Kemalizm uluslararası bir ideolojidir, sınırları Türkiye'yi ve bütün Türki Cumhuriyetlerı aşar.Kemalist anlamda milliyetçilik, devletçilik ve bütün diğer Kemalist ilkeler bugün emperyalizmin önünde en büyük engeldir.
BU SAVAŞ MUSTAFA KEMAL’E KARŞIDIR!
AB esasen emperyalist bir birliktir, bu birlikten AB ülkelerinin halklarının en küçük bir çıkarı olmamıştır. Peki kime yaramıştır bu emperyalist birlik? Kapitalistlerin ekmeğine yağ sürmüştür, holdingler ve diğer büyük şirketler ellerini oğuşturmuşlardır, ulusal pazarlar 500 milyonluk dev bir pazar haline gelmiş, Romanya, Bulgaristan, Polonya, Portekiz’ den ucuz işgücü elde edilmiş, kapitalistler takla üzerine takla atmıştır. Bir örnek vermek gerekirse, Portekiz’ de ücretler ve emekli gelirleri Türkiye ile hemen hemen aynı seviyededir. Avrupa para birimine geçilmesinden bu yana pek çok AB ülkesinde fıyatlar 4-5 katı artmıştır. Bu artışta en çok kaybeden tabii yine bizzat halkın kendisidir, faydalanan dev özel ve tüzel şirketler ve bizzat devletin kendisidir.
Büyük şirketler şimdi AB içerisinde en ucuz üretim nerdeyse oraya kaymaktadır, en ucuz üretim maliyeti esasdır. Kârın nerden ve nasıl elde edildiği, kimin çalıştığı kimin işsiz kadığı önemli değildir. Peki Hristiyan klübü AB neden Türkiye ye bu kadar ters davranmaktadır? Aslında hazır olmayan Türkiye değil, AB idi de ondan. Emperyalist AB ve ABD Türkiye sanayi ve endüstrisini tümden ele geçirmeli ve bu sayede kendi-kendileriyle ticaret yapmalıydılar. Türkiye’de ULUSAL SANAYİİ diye bir şey olmamalı veya varsa da kalmamalıydı. Elde edilen kârlar Türkiye de kalmamalı yine onlara dönmeliydi. Özelleştirmelerin arkasında yatan gerçek budur. Kaymağın kaymağını kimseye yedirmezler.
Türkiye de zaten dev şirketlerin arkasında ya ABD ya AB ya da da Israil sermayesi vardır, buna halkın Türk olarak bildiği beyaz eşya devleri ve otomotiv sanayii de dahildir. AB’de dahi piyasaya çıkmamış yeni modeller ilk Türkiye’de üretiliyorsa, bu Türk işçisine iş bulma olanağı sağlasa da, emperyalizm böyle gerektirdiği içindir. Israil veya AB’de üretim ve üretilen malın taşınması daha ucuz olsaydı üretim orada yapılırdı. Yıllardan beri, Türkiye’de ulusal bir ağır sanayiinin oluşmasına ve büyümesine izin verilmemiştir.
Gelelim Kemalizme, ne der Kemalizm, hani şu Türkiye’ ye zorla kaybettirilen KEMALİST RUH ne der? Bizim kurtuluş savaşımız hiç bitmemiş hep devam etmiştir aslında. Kemalizm: Devletçilik der, Milliyetçilik ve Türkçülük der, Halkçılık ve Cumhuriyetçilik der, Laiklik ve Devrimcilik der...Nereye koyacaksınız bu değerleri Emperyalizmde? Emperyalizmde bu değerlere yer var mıdır? Varsa bile, sömürgeci ülkelerin kendi ülke sınırları içinde bir nevi sosyal devlet şeklinde vardır, ki bu da kendi iç politik dengelerini koruyabilmek için, orta tabakayı geniş tutmak için, yoksulluğun ihraç edilmesi anlamıma gelir. Kime ihraç edilir yoksulluk? Üçüncü dünya ülkelerine....Her türlü etnik, politik, bölücü tehditler, uyduruk uluslararası sözde barış örgütleri bu amaçla kullanılacaktır, bu örgütler emperyalizmin, ABD nin ve şimdi AB nin amaçlarına göre çalışırlar.
Kemalizm uluslararası bir ideolojidir, sınırları Türkiye’yi ve bütün Türki Cumhuriyetlerı aşar. Kemalist anlamda milliyetçilik, devletçilik ve bütün diğer Kemalist ilkeler bugün emperyalizmin önünde en büyük engeldir. AB hiç bir şekilde milliyetçi bir Türkiye’yi kabul edemez, nedeni kültürel değil emperyalistdir. Türkiye’de milliyetçiliğin, Türkçülüğün, devletçiliğin yok edilmesine karar verilmiştir, bu görevin kime verildiğini ise hepiniz biliyorsunuz. Türkiye’nin adından başka hiç bir şey bize ait olmayacaktır. Bu emperyalist işgale başkaldıran ülkeler ise terörist olarak nitelendirileceklerdir.