new balance shoesasics running shoesmulberry handbagsnew balancetory burch saleonitsuka tiger saleLouboutin Saledesigner bagsprada handbagstory burch shoesLouis Vuitton Outlet
AKP-IMF ve Cemaat Kapitalizmi (1)

AKP-IMF ve Cemaat Kapitalizmi (1)

Tarih 19 Mart 2010, 10:14 Editör

2002-2007 döneminin likidite bolluğu yaşayan dünya konjonktürü, AKP'li muhafazakârların neoliberal yönelimlerini cesaretlendirdi.

MUSTAFA SÖNMEZ
AKP-IMF ve
Cemaat Kapitalizmi (1)
Türkiye siyaset ve iktisat tarihini analiz edenler, 2002 seçimleri ile AKP’nin iktidara gelişini ve icraatını, önemli bir kilometre taşı olarak alacaklardır. Bu tarihi kırılma, aslında, Türkiye toplumsal formasyonuna yön veren egemen sınıf blokları arası güç değişimi için derinleşen bir iktidar savaşıdır. Bilek güreştiren taraflardan biri, İslami-muhafazakâr sermaye fraksiyonlarının siyasi temsilcisi AKP-Fethullah Gülen koalisyonudur. Bu kesimin dayandığı sermaye fraksiyonu, resmi olarak TOBB bünyesindeki çoğu odada; sivilolarak da MÜSİAD ve TUSKON’da örgütlü, bir kısmı KOBİ, bir kısmı da irikıyım sermayedarlardır. Bunlara “Anadolu kaplanı” denmesi eksiktir. İstanbul’daki sanayi, ticaret ve hizmet varlıkları ağırlık taşır.
Bilek güreşinin diğer tarafında, yine TOBB çatısı altındaki laik sermayedarlar, sivilörgütlenmede de TÜSİAD ve eteğinde topladığı orta büyüklükteki laik TÜRKONFED üyesi sermayedarlar vardır. Geleneksel (laik) Türkiye burjuvazisinin başat olduğu blok içinde, diğer müttefikler, laik sivil-asker üst bürokrasidir.
***
Bu iki hâkim blok arasındaki kayda değer en önemli hesaplaşma, 1990’lı yıllarda yaşanmış ve 28 Şubat darbesi sonucu İslamcıların yenilgisiyle sonuçlanmıştı. 1990’lı yıllarda Necmettin Erbakan liderliğindeki Milli Görüş tek başınaydı ve 1990’da kurulan MÜSİAD, taban sermayedar örgütüydü. Fethullah Gülen cemaati, Erbakan çevresi ile temsiliyet çekişmesi yaşıyordu. Erbakan, antiküreselleşmeci, millici, Gülen kanadı küreselleşmeciydi.
TÜSİAD-sivil-asker bürokrasi bloku, 28 Şubat 1997’de, yükselmekte olan İslamcı kesimi bir darbe ile geriletti. Ama darbe yarası çabuk sarıldı. İzleyen yıllarda Erdoğan-Gül ikilisi Milli Görüş’ten koparak ve yanlarına eski ANAP’lı muhafazakârları alarak, Gülen ile ittifak içinde AKP’yi 2002’de iktidara taşıdı. Erbakan’ın 1990’da kurdurduğu MÜSİAD, 2000’li yıllarda, Erbakan çizgisinden koptu ve vizyon değiştirerek neoliberal-küresel çizgiyi benimsedi. Gülen cemaatine dahil sermayedarlar ise örgütlerini 2005’te TUSKON adı altındaki konfederal bir yapıyla genişletti ve 80 ilde örgütlendiler.
***
2002-2007 döneminin likidite bolluğu yaşayan dünya konjonktürü, AKP’li muhafazakârların neoliberal yönelimlerini cesaretlendirdi. Küresel ana firmalarla doğrudan ilişki kuran ihracatçı (tedarikçi) KOBİ’ler, AKP iktidarının da destekleriyle hızla palazlandı. Aynı dönemin sağladığı hormonal büyümenin saadeti, TÜSİAD çatısı altında örgütlü geleneksel-laik-burjuva kesiminde de, AKP ile yaşanabileceği fikrini güçlendirdi. AKP, IMF ile sürdürdüğü programda parmak ısırtan, emek karşıtı, sıkı özelleştirmeci , antikamucu bir neoliberal performansla TÜSİAD’cıları da şaşırtmıştı.
AKP-Gülen koalisyonu hükümet, birinci iktidar döneminde, toplumu muhafazakârlaştıran, İslamcı-muhafazakâr taban sermayedarı kollayan-kayıran politikaları çok fazla ön plana çıkarmadı. Dış kaynak bolluğunun rüzgârıyla yaşanan yüksek büyümenin rahatlığı içinde IMF ve AB çıpalarıyla barışık bir iktidar görüntüsü verdi.
***
Yüzde 50’lere tırmanan bir seçmen desteğinden kaygılanan laik blokun sivil-asker bileşenlerini endişelendiren, İslami tırmanmaya dönük e-muhtıralı, darbe niyetli hamleleri, kitleler nezdinde onay görmedi, ters tepti ve sonuçta AKP’ye, hem Çankaya’yı hem de ikinci bir iktidar dönemini, yüzde 47 oy üstünlüğü ile sundu.
Kazanılan bu muharebelerle, AKP, 2007 sonrası, toplumu muhafazakârlaştırma projeleri için daha atak oynama cüreti de buldu. Karşı blokun bileşenlerinden sivil-asker bürokrasiyi geriletmek üzere Ergenekon davası, çeşitli itibarsızlaştırma operasyon ve hamleleri birbirini izledi. TSK’yi itibarsızlaştırma, yargıyı, yürütmeye tabi kılma çabaları yoğunlaşırken sermaye ayağında da TÜSİAD’ı etkinsizleştirme, buna karşılık MÜSİAD ve TUSKON’u öne çıkarma çabaları arttı. TÜSİAD’ın lider gruplarından Doğan’a hem medyasını hem ekonomik gücünü kırmak üzere yapılan vergi operasyonları, diğer TÜSİAD’cıları sindirmeye yetti. Doğan’a sahip çıkamayan, dayanışamayan TÜSİAD üyeleri, benzer baskılara maruz kalabileceklerinden endişe ettiler; enerji, gayrimenkul vb. sektörlerdeki özelleştirme, ihale süreçlerinde kara listeye alınmaktan çekinip sindiler.
AKP, ikinci iktidar döneminde daha fütursuzca yandaş sermayedarı güçlendirme ataklarına girdi. Damadının yönettiği Çalık Holdingi hem medya sektöründe hem de enerji sektörlerinde doğrudan destekledi. Medyada yeni cemaat kanalları, arttırılan TRT, AA, RTÜK kontrolleri ile gücünü tahkim etmekle kalmadı, rakiplerinden Doğan’ı küçülmeye zorlayacak hamleler yaptı. Birçok TÜSİAD üyesini de havuç-sopa yöntemleriyle biata zorladı ve önemli ölçüde başardı. AKP-Gülen iktidarının, karşı iktidar blokunun bileşenlerinden TSK ve yargı ile bilek güreşinin nasıl sonuçlanacağını önümüzdeki günler gösterecek. Sermaye birikimi sürecinde, cemaat kapitalizmi yapılanmasını tahkim eden ve kriz koşullarında koruyan yaklaşımlar ise IMF ile ilişkilerde iyice belirginlik kazandı. Yarın devam edeceğim…

