new balance shoesasics running shoesmulberry handbagsnew balancetory burch saleonitsuka tiger saleLouboutin Saledesigner bagsprada handbagstory burch shoesLouis Vuitton Outlet
TÜRK'ÜN ÖZÜNDE KADININ YERİ

TÜRK'ÜN ÖZÜNDE KADININ YERİ

Tarih 07 Mart 2010, 15:13 Editör Aysen Aydın

Bin yıl önce Türk kadını, bez parçasıyla şekli bir örtünmeye ihtiyaç duymuyor fakat Türk toplumu zinayı ağır bir suç kabul edip, aile bağına ve sadakate önem veriyordu. Bugün ise, kanunları AB'nin istediği yönde değiştirerek zinayı serbest bırakanlar, ahlakı bir bez parçasına indirgeyip, kadınımıza şekli örtünme dayatması yapmaktadırlar.

8 Mart Emekçi Kadınlar Günü için tüm kadınlarımıza ithaf ediyorum.

Türk’ün Özünde, Kadının Yeri

 

Dede Korkut hikâyeleri, Oğuz Türklerinin toplumsal ve iktisadi hayatları, gelenek ve görenekleri hakkında önemli bilgiler veriyor. Dede Korkut, Hanın kızı Banu Çiçek'i diğer boyun Kağan’ı Bamsı Beyrek'e ister. Aileler rıza gösterir fakat kararı, gençlerin karşılaşıp kavgaya tutuşmaları, ok atıp yarışmaları sonrasına bırakırlar. Banu Çiçek yanındaki atlı kızlarla, Bamsı Beyrek savaşçılarıyla ve tesadüfen bir orman kenarında karşılaşırlar. Banu Çiçek ve Bamsı Beyrek, güreş tutar, ok atar, bir birlerini sınarlar. “IX yüzyılda Ibn Rüşt yada XI yüzyılda el-Bekri gibi Müslüman yazarlar Türk kızlarının eşlerini seçmekte özgür olduklarından söz ederler.” [1]  

 

Dede Korkut hikâyelerindeki kadın, toplum yaşamında söz sahibidir. Kadın da hanlık edebilir. 13. yüzyılda Hindistan Türk İmparatorluğunda Şemseddin II-Tutmış tahtını, ‘çocuklarının en yeteneklisi’ olan kızı Raziye’ye bırakmış ve Raziye 1236–1240 yıllarında dört yıl saltanat sürmüştür. [2] Osmanlıya gelindiğinde de benzer bir durum görülür. Kanuni’de “Sultan”dır, Hürrem’de.

 

Türkler için göçebe kültürü çok basit bir ifadeyle; özgürlük demekti. Bu özgürlük doğanın çetin koşullarına karşı mücadele edilerek kazanılmıştı. Mücadele kadınla erkeğin omuz omuza sürdürdüğü türdendi. Beraber kazanılan özgürlüğün, diğer cins karşısında terk edilmesi söz konusu değildi… Öyle ki; Türkler özgürlüklerine, ‘hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım!’ diyebilecek kadar bağlıydılar. Özgürlük ruhunun hüküm sürdüğü bir toplumda, toplumun bir yarısının gem altında tutulması düşünülemezdi. [3]

 

 “Kadınlar büyük bir serbestliğe sahiptiler ve özel görevler üstlendiklerinde erkeklerin yapabildiği her işi yapabilirlerdi. Ata binebilir, avlanabilir, dövüşebilir, Şaman ayinleri düzenleyebilirlerdi. Kadınların klanlar içinde çok etkili oldukları, devlet içinde yüksek görevlere geldikleri dönemler de olmuştur. Bu göçebe toplumu hermafroditizmi en ideal biçimiyle yaşamaktaydı, her iki cins de birbirine tamamen eşitti, cinsiyet ayrımı asla gözetilmiyordu.” [4]

 

