|
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Köksal Şengün "ERGENEKONCU" mu?
"Ergenekon Davası" nda Köksal Şengün ile en hararetli tartışmaları yaşayan Bekir Öztürk, bhaber.net Okurları için yazdı. Önce TAHARET bölgelerinden bir "Ergenekon" yalanı uydurdular. Sonra onun içine AKP'yi hıyanet seviyesindeki uygulamalarına karşı çıkanları, Fetullah Gülen isimli papazın İslam Dini'nin altını oymasına itiraz edenleri, ABD'nin Ortadoğu'nun Hakimi olma idealine karşı çıkanları, bu ideal için en büyük tehlike olarak görülen Türk Silahlı Kuvvetleri'ni "Ergenekon Çuvalı" nın içine hapsettiler. Aslında hiç bir ceza almayacağı soruşturmayı açanlarca, yargılamayı yapanlarca ve tabii ki senaryoyu yazanlarca bilinmesine rağmen "Ergenekon Çuvalı" na atılan bu insanlar ölçüsüzce içerde tutuldu. Bırakın suçu, suça ilişkin Zayıf bir şüphe olmamasına rağmen. Başlangıçta Başkanlığını Köksal Şengün'ün yaptığı heyette bu işi çok ciddiye aldılar. Ama nasıl bir Yalan Rüzgarı ile Karşı Karşıya olduklarını anlamaları uzun sürmedi. Lakin içeriye tuttukları bu insanları salıvermeleri halinde nasıl bir iftira ile yüz yüze geleceklerini bildiklerinden çok temkinli davranıyorlardı. Ama bu yaptıkları malum sonu en fazla geciktire bilirdi. Nitekim ben 27 kasımda Savunmamı yaparken, "Artık dönüşü olmayan bir yoldasınız. Suçsuz olduğumuz ortadayken bizi hemen bırakırsanız, "Hâkimler de Ergenekoncu çıktı" diyecekler. Bırakmazsanız bizim gibi düşünenlere büyük haksızlık etmiş olacaksınız. Karar sizin. Ya bu oyunu bozarak tarihe geçeceksiniz, ya da adına karar verdiğiniz Türk Milleti'nin vicdanında mahkum olacaksınız " demiştim. Ben tahliye oluncaya kadar (Mayıs 2009) Başkan Köksal Şengün'ün çok dikkatli olması, olağanüstü bir hafıza ve zekâya sahip olması, yargılamada sarf ettiği cesur sözleri değerlendirerek, "Başkan tarafsız ve bu dügümü çözecek" şeklinde savunuyordum. Başta Of'lu kardeşim Mehmet Demirtaş olmak üzere ( maalesef o halen içerde) Tahliye beklediğimiz her celsenin ardından "İşte senin başkanın yapacağı bu" diyorlardı. Hatta savunmamda ben heyete "Biz sürekli sizin yerinize geçiyoruz. Cübbelerinizi giyiyoruz ve 'biz olsak ne yapardık' diyoruz. Verdiğiniz her karardan sonra yeni bir bahane buluyoruz sizin adınıza, ya siz sayın heyet, siz hiç empati yaptınız mı?" Burada oturanlardan birisi benim kardeşim, oğlum olsaydı 'diye düşündünüz mü hiç. Vicdanınız rahat mı sayın heyet " Demiştim. Evet gerçektende ben yargılamanın başlamasından tahliye olduğum tarihe kadarki 7 aylık süreçte hep bunun muhasebesini yaptım. Bu süre zarfında diğer üyeler hakkında olmasa da Başkan hakkında "Bizden" ya da "Karşı taraftan" şeklinde bir düşüncem hiç bir zaman olmadı. Köksal Şengün hakikaten tam bir Hakim. Zaman zaman tartıştığımız, bir birimize bağırdığımızda oldu. (Bir gün onları da yazacağım.) Ama hiç ben onun varlığını bu davadan bir sonuç bekleyen her insan için bir teminat olarak gördüm. Çok az sayıda hukukçu tanıdım. Bu dava hariç hiç yargılanmadım. Ama hayatı boyunca yargılanmış, Sami HOŞTAN, Sedat Peker, Doğu Perinçek ile 7 ay boyunca aynı ortamı paylaştım. Onlar tecrübelerini anlattılar. Keza Kemal Kerinçsiz aynı şekilde. Onların izlenimleri ve benim gözlemlerimi