Siz nereden çıktınız?
Avrupa ülkelerinde kim iktidara gelirse gelsin, halk için bir şey değişmiyor...İktidara gel de, nasıl gelirsen gel, yabancılara mı çatarsın, Türkiye ye mi çatarsın, herkese iş bulacağım diyerek palavra mı atarsın, vergileri azaltacağım der sonra ikiye mi katlarsın, orası sana kalmış bir şey...Bizde şimdilik yabancı düşmanlığına oynayan pek yok, fakat bunun yerine başka şeyler var...Gel de, nasıl gelirsen gel, Allah, kitap, peygamber, laiklik, ergenekon, hukuk, guguk, haram, helal...Gırıla...Yeter ki gel, kim olursan ol yine de gel demiş, Mevlana, yüz kere de bozmuş olsan tövbeni, yine gel ve bir kere daha boz tövbeni, yeter ki oraya gel...
Yani diyeceğim, kazın ayağı öyle değil...At martavalı, salla, bul bir numara, koy çuvala, salla salla vur duvara, sonunda mitili at meclise de gerisi önemli değil. Adamlara baksana, gözleri çıldır çıldır, oturmuşlar iktidarın üstüne hiç kalkarlar mı? Bal var, börek var, çörek var, dalkavuklar fırıl fırıl fırlanıyorlar...Fırlanmak Azeri Türkçesinde dönmek demek, dönek de fırıldak olsa gerek, sonuçta Türkçenin özü bir. Yani anlayacağınız ye kürküm ye, mevkiye alışan insanı vinçle çeksen, kolu kopar, koltuğu bırakmaz. Zaten televizyonda filan konuşurken baksanıza, fiyakalarından, çalımlarından geçilmiyor, mayışmış baygın gözlerle, damardan vurup leyla olmuş berduşlara benzer bir halleri var, utanmasalar masaya çıkıp kıvıracaklar neredeyse...İşte bu, onların haketmedileri yerde olduklarının en büyük ispatıdır.
Yıllar önce söylediğim bir söz vardı, arkadaşların çok hoşuna gitmişti, şuydu o söz: " Eğer bir insan bir yere, alnının teriyle hakederek gelmişse, kalkıp göbek atmaz, çünkü çok yorgundur." Ağız tadıyla sevinemez bile, çünkü hak ettiğini almıştır. Fakat şu sırıtan ve kırıtan pişmiş kellelere baktığınızda, hele bir de üç beş yandaş gazeteciye konuşurken, oryantal dansözlere taş çıkartacak kadar kıvırıyorlar, o yerin ağırlığını taşıyamıyorlar, alın teriyle değil de piyangodan para kazanmış adamın sevinci ve heyecanı var bunlarda...Mevkinin sarhoşluğu var, mevkiye hayranlık var, dolayısıyla aşağıda olanlardan da bunu bekleyecekler ve isteyeceklerdir.
Şöyle tepeden tırnağa bir bakın, kırıta kırıta konuşan insanlar bunlar. Dün kavrayamadığı laikliği bugün daha yeni yeni anlamaya ve kavramaya başlayan kara cahiller, dün saldırdığı ve bir kere bile ağzına almadığı milliyetçiliği ve milleti, bugün her nedense ağızlarına almaya başlayan ve Amerikayı bugün keşfeden zavallılar bunlar. Aptallar ya ve seviyesizler ya, jeton biraz geç düşüyor. Fakat harika bir aptal insan tutarlılığı var, konuşurken mevkiye tapan dalkavuklarının önünde kırıtırlar, hukukdan filan tövbe bir şey anlayacak kafa yoktur, görmemişler ya askerin bir tarafını çekip koparırlar, destanımız Ergenekon u bilmezler fakat hurafelere inanırlar kendileri bir Ergenekon uydururlar. Şimdi Allah aşkına akıllı insan gaza gelir mi? gelmez değil mi? Esnaf arasında bile, şakalaşmak için birbirlerini gaza getirip kızdıran vardır, sonra da gülerler...Fakat koskoca devletin yönetim kademesindeki politikacı gaza gelip uluslararası politika yapar mı? Suriye ye çatar mı? Bizimle ne ilgisi var, hem bizim Suriye sınırı ve yakın iller milyonlarca artık Türkleşmiş Suriyeli dolu, bayramlarda giden gelenin haddi hesabı belirsiz...
Bir bakan uluslararası bir konuşmada, Avrupalı eşitine, benim seçim bölgem sizin ülkenizden büyük der mi? Bu nasıl diplomasi? Bu nasıl terbiye? Sanki ilkokul çocuklarının benim babam senin babanı döver demesi gibi bir şey bu...Hadi düşündün diyelim ve hadi diyelim ki doğru, her doğru her yerde söylenir mi? Bunu anlayacak kadar da tecrüben yoksa orada ne yapıyorsun? Milli takımı bırak, göbekli amcalarla, mahalle takımında top çevir. Bunlar mı devlet yönetecek? Bu haketmedikleri yerde olmayı peynir bulmuş karga sevinciyle yaşayan, hiç bir şey olmadıkları için kendilerini bir şey sanan ve hindi gibi şişen bu zavallılar mı bizi temsil edecekler? Bir şey olan her zaman ağırbaşlıdır, alçak gönüllüdür, sakindir, adildir, ne kadar büyük olursa o kadar küçük durur, karşısındakilere saygı duyar, hakeden insanlar büyüdüklerinde küçülürler...Küçük insanlar ise, hele ki bir yere gelsinler çalımlarından geçilmez...
Dikkatli izleyin, vücut diline bakın, gözleri okuyun, ses tonlarına kulak asın, konuşmaların içeriğini analiz edin...Bu adamlar boş ve zaten boş oldukları için seçildiler ve oraya geldiler...Bunların hiç birinde devlet adamı olgunluğu, ağırlığı, bilgisi, kültürü, ahlakı ve aklı yok...Bunlar ne ya? Bunlar Türkiye ye yakışmıyorlar, nereden çıktılar bunlar?
Emre Kaan Emre...01/12/2012