte etmek.” Peki 03.07.2005 tarihli “Cami ve Anıtkabir” yazınızı hatırlıyor musunuz? Bu görüşlere sahip bir Ali Atıf Bir, Nuh Gönültaş gibi biriyle nasıl aynı köşede yazı yazabiliyor. Hatırlatayım mı “Cami ve Anıtkabir” yazınızı.. ‘Ulusa Sesleniş’ programının dekorundaki Atatürk resminin kaldırılıp, yerine cami ve anıtkabir sembollerinin konması... Cami önde ve ışıklı... Anıtkabir daha geride ve sönük..Hürriyet dışında önemseyen çıkmadı ama denmek isteyen çok açık: ‘Bizim kılavuzumuz camidir, birileri istiyor diye de oraya Anıtkabir’i sıkıştırdık işte!’ İflah olmaz “Ulusalcı” Fazıl Say’ı göklere çıkardığınız “Nazım Oratoryosu Muhteşem.” Yazınızı hatırlıyor musunuz peki? Zaman Gazetesi Yazarı Ekrem Dumanlı ile aranızı açan yazınızı hatırlıyor musunuz? Sahi aşağıdaki yazıyı siz mi yazdınız? Ya da bu gün nasıl “Ergenekon” ve “Balyoz” saçmalıklarıyla ilgili onlarla aynı çizgiye geldiniz. Ne yazmıştınız hatırlayın 1 Eylül 2005 te “Dinci basın mit değil gerçek” başlıklı yazınızda. “Dumanlı’ya göre dünyanın başka ülkelerinde de salt dini yayın yapan gazeteler, televizyon kanalları olduğunu söylüyor. Türkiye’de ise amaç nitelemek değil kötülemekmiş! Diyorsunuz. Bunu diyen biri nasıl olurda Dinci’lerin pabucunu dama atarcasına aynı şeyleri yazar. Demek ki bir kumaş benzerliği varmış Ekrem Dumanlı ile aranızda. Bakıyorum o yıllarda Hürriyet’te yazmanın verdiği rahatlıkla AKP yazıyorsunuz, bu gün ise AK Parti olmuş birden bire. Sahi partimi değişti yoksa siz mi? Yazınızın sonunda buyurmuşsunuz ki; “Herkesin dava üstüne dava açtığı ve hâlâ dimdik ayakta duran Togan Yayınevi'nin sahibi kimdir diye niye kimse araştırmıyor? Üstüne alınan birinden yanıt bekliyorum. ” Ne demek istiyorsunuz Sayın Bir? Mahkemeler kimin kontrolünde? Togan Aleyhine açılan davaları karara bağlayan Hakimler “Ergenekoncu” mu yoksa? Ordunun neredeyse tam kadro cezaevinde olduğu, itibarlı yazar ve aydınların, siyasetçilerin, bilim adamlarının yaka paça içeri atıldığı bir dönemde Togan Yayınevi sırtını bir kayaya mı yaslamış. Sizin bildiğiniz bir şey varsa lütfen bizimle paylaşın. Haydi Togan’ın sahibi İsmail Arlı Sayın Arınç’ın sınıf arkadaşı deyinde ortadan ikiye ayrılalım. Yazınızı İncil’den bir alıntıyla bitirmişsiniz. Sizin mantığınızla gidecek olursak bu köşede ASLA Kur’an dan alıntı yapamazsınız.. Ben Ali Atıf Bir’in köşe komşusu Vedat Bilgin’in MHP’den gidişini, “MHP’nin Düşman İşgalinden Kurtuluşu” olarak değerlendirmiştim.[2] Oray Eğin de Ali Atıf Bir’in Hürriyet’ten ayrılışına aynı pencereden bakmış. İşte Oray Eğin’in yazısı. “Hürriyet kurtuldu. Sıra Sinan Çetin'de Ali Atıf Bir medyada yer aldığı süre boyunca en büyük zararı mesleğimize verdi.
|
Köşe Yazarları
Haber AraEn Çok Okunanlar
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||