topladığımda gerçekten Köksal Şengün'ün varlığı bu davanın sonunda gerçek Hukukun ortaya çıkmasını isteyenler içinde, halen içerde esaret hayatı yaşayan suçsuz insanlar içinde bir nimettir diye düşünüyorum. Buradan sakın ola, Köksal Şengün'e methiye dizdiğim sonucunu çıkarmayın. Hatta gözlüklü Cemaatçiler için de söylüyorum. "İyi ya. Bu adam taraftır, bizde tam bunu söylüyoruz işte" demeyin. Bunu dememeniz için, yargılandığım sırada Yazdığım ancak gerek Kemal Kerinçsiz, Gerekse Sedat Peker Dostların "Bunu okursan bundan yargılanan onu insan zarar görür, duygusal başkan biri lütfen okuma" ricasi üzerine mahkemede okumadığım, ancak bir şekilde kendisine ulaştırdığım "Köksal Bey" şiirini sizinle paylaşayım. Salonda yaşananları bilmediğinizden şiirin dışardan anlaşılması imkansız olan bölümlerini açıklamalı olarak yayınlayacağım KÖKSAL ŞENGÜN Aylar geçti aradan, açmadınız şemayı, Kim çizdi görmediniz, uygulanan temayı, Haksızlıklar kapladı, dağı, taşı, semayı, Bu kadar hukuksuzluk, yetmedi mi? Köksal Bey (Mit Tarafından Gönderilen "Ergenekon Şeması" Mahkeme tarafından 'Şemada yer alan insanları saygınlıkları gerekçesiyle açılmıyordu) Bir bir ortaya çıktı, atılan iftiralar, Cenazeye yetmedi, "kasa" daki, paralar Ne yapsanız kapanmaz, açtığınız yaralar, Kafanızdaki şüphe, bitmedi mi? Köksal Bey (Örgütün "Kasa" sı olduğu iddia edilen rahmetli Kuddusi Okkır'ın cenazesini Edirne Belediyesi kaldırdı) Ilk günüden bu yana, şaşırdınız rotayı, Güvenimi yıktınız, artırdınız hatayi, Altı Şubat akşamı, doldurdunuz kotayı, Zeynep "sözü boyutunda, batmadı mı? Köksal Bey? (Altı şubat akşamı "Ergenekon Şeması" nda yer alan insanları saygınlıkları gerekçesiyle açılmayacağı ara Kararı alındı. Bu karardan sonraki gün Veli Küçük'ün kızı ve Avukatı Zeynep Küçük heyete "Burada bulunan insanlar sizden daha saygındır" dedi) Onu celsenin başında, hesabı siliyoruz, Sizden merhamet değil, Adalet diliyoruz, Ucu artık size de, batıyor, biliyoruz, Kayıtlar hoşunuza, gitmedi mi? Köksal Bey (Sanıklardan Hayrettin Ertekin'in telefon konuşlmlarında Köksal Şengün adının geçmesine Başkan sinirlendi, Ertekin'e "Bu ne demek? Sen Köksal Şengün'ü nerden tanıyorsun" gibi sorular sordu sert.) Tarih elbet yazacak, savcıları ve sizi, Yıllardır hukuksuzca, esir ettiniz bizi, Dinlemeye takılan bir telefonun izi, Sizi de senaryoya katmadı mı? Köksal Bey (Üst bölümdeki konu) İki Savcı, üç hakim, sanki ava çıkmışlar, Yalanlar belgelendi, hiç değişmedi hava, Saklısı gizlisi yok, Siyasidir bu dava, Başbakan imzasını, atmadı mı? Köksal Bey Yalan mı söyleyelim, bunlar iyidir diye, Doğruyu söyleyen, bunca iftira niye, Ucuza büyükleri, küçükleri hediye, Bu iktidar ülkeyi, satmadı mı? Köksal Bey Sanıkları dinlerken, masum masum BAKTINIZ, Her kararın ardından, canımızı yaktınız, Tutukluluk halının, devamına taktınız, Bu şiirde bir Fayda, etmedi mi? Köksal Bey Osman, Ali, Tuncay'ın yalanına kanmayın, Senarist savcıların, ateşiyle yanmayın, SAKIN HA! TAHLİYEMİ İSTİYORUM SANMAYIN, Dilekçem kafanıza, yatmadı mı? Köksal Bey (Bekir Öztürk - Silivri 4 Nolu L Tipi Cezaevi) Bekir Öztürk http://bhaber.net
|
Köşe Yazarları
Haber AraEn Çok Okunanlar
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||