Yaşadığımız bu günkü ortamdan çıkmak için maalesef şu anda bir ışık görünmüyor.
''Allah Devletimize zeval vermesin'...Türk insanının Devleti için içten söylediği bu halisane söz bu günlerde insanın içini sızlatmaktadır. Geldiğimiz veya getirildiğimiz bu günkü durumlar o hale gelmiştir ki;içinden nasıl çıkılacak sorusuna bir türlü cevap bulunamamaktadır.Bu günlerin tek sorumlusu da Hükümettir.! AKP Hükümetinin kurulduğu günden beri,Devletin tüm organları sistematik bir şekilde anlayışları gereği hayalleri olan DİN devletine dönüştürme gayretleri içersinde,sessiz ve derinden çalıştıkları artık gün yüzüne çıkmıştır.Bunun en çarpıcı örneği,herkesin gördüğü türbanlı bayan sayısının AKP döneminde çocuk ve genç kızlar dahil olmak üzere azımsanmayacak sayıda çoğaldığıdır.Siyasal İslamın en belirgin göstergesidir. İktidara geldikleri günden itibaren,Türkiye Cumhuriyetini siyasal İslama dönüştürme gayretlerine karşı engel gördükleri TSK'yı yıpratma çabalarının arkasına bir de AB üyeliği ve standartları masalları ile inatla sürdürmeleri ülkeyi bu günlere getirmiştir.Nedense,AB örneklerini verirken hep işlerine gelen kısmını gündeme taşımışlar,Demokrasi ve özgürlük havarisi kesilmişlerdir.AKP'de parti içinde olmayan Demokrasi ve özgürlüğü ülkeye getirecek bir parti olduklarına toplumu inandırmaya çalışmaktadırlar.Hoş..,inanaların da az olmadığı aldıkları oy'lardan belli olmaktadır.! Geldiğimiz belirsiz ortam meydandadır.Yürütme yasama ve yargı üzerinde baskı kurmuş''Tek adam''ne derse yapılır olmuştur. Açılım dendi Kürt-Türk ayrımcılığı arttı,yargıya el attı,yargı ikiye bölündü! Yargı kararları adeta Başbakan'ın onayından geçermiş gibi,aleyhine olanlara yanlış ve ideolojik dedi,işine yarayan kararlar olunca''Yargıyı rahat bırakın''korumasına geçti.Siyasetin yargı içine bu kadar nüfuz ettiği bir ülkede BAĞIMSIZ YARGI'dan söz etmek mümkün değildir.Dolayısıyla verecekleri her kararda artık tartışılır olacaktır. Gerçek olan Devletin çok zor günler geçiriyor olmasıdır.Hayatını vatan mücadelesi için vermiş çok değerli komutanlar bu gün adi bir suçlu gibi yargıya gönderiliyor ,hesap soruluyorsa bu Demokrasi gereği değil,baskıcı bir rejimin uygulamaları olarak görülmektedir. Bu gün bir ayağı Almanya'da mahkum olmuş Deniz Feneri gibi dolandırıcılık iddiası ayyuka çıkmış bir konuda ayak sürüyen Hükümet,konu Asker ve yargı olunca''Adaleti rahat bırakın'' savunmasına geçebilmektedir.
Zor günlerdeyiz...Devlet organları arasındaki çatışma ortamından süratle ve adilane bir şekilde çıkıp normale dönemessek daha kötü günler yaşayacağız demektir.Bu toz duman arasında ileriyi görebilmek mümkün olmadığı gibi tahmin etmek de çok zor.! Yine de umutlarımızı kırmayalım,karanlığın en koyu olduğu zaman,aydınlığın ilk ışıklarının başladığı zamandır.