new balance shoesasics running shoesmulberry handbagsnew balancetory burch saleonitsuka tiger saleLouboutin Saledesigner bagsprada handbagstory burch shoesLouis Vuitton Outlet
Bu gün, o gün değil midir?

Bu gün, o gün değil midir?

Tarih 05 Şubat 2012, 04:11 Editör Editör

Hepimiz, Atatürk'ün Gençliğe Hitabesini biliriz. Atatürk'ün, 1924'te Orhun Yazıtları kitabını okuduktan sonra, Bilge Kağan'ın "Ey Türk, üstte mavi gök çökmedikçe, altta yağız yer delinmedikçe senin ilini ve töreni kim bozabilir ki.

Ey Türk! Ökün ve kendine dön!” dediği bölümün yanına, “Büyük Nutuk, böyle bir hitabe ile son bulacaktır” diye not düşmüş olduğunu ise çoğumuz bilmeyiz. Kitap, halen Anıtkabir’dedir.
Büyük Atatürk, Türk gençliğine Bilge Kağan gibi hitapta bulunmuş ve yine benzer şartlarla karşılaşırsa ne yapması gerektiğini söylemiştir. Tek tek inceleyelim:
“Ey Türk gençliği!
Birinci vazifen, Türk İstiklâlini, Türk Cumhuriyeti’ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır.”
Bugün, Türk gençleri, artık CIA projesi olan “Yeni Osmanlıcılık” çerçevesinde kimliksizleştirme operasyonuna teslim edilmiştir.
Öyle ki cumhuriyetin temel ilkeleri yıpratıldığı için gençlerimizden bir kısmı, mevcudiyetini ortadan kaldıracak Soros veya AB fonlarına kapılmakta veya dinlerarası diyalog adı altında gizli Hristiyanların elinde sadece millî değil, dinî kimliğini dahi kaybetmekte, en kıymetli hazinesine ise düşman gözüyle bakmaktadır.
“Bir gün, istiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerait, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir.”
Bugün Türk gençliği siyasî partiler veya istihbarat güdümlü örgütler vasıtası ile kontrol ediliyor. Buna rağmen fedakârlık yaparak mücadeleye atıldığında ise 12 Eylül öncesinde olduğu gibi birbirine düşürülmekte veya bugün olduğu gibi terörist ilân edilmektedir.
Türkiye’nin Emniyet Genel Müdürlüğü’ne sunulan raporda, aslında milliyetçilik demek olan ulusalcılık, yani cumhuriyetin en temel ilkesi, iç tehdit olarak gösterilmektedir.
“İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler.”
Afganistan ve Irak’ı işgal eden güçler Türkiye’yi dahi 1 Mart tezkeresi ile istila etmek isterken, işbirlikçiler “ABD’ye karşı koyamayız, yanında yer alalım, masaya oturup pay kapalım” tezini işleyebilmiştir.
“Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.”
Cebren değil ama hileyle aziz vatanın sinir sistemi demek olan haberleşme ağı, enerji sistemleri, maden imtiyazları, bankaları, hatta tarımı yabancıların inisiyatifine terk edilmiş, Atatürk’ün Bandırma vapuruyla Samsun’a hareket ettiği 16 Mayıs’ın yıldönümünde eldeki son limanlardan biri olan Bandırma Limanı bile satılmıştır. Ordular dağıtılmamıştır ama psikolojik harekâtlarla yıpratılmaktadır. Halkın zihni, teslimiyet sloganları ile işgal edilmiştir.
“Bütün bu şeraitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler.”
Bir iktidar sahibi, Türk vatanında “Türk dediğin nedir ki?” diyebilmiştir. Parti programını bile CFR memorandumundan alarak kuran şimdiki iktidar sahibi ise “Avrupa elbette iç işlerimize karışacaktır” diyebilmiştir.
“Hatta bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasî emelleriyle tevhit edebilirler.”
İktidar olabilmek ve iktidarda kalabilmek için  “Ankara’nın şerrinden Brüksel’in şefaatine sığınmak” dedikleri bir politika takip eden, bugünlerde de ABD, İngiltere ve AB ile siyasî geleceğini kurtarma peşine düşen iktidar, Türkiye’nin, Türk Dünyası’nın ve İslam ülkelerinin köleleştirilmesi demek olan Büyük Orta Doğu Projesi’nin eş başkanlığını üstlenebilmiştir.
“Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.”
IMF ve Dünya Bankası politikalarıyla Türkiye, tıpkı Tanzimat Fermanı sonrası Osmanlı’nın borçlandırıldığı gibi 500 milyar dolar borçlandırılmış; bu yetmezmiş gibi bankacılık sistemini ele geçiren yabancılar tarafından 100 milyar dolara yakın da kredi kartları ile âdeta köle haline getirilmiştir. Türk halkı, artık sadece borç faizi ödemek için çalışmaktadır.
“Ey Türk istikbalinin evlâdı!
İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen; Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda, mevcuttur!”
Türk istikbalinin evlâdı, bu şartlarda vazifeye atıldığında; millî kavramlar, istihbarat örgütlerinin kurduğu yapılanmalara verilen adlar yüzünden kirletildiği için onlarla birlikte anılmaktadır. Dolayısıyla etkinliği sıfırlanmak istenmektedir.
İşte Türk genci, bu tabloya rağmen damarlarındaki kanın gereğini yapmak zorundadır.
Bugün, Atatürk’ün 81 yıl önce gördüğü, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düştüğümüz gün değil midir?
Bugün, o gün değil midir?
 
