|
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Başbuğ Üzerinden "Ergenekon" - PKK Köprüsü Nasıl Kurulur?
Açık İstihbarat - "Tarihte bir ilk" klişesi eşliğinde tutuklanan eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un Silivri'ye gönderilmesi ile "Ergenekon" kurgusunda hedeflenen zirvelerden birine ulaşıldı; bu süreçte bir genelkurmay başkanı da tutuklanmış oldu. Ergün Diler... Mesleğe Yeni Şafak gazetesinde başlamış ve AKP iktidara gelip de devlet imkanlarıyla kendi medyasını oluşturana kadar "keşfedilememiş" bir gazeteci... Gerçi, Yeni Şafak'ta da yeni nesil islamcılara özgü entel tarzı uzun saçları ve kendince kanıtlamaya çalıştığı bir "aykırılıktan" başka bir özelliği ile tanınmıyor. TMSF'nin Star gazetesine el koymasından sonra Ergün Diler'in yıldızı kırk yaşından sonra parlamaya başladı. TMSF marifetiyle gökten zembille indiği gazetede, kadroların büyük ölçüde tasfiye edilmiş olmasına rağmen gazete işleyişinin oturmuş yapısı içinde kendisine yer bulamadı. Mustafa Karaalioğlu'nun himayesinde tekrar Yeni Şafak'a döndü; oradan de yine TMSF tarafından el konulmuş Takvim gazetesinin genel yayın yönetmenliğine atlayış yaptı. Ve Ergun Diler de medyaya AKP döneminde gökten zembille inmiş diğer muadilleri gibi "misyon" gazeteciliğine soyundu. Açık İstihbarat'ın "sürekli darbe" olarak nitelediği "Ergenekon" süreci içerisinde bir takım mesajlara, "tekliflere", ortam hazırlamalara ve "yoklamalara" aracılık eden haberlere imza atmaya başladı. Ergenekon sürecinin bavulcusu Mehmet Baransu'nun ardından, -yaşı biraz geçkin de olsa- yeni bir yıldızın yükseldiğine işaret eden ilk haberi Takvim gazetesi geçtiğimiz günlerde manşetine taşıdı. Medyada geniş yer bulan Ergün Diler imzalı bu habere göre 2008 yılında İzmir'de meydana gelen bir patlamanın hedefi İlker Başbuğ'du ve bu eylem "Ergenekon" tarafından gerçekleştirilmişti! Dahası, patlama olayının "Ergenekon"tarafından organize edildiğini Başbuğ'un kendisi de perde arkasında kabul etmekteydi! Gerçi, 2008 yılında meydana gelmiş bu olayın adli bakımdan tamamen ortaya çıkarılmış bir PKK eylemi olduğunu Vakit gazetesi Ankara Temsilcisi Yener Dönmez ortaya koydu ve maddi unsurları tamamen geçersiz bir olay üzerinden operasyonel haber imal eden Ergun Diler'i kelimenin tam anlamıyla rezil etti. http://www.postmedya.com/news_detail.php?id=51405 Ergün Diler ve benzeri gazetecilerin önlerine konulan dosyalara "haber" adı altında imza atmaktan başka şansları olmadığını bilmekle birlikte, bu haberin ne amaç taşıdığına baktığımızda şu tablo ile karşılaşıyoruz. "Tarihte bir ilk" klişesi eşliğinde tutuklanan eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un Silivri'ye gönderilmesi ile "Ergenekon" kurgusunda hedeflenen zirvelerden birine ulaşıldı; bu süreçte bir genelkurmay başkanı da tutuklanmış oldu. Ancak, Ergün Diler'in imza attığı haberden anlaşılacağı üzere bir koyundan bir kaç post çıkarma peşinde olanlar, bu tutuklulukla yetinmeyecek gibi görünüyor... Ergenekon sürecinde Genelkurmay Başkanı tutuklama aşamasına gelenlerin, tutuklu profilinin bütün yüksekliğine rağmen bir sorunları var: Bütün sansasyonel davalar, tutuklamalar, iddialar ve propaganda bombardımanına rağmen "Ergenekon"u bir "terör örgütü" olarak tescilleyemediler. Hukuk, insanlık ve uluslararası kurumlar tarafından "tescillenmemiş" bir "terör örgütünü" PKK ile eşitlemek bu şartlar altında havada kalıyor. İşte bu noktada, bir süredir pişirilen "Ergenekon-PKK İşbirliği" kurgusunu bir Genelkurmay Başkanı'na "onaylatma" arzusunun tavan yaptığı hissedildi. Başbuğ'un tutukluluğu konusunda Tayyip Erdoğan'ın bile "Mesai arkadaşım tutuksuz yargılanmalı" dediği bir ortamda, Takvim gazetesine böyle bir manşet yaptırılması iki kere manidardır. Şayet Başbuğ, Takvim'in haberinde belirtildiği gibi sözkonusu eylemin "Ergenekon" tarafından gerçekleştiriliğine o zaman iknâ olmuşsa (veya bugün ikna olmak isterse) ortaya şu durum çıkar: Sözde PKK-Ergenekon birlikteliği, bir Genelkurmay Başkanı'na onaylatılarak "Ergenekon terör örgütünün" tescillenmesinde önemli bir adım atılmış olacaktır. Bu durumda, "Ergenekon terör örgütünün yöneticisi" olduğu iddiasıyla tutuklanan Başbuğ da "itirafçı" konumuna düşecektir. Bu durumun Başbuğ'a "özgürlük", Öcalan'a ise -bir Genelkurmay Başkanı ile birlikte- genel af getirmesi kaçınılmazdır. Açık İstihbarat
|
Köşe Yazarları
Haber AraEn Çok Okunanlar
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||