921 yılında İslam’ı tebliğ etmek üzere Volga civarında yaşayan (Bulgar)Türkleri ziyaret eden İbn Faldan, gözlemlerini şöyle anlatır: “Kadınları erkeklerinin ya da başka erkeklerin önünde örtünmez. Ayrıca kadın, vücudunun hiçbir kısmını hiç kimseden gizlemez… Zinadan haberleri yoktur, ama birinin bu tür bir iş yaptığını öğrenirlerse, onu aşağıda anlattığım şekilde ikiye ayırırlar.[5] 

 

Bin yıl önce Türk kadını, bez parçasıyla şekli bir örtünmeye ihtiyaç duymuyor fakat Türk toplumu zinayı ağır bir suç kabul edip, aile bağına ve sadakate önem veriyordu. Bugün ise, kanunları AB’nin istediği yönde değiştirerek zinayı serbest bırakanlar, ahlakı bir bez parçasına indirgeyip, kadınımıza şekli örtünme dayatması yapmaktadırlar.

 

İşin ilginç tarafı, kadın özgürlüğünden bahseden ve sözde “modern” Batı kaynaklı bir hareket olan feministler de, kadını örtünme baskısı altına almaya çalışan sözde “İslamcı” harekete, “demokrasi” adına destek vermektedirler. Kısacası günümüz Türk kadınının yaşam tarzı, bir yanda Haçlıdan, bir yanda da Vehhabilikden gelen dayatmalarla karşı karşıyadır.

 

Geleneksel olarak toplumsal konumu erkekle eşit olan Türk kadını, örtünme gibi şekli dayatmalarla, kendi başına yaşam tercihlerini bile yapamayan ikinci sınıf insan konumuna düşürülmektedir. Toplumun iki yarısının arasına, zihinlerde beton duvarlar örülmek istenmektedir.

 

Sanki bütün hedefleri, Milli şairimiz Mehmet Akif’in hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım!’ dizelerine cevap vermek içindir. Toplumun bir yarısına zincir vurulmakta, akıllar, zihinler, sözde bir “din” adına teslim alınmaktadır. Sonrasında, kadınları teslim alınmış bir toplumun geri kalanını esir etmek, hiç sorun olmayacaktır.

 

Banu Çiçek’e ya da Kurtuluş Savaşımızda cephede savaşan Nene Hatuna “sen sus be kadın” demek mümkün müydü? Denir miydi? 75 sene önce Dünya da ilk kadın jet pilotu unvanını hak eden Sabiha Gökçen’e, “sen ne anlarsın bu işten?” diyebilecek bir babayiğit var mıydı?

 

Mersinli çiftçi Kemal Öncel’e “al ananı da git” diyebilmek ve toplumu bu ifadeleri kabullenir hale getirmek için, önce kadınlarımızın esir edilmesi gerekiyor. Önce zihinlere kelepçe takılması gerekiyor. İşte Batının Haçlısıyla, Vehhabinin tarikatçısı bu noktada birleşiyor, bu hedef için ortak oluyor.

 

Bir yandan feminizm marifetiyle, diğer yandan, hurafelerle, sözde din adına, sözde Müslümanlık adına üretilmiş cehaletle, toplumu “kadın” ve “erkek” olarak bölüyorlar. Misafirlikte bile, kadınla erkeği ayrı odalarda oturtan, el bile tokalaştırmayan fesat yüklenmiş bir zihniyetle, bir toplumun birliği, büyük seferberliği mümkün olabilir mi?

 

Böyle bir fesatla ayrıştırılmış bir toplumla, yeniden bir Kurtuluş Savaşı verilebilir mi? Banu Çiçek ve Bamsı Beyrek gibi, her şeyden önce “delikanlı” olmadan, toplumsal bir atılım yapılabilir mi?

 

Ve çare, Banu Çiçek ve Bamsı Beyrek’i anlamakta ve her alanda, her konuda Türkleşmekte saklı olabilir mi?

 

 

Sosyolog Hakan Yavuz

Silivri, 6 Mart 2010

 

Dipnotlar:

[1] Jean-Paul Roux, Türklerin Tarihi Pasifikten Akdenize 2000 Yıl, s.252, Kabalcı, İstanbul, 2007.