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

EKONOMİ

Başbakan'ın rehavetinin bedelini tüm Türkiye öder

Başbakan'ın rehavetinin bedelini tüm Türkiye öder CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, ekonomik krize ilişkin hükümetin çelişkili açıklamalarını eleştirerek, hük...

Kıdem tazminatı kalkıyor

Kıdem tazminatı kalkıyor Geçen yıl tartışılan ve Türk-İş ile Hak-İş'in ayaklanmasına neden olan kıdem tazminatının kaldırılarak yerine f...

Konut piyasası iyice dibe vurdu

Konut piyasası iyice dibe vurdu Siyası çalkantı, kredi faizlerinin artması konut satışlarını yüzde 50 düşürdü. Sermaye yapmak için konut satanlar i...

Bankalar müşterinin emarını çekecek

Bankalar müşterinin emarını çekecek Artık kredi kullanmak ve kredi kartı almak daha zor olacak. BDDK'nın sektörün görüşüne açtığı tebliğ taslağına ...

Gelir dağılımında eşitsizlik artıyor

Gelir dağılımında eşitsizlik artıyor Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) araştırmasına göre, 2009 yılında Türkiye'de gelir dağılımındaki eşitsi...
Yeni Sayfa 1

Köşe Yazarları

Rıfat Serdaroğlu Rıfat Serdaroğlu
LASTİK PATLAK
Nurullah Aydın Nurullah Aydın
İNSAN OLANASESLENİŞ
Burhan Özbey Burhan Özbey
"HALKIN BAYRAMINI" KURNAZCA SAHİPLENMEK
M.Nevruz Sınacı M.Nevruz Sınacı
ÖZGÜRLÜKVE "DEMOKRASİ BAYRAMI"
Müyesser Yıldız Müyesser Yıldız
AKP, Peres'in Şu Projesini "Taş Gibi" Destekliyor!..
Uğur Koca Uğur Koca
TIP BAYRAMI ve DOKTOR HİKMET
H. Salih Gündüz H. Salih Gündüz
HOCALI'YI UNUTMAKTIR SENİN LÂNETİN
Bekir Öztürk Bekir Öztürk
"POLİS BİZE YETMEZ MİT'İ DE İSTİYORUZ"
Aysen Aydın Aysen Aydın
NERDE KALMIŞTIK
Zeynep Türk Zeynep Türk
Katil
Fuat YILMAZER Fuat YILMAZER
İNGİLİZ VE AMERİKAN MİKSERLİĞİ, ORTADOĞU VE AFRİKA'DAKİ GELİŞMELER
Tuncay Demirbaş Tuncay Demirbaş
Referandumda Hayır Demek Milli Bir Görevdir
Prof.Dr.İsa Kayacan Prof.Dr.İsa Kayacan
İletişimliler Vakfı'nın: "Meslekte 50 yıl onur ödülü"
Hasan Tahsin Hasan Tahsin
ÇÖMELMEDEN ÇIKTIM DA RECEBİM..
Adil Serdar Saçan Adil Serdar Saçan
DİNK CİNAYETİNİ KAPATTILAR
 
My Great Web page

Haber Ara


Gelişmiş Arama

Foto Galeri

              

AÇILIM
AÇILIM
KARİKATÜR
KARİKATÜR
ÇOCUK SEVGİSİ
ÇOCUK SEVGİSİ
CENAZE TÖRENİ
CENAZE TÖRENİ

Video Galeri

              

Atatürk Bir kişiye beş polis kamerası
Zekeriya Öz'ün Akıl Sağlığı ve zekası Fethullah Gülen Fıkrası