Gülen, “Meyhane veya başka haram şeylerin bulunduğu caddelerde dolaşmayın. Görüntü ve konuşmalar, fotoğraf veya kamerayla tespit edilip, farklı şekilde yorumlanabileceği için bir kadınla yalnız görüşmeyin. İnternet sitelerinde başıboş gezinmeyin” dedi.
Gülen’in 22 Şubat tarihli, “Vera’ Ehli ve Sorumluluk Şuuru” konulu sohbetinde, “vera”nın, şüpheli şeylerden, yerlerden, yanlış yorumlara sebebiyet verecek tavır ve davranışlardan uzak durma anlamına geldiğini anlattıktan sonra, ilk olarak şöyle bir örnek verdi:
“Vera’ sahibi bir mümin, laubalilik ve gayr-i ciddiliklerin nümayan olduğu bir yerde bulunmaktan tevakki etmelidir. Mesela bir kına gecesi, bir düğün merasimi dahi olsa, eğer orada Allah’ı ve peygamberi unutturacak laubalilikler ufku kirletiyorsa, vera’ sahibi bir insan o mekânda kendi konumuna halel getirmemeli, durum ve kredisini kırdırmamalı, itibarını zedelememeli ve asla gayr-i ciddiliklere, laubaliliklere girmemelidir.”
“Günah caddelerinin yakınından geçmeyin”
Gülen’in “vera”nın anlamını açıklamaya çalışırken verdiği ikinci örnek de şu oldu:
“Diyelim ki siz bir tarafında bir meyhane veya haramların irtikap edildiği başka bir mekânın bulunduğu bir caddeden geçiyorsunuz. Eğer siz, halkın teveccüh ettiği, rehber olarak gördüğü, önlerinde numune-i imtisal kabul ettiği birisi iseniz, lehviyat mekânlarının bulunduğu böyle bir caddeden geçerken, ‘Acaba oraya mı girdi, orada o atmosferi paylaştığı dost ve arkadaşları mı var?’ türünden değişik mülâhazalara sebebiyet verecek ve sizde itibar ve kredi kırılmasına yol açacak her türlü tavır ve davranıştan uzak durmanız gerekir… Mecbur kalmadıkça o tür lehviyat ve levsiyatın işlendiği yerlerin yakınından bile geçmemelisiniz.”
“Kadın ve kameraya dikkat”
Fethullah Gülen, “konunun açıklanması adına” diyerek, şu üçüncü örneği anlattı:
“Sosyal hayat içinde bulunan bir insan, bir mecburiyete binaen afife bir hemşiremizle bir meseleyi konuşma, istişare etme durumunda kalabilir. Ancak siz hakkınızda başkalarına, ‘Acaba ne konuşuyordu?’ dedirtmemek için, bir iffet abidesi olarak vera’ mülâhazasıyla hareket etmeli; hareket edip itibarınızı korumalı ve taife-i nisadan birisiyle bir yerde bulunacaksanız yanınıza mutlaka bir üçüncü şahsı almalısınız. Mesela, o şefkat kahramanlarından biri re'fet ve şefkat hisleriyle yanınıza gelip samimi bir şekilde size minnet duygularını aktarıyor olabilir. Ancak hususiyle günümüzde görüntü ve konuşmaları fotoğraf ve kameralarla tespit etmek çok kolay hâle geldiğinden, bazıları bu meseleyi alıp değerlendirir ve çok farklı şekilde yorumlayabilirler…İşte ulema bu türlü meselelere karşı çok dikkatli olmalıdır.”
İnternet sitelerinde keyfi gezinmeyin
Dini temsil eden insanların itibarına dokunan tavır ve davranışların, neticede dine de dokunacağını ve başkalarını, “Eğer bu dini temsil edenler böyleyse, demek ki bu dinde hayır yok!" şeklinde düşüncelere sevk edeceğini belirten Gülen, son bir uyarıda daha bulundu.
İnsanların vicdani kanaatleriyle, vacip, farz veya farzlar üstü farz bir görevi yerine yetirirken, istemeden toplumsal bela benzeri şeylerin içine düşebileceğini hatırlatan Gülen, “Bu ayrıca değerlendirilmesi gereken bir husustur. Ancak böyle bir maksat olmadan, canının istediği şekilde, keyfîliğe bağlı bir halde kalkıp, şurada burada gezme, internet sitelerinde gezinme, hava almak için gidip, değişik yerlerde dolaşma ve benzeri tavır ve davranışlar içine girme… evet, bunların hiçbirini Kitap ve Sünnet’e göre tecviz (uygun görme) etmemiz mümkün değildir.”