[2] Jean-Paul Roux, a.g.e., s.235.

[3] Hakan Yavuz, Türk’ü Bilmek, Türk’ü Sevmek, s.168, Cem Matbaası, Çorlu, 2008

[4] Jean-Paul Roux, a.g.e., s.138

[5] İbn Faldan, Bin Yıl Önce Türkler ve Ötekiler, s.19, İstiklal Kitapevi, İstanbul, 2005

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

MAKALELER

Silivri'ye mektup...

Silivri'ye mektup... MUSTAFA ARSLAN - Sevgili Müyesser Yıldız; Bu mektubu, zamana kaşelettirerek tarih eliyle gönderiyorum!

Dindar gençliği hangi tarikat yetiştirecek?

Dindar gençliği hangi tarikat yetiştirecek? Tayyip Erdoğan, sık sık milletin değerlerini esas alarak politika yaptıklarını söylüyor. Milletin değerleri dediği ...

İşte sümen altı edilen o belge

İşte sümen altı edilen o belge İşte UEFA'nın yolladığı "F.Bahçe'yi Avrupa'ya göndermeme kararı sizindir" yazılı belge. ÖZEL

Türk Ocakları Yönetiminin Çapı

Türk Ocakları Yönetiminin Çapı " 100. yılını idrak eden Türk Ocakları, faaliyetlerini şubelere yaymak suretiyle varlığını ve etkinliğini hiss...

Peşmerge, Suriyeli Kürtleri kışkırtıyor

Peşmerge, Suriyeli Kürtleri kışkırtıyor Barzani, fırsattan istifade peşinde!
Yeni Sayfa 1

Köşe Yazarları

Nurullah Aydın Nurullah Aydın
BİZANSLAŞAN TÜRKİYE; HAÇLILAR SAFINDA
Rıfat Serdaroğlu Rıfat Serdaroğlu
"SS" LERİN YERİNE, AKP "CM"LERİ
Müyesser Yıldız Müyesser Yıldız
"Kürdistan Parlamentosu"nu Tanımak
H. Salih Gündüz H. Salih Gündüz
DUYGU DÜNYASI HAKKINDA
Burhan Özbey Burhan Özbey
ALO AMİRİM HÖRMETLER KUSURA BAKMAYIN
M.Nevruz Sınacı M.Nevruz Sınacı
TERÖR-TEDHİŞ MUTFAĞI VE LOZAN
Bekir Öztürk Bekir Öztürk
Cübbeli-Reyting Operasyonu
Aysen Aydın Aysen Aydın
NERDE KALMIŞTIK
Zeynep Türk Zeynep Türk
Katil
Fuat YILMAZER Fuat YILMAZER
İNGİLİZ VE AMERİKAN MİKSERLİĞİ, ORTADOĞU VE AFRİKA'DAKİ GELİŞMELER
Uğur Koca Uğur Koca
Atatürk ve Referandum
Tuncay Demirbaş Tuncay Demirbaş
Referandumda Hayır Demek Milli Bir Görevdir
Prof.Dr.İsa Kayacan Prof.Dr.İsa Kayacan
Burdur TSO'dan: Ceviz Ezmesinin TPE Tescil Belgesi
Hasan Tahsin Hasan Tahsin
ÇÖMELMEDEN ÇIKTIM DA RECEBİM..
Adil Serdar Saçan Adil Serdar Saçan
DİNK CİNAYETİNİ KAPATTILAR
 
My Great Web page

Haber Ara


Gelişmiş Arama

En Çok Okunanlar

  •  
  •  
  •  

Foto Galeri

              

AÇILIM
AÇILIM
KARİKATÜR
KARİKATÜR
ÇOCUK SEVGİSİ
ÇOCUK SEVGİSİ
CENAZE TÖRENİ
CENAZE TÖRENİ

Video Galeri

              

Zekeriya Öz'ün Akıl Sağlığı ve zekası Fethullah Gülen Fıkrası
Fetullah Cübbeliyi Dama Attı Muharrem İnce İnce