Hrant Dink'in ailesinin ağır suçlamalarda bulunduğu eski İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek, Teftiş Kurulu Başkanlığı'na atandı.
Dink ailesinin avukatı karara şöyle tepki gösterdi: “Terfi artık bu cinayetin sorumluların araştırılması konusunda iktidarın yeterli adımları atmayacağı düşüncesini uyandırmıştır.”
Hrant Dink cinayetine ilişkin istihbarat olduğu halde gereken önlemleri almamakla suçlanan dönemin Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek, kızak tabir edilen görevinden Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı görevinden Emniyet’teki en kritik görevlerden biri olan Teftiş Kurulu Başkanlığı’na atandı. Dink ailesinin avukatlarından Arzu Becerik, “Akyürek’in terfi ettirilmesi artık bu cinayetin sorumlularının araştırılması konusunda iktidarın yeterli adımları atmayacağı düşüncesini uyandırmıştır. Kaldı ki Emniyetin içinde bu cinayetle ilgili bir soruşturma yapılacaksa, bu soruşturmanın yürütüleceği makama getirilmiştir” dedi.
Suçlanmıştı
Trabzon’da Dink cinayetinin hazırlığı yapıldığı dönemde Emniyet Müdürü olan Akyürek, Dink cinayeti davasında yargılanan Erhan Tuncel’i polis muhbiri yapmak karşılığında McDonalds’a bomba atılması eyleminde yargılanmaktan kurtarmakla suçlanıyordu. Başbakanlık Teftiş Kurulu raporunda da Akyürek, cinayet işlendiği sırada İstihbarat Daire Başkanı olan Akyürek’in görevinin gereğini yapmadığı tespiti yer almıştı. Akyürek, İstihbarat Daire Başkanlığı görevinden alınmış, açtığı davayı kazanmasına rağmen görevine dönmemişti.
Hrant Dink’in ailesi, AİHM’nin cinayet ile ilgili olarak Türkiye’yi mahkum eden kararının gereğinin yerine getirilerek cinayette sorumluluğu bulunan kamu görevlilerinin “ihmali davranışla kasten öldürmek, öldürmeye yardım ve terör örgütü” suçlarından soruşturulmaları için savcılığa geçen yıl bir dilekçe vermişlerdi.
Dilekçede, aralarında Akyürek’in de olduğu 28 kamu görevlisi hakkında Dink’in öldürüleceğini bildikleri halde cinayetin önlenmesi konusunda gerekli tedbirleri almadıkları, Dink’in yaşamını koruma yükümlülüğünü yerine getirmedikleri, cinayetten sonra ipuçlarını gizlemek üzere savcılardan bilgi ve belge gizledikleri iddia edilmişti. Dilekçede kamu görevlilerinin ‘ihmali davranışla kasten öldürme’ suçunu düzenleyen TCK’nın 83. maddesi çerçevesinde Dink‘in ölümünün gerçekleşmesini sağladıkları görüşü dile getirilmişti.
‘Şaşırtıcı bir gelişme’
Dink ailesinin avukatlarından Arzu Becerik, Akyürek’in terfi ettirilmesini “Bizim için şaşırtıcı bir gelişme oldu” sözleriyle değerlendirdi. Becerik şöyle devam etti: “Çünkü Akyürek bu cinayetin planlandığı tarihte Trabzonda’ydı. Cinayetten önce de Trabzon Emniyet Müdürü iken İstihbarat Daire Başkanlığı’na atanmıştı. Erhan Tuncel’in cinayete ilişkin verdiği istihbarat bilgisine sahip olan bir kişi. Üstelik Tuncel’i McDonalds’ın bombalanması eylemine karışmış olmasına rağmen haber elemanı yapan da Akyürek’ti. İstihbarat Daire Başkanı olduğunda da bu istihbarat bilgisini İstanbul ve Trabzon Emniyetini yeterince harekete geçirmediğini, eksikliği olduğunu düşündüğümüz bir kişi. Buna rağmen aklanmadan terfi ettirilmiştir. Hepsi bir tarafa bu cinayette ‘başarısız’ olduğu halde terfi ettirilmesi, artık bu cinayetin sorumlularının araştırılması konusunda iktidarın yeterli adımları atmayacağı düşüncesini uyandırmıştır.”
‘Tarafsızlığını yitirir’
Akyürek’in de aralarında olduğu 28 kamu görevlisi hakkında Dink cinayeti ile ilgili süren bir soruşturma olduğuna da dikkat çeken Becerik, “Savcı bu soruşturma dosyasını harekete geçireceğini söylemişti. Oysa bakın, Akyürek’in atandığı makam teftiş kurulu başkanlığı... Yani Emniyet’in içinde bu cinayetle ilgili, o dönemdeki emniyet mensupları hakkında bundan sonra bir soruşturma yapılacaksa, o dönemdeki kişilerin araştırılmasında görev alabilecek bir makam. Emniyet Genel Müdürlüğü müfettişlerinin yapacağı bu soruşturmalar da tarafsızlığını yitirmiş olacaktır” dedi.