----------------------------


19 Mayıs 2008”de yayınlanan bu yazıyı Türklüğe yönelik artan saldırılar sebebiyle yeniden yayınlıyoruz...

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

ATATÜRK

Titreyin ve kendinize dönün...

Titreyin ve kendinize dönün... Atatürk bir Türk milliyetçisi ve örnek bir devrimcidir...

Milliyetçilik derken...

Milliyetçilik derken... "Bir ulusun kendi ülkesini, kendi kültürünü, kendi tarihini ve kendi geleceğini koruma çabasıdır..."

Atatürk' ü sevmeden Türkiye yi sevemezsin...

Atatürk' ü sevmeden Türkiye yi sevemezsin... "Türkiye demek Mustafa Kemal ATATÜRK demektir..."

23 Nisan Kutlu olsun

23 Nisan Kutlu olsun Milletler egemenliklerini geçici olarak da olsa verecekleri meclislere dahi lüzumundan fazla güvenmemelidir.

Türkiye nihayet bunu da gördü

Türkiye nihayet bunu da gördü Hükümet ‘avukatsız yargılama' için düğmeye basmaya hazırlanıyor!
Yeni Sayfa 1

Köşe Yazarları

Rıfat Serdaroğlu Rıfat Serdaroğlu
LASTİK PATLAK
Nurullah Aydın Nurullah Aydın
İNSAN OLANASESLENİŞ
Burhan Özbey Burhan Özbey
"HALKIN BAYRAMINI" KURNAZCA SAHİPLENMEK
M.Nevruz Sınacı M.Nevruz Sınacı
ÖZGÜRLÜKVE "DEMOKRASİ BAYRAMI"
Müyesser Yıldız Müyesser Yıldız
AKP, Peres'in Şu Projesini "Taş Gibi" Destekliyor!..
Uğur Koca Uğur Koca
TIP BAYRAMI ve DOKTOR HİKMET
H. Salih Gündüz H. Salih Gündüz
HOCALI'YI UNUTMAKTIR SENİN LÂNETİN
Bekir Öztürk Bekir Öztürk
"POLİS BİZE YETMEZ MİT'İ DE İSTİYORUZ"
Aysen Aydın Aysen Aydın
NERDE KALMIŞTIK
Zeynep Türk Zeynep Türk
Katil
Fuat YILMAZER Fuat YILMAZER
İNGİLİZ VE AMERİKAN MİKSERLİĞİ, ORTADOĞU VE AFRİKA'DAKİ GELİŞMELER
Tuncay Demirbaş Tuncay Demirbaş
Referandumda Hayır Demek Milli Bir Görevdir
Prof.Dr.İsa Kayacan Prof.Dr.İsa Kayacan
İletişimliler Vakfı'nın: "Meslekte 50 yıl onur ödülü"
Hasan Tahsin Hasan Tahsin
ÇÖMELMEDEN ÇIKTIM DA RECEBİM..
Adil Serdar Saçan Adil Serdar Saçan
DİNK CİNAYETİNİ KAPATTILAR
 
My Great Web page

Haber Ara


Gelişmiş Arama

Foto Galeri

              

AÇILIM
AÇILIM
KARİKATÜR
KARİKATÜR
ÇOCUK SEVGİSİ
ÇOCUK SEVGİSİ
CENAZE TÖRENİ
CENAZE TÖRENİ

Video Galeri

              

Atatürk Bir kişiye beş polis kamerası
Zekeriya Öz'ün Akıl Sağlığı ve zekası Fethullah Gülen Fıkrası