|
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
YOLUN SONU GÖRÜNÜYOR:
Değerli sanatçı Musa Eroğlu'nun çok güzel bir eserinin adıdır bu. Bir dörtlüğünde şöyle der; Bu dünyanın direği yok, Merhameti yüreği yok, Kılavuzun gereği yok, Yolun sonu görünüyor. “NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE” sözünün çeşitli yerlere yazılmasını “ilkellik” sayan bir Cumhurbaşkanı ve “DEMOKRASİ BENİM İÇİN ARAÇTIR, HEDEFİME GELDİM Mİ İNERİM” diyen bir Başbakan’la dopdolu 7 yıl geçirdik. Dış Politikada geldiğimiz noktaya bakalım. Komşularımızla sıfır anlaşmazlık (ne demekse bu) dedik, kardeşimiz Azerbaycan ile aramız buz gibi. Irak’ın toprak bütünlüğü bizim için kırmızıçizgi dedik, Irak’ın üç’e bölünmesi gerektiğini, 2001 yılında “Stratejik Derinlik” isimli kitabında yazan adamı Dışişleri Bakanı yaptık. ABD- İran arasında aracı rolüne soyunduk, İran bizi refüze etti, şimdi de İran’a karşı Patriot füzesavar sistemi alıyoruz. AB ilişkilerimizin geldiği nokta belli; Gerek Almanya Başbakanı, gerekse Fransa Cumhurbaşkanı, Türkiye’yi AB’ye almayacaklarını artık yüksek sesle ifade ediyorlar. Kıbrıs’ta geldiğimiz yer tam bir kördüğüm. “Yes be annem” ciler ortada yok. ABD ile ilişkiler gayet iyi. Onlar “TAK” diye emrediyor, bizimkiler “ŞAK” diye yerine getiriyor. Ne diyordu Musa Eroğlu; Bana ne yazdan bahardan, Bana ne kardan borandan, Aşağıdan yukarıdan, Yolun sonu görünüyor. Kürt Açılımı dediler, Demokratik Açılıma döndüler, Milli Birlik Açılımında karar kıldılar. Nerelerini, nasıl açacaklarını kendileri de bilmiyorlar. Fakat PKK biliyor. Hala askerimize saldırıyorlar, şehitler vermeğe devam ediyoruz. Başbakan, “Bedeli ne olursa olsun açılımı gerçekleştireceğiz” diyor, DTP’li bir milletvekili bu ülkenin Genelkurmay Başkanına ve iki parti liderine “BELA” diyebiliyor. Bu ülkenin insanının sırtından milyar dolarlar kazanan sapık fikirli biri “Türk değilim, Türklükten utanırım” diyor, sonra devletten koruma istiyor, Türklüğüyle iftihar eden Polisler bu adamı koruyor.
Ne diyordu Musa Eroğlu; Geçtim dünya üzerinden, Ömür bir nefes derinden, Bak feleğin çemberinden, Yolun sonu görünüyor. Ekonomik Durumumuza bakalım; Bütçe açığı yılsonu gelmeden 31,3 milyar TL oldu. Geçen yılın aynı döneminde bütçe 4,6 milyar TL fazla vermişti. Bu da geçen yılın aynı dönemine göre, yüzde 780’lik bir bütçe açığı verildiğini gösteriyor. Vergi gelirlerinde geçen yıla göre %2,3 gerileme var. İthalatta alınan KDV’de geçen yıla göre % 30 azalma var. Genç işsizlerin oranı % 23,7. Kayıt dışı çalışma oranı % 45,7 Ücretli ve yevmiyeli çalışan sayısı 296 bin kişi azaldı. Mutfak ve pazardaki enflasyonu insanlar kendileri yaşıyor. Recep Beyin camına danışmanları ne yazarsa yazsın, ortalık yangın yeri gibi. Hele genç nüfustaki işsizlik oranının % 23,7 (resmi rakam bu, gerçek daha fazla) e ulaşması gelecek için insanın içini karartıyor.
Ne diyordu Musa Eroğlu; Azrail’in gelir kendi, ne ağa dinler ne efendi, Sayılı günler tükendi, Yolun sonu görünüyor. Siyasetçilerin alması gereken çok önemli ders şudur; Siyaset bir “İŞ” değildir, hele “Ticaret” hiç değildir. Siyaset, milletten alınan vekâletle, millete hizmet etmek için “GÖNÜLLÜ” olarak yapılan bir görevdir. SÜRELİDİR. Sayılı günler gelir, sen gidersin başkaları gelir. Demokratik rejimin en güzel tarafı ise herkese hesap sorulabilmesidir. Başbakan’dan Milletvekiline, Belediye Başkanlarından Parti yöneticilerine, Bürokratlardan bölücülere kadar herkes hesap verecek. Helal hizmet yapanlar milletin gönlüne taht kuracaklar, Haram hizmet yapıp, haram yiyenler Bağımsız Türk Yargısında sorgulanacaklar ve sonucuna katlanacaklardır. Bir Siyasetçi için en büyük ödül, görev süresinin hesabını verip, açık alınla, korumasız halkın içinde dolaşabilmektir. Sağlık ve başarı dileklerimle. Rifat Serdaroğlu Eski Sağlık ve Devlet Bakanı rifatserdaroglu@superonline.com 0532 2110011
|
Köşe Yazarları
Haber AraEn Çok Okunanlar
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||