new balance shoesasics running shoesmulberry handbagsnew balancetory burch saleonitsuka tiger saleLouboutin Saledesigner bagsprada handbagstory burch shoesLouis Vuitton Outlet
Yazıcıoğlu Severler Cemiyetine Cevaplar ( SON )

Yazıcıoğlu Severler Cemiyetine Cevaplar ( SON )

Tarih 18 Nisan 2010, 12:35 Editör Editör

Bekir Öztürk, Muhsin Yazıcıoğlu ile ilgili yazmış olduğu "Muhsin Yazıcıoğlu'nu kullanarak MHP'yi bölmek" başlıklı yazısına gelen eleştirilere SON KEZ cevap veriyor.

Yazdığım bir yazı üzerine günlerdir süren tartışmanın tam ortasına MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Anayasa Paketine Destek vereceğini açıklayan “Eski MHP’li, Eski Ülkücü” lere verdiği cevap düştü.

 

Aslında bu eskimiş arkadaşların AKP’nin Anayasa Paketine destek vermelerini gerektiren kendileri lehine hiçbir şey yok. Buna rağmen “AKP’nin Anayasa Paketi”  ne destek AKP’ye verilmiş bir destek değilse nedir ? 

 

Bu gün bunu yapan “Eski” arkadaşlar yakın bir zamanda yine AKP’nin bir projesi olan “Kürt Açılımı” ( Siz buna PKK açılımı da diyebilirsiniz. ) na da destek verebilirler.

 

Kim bu “Eski MHP’li - Eski Ülkücü” ler ? En popüler olanı BBP Partisinde Genel Başkan Yardımcılığı dahil bir çok görev yapmış, 15 yıl sonra ayrılmış, Ökkeş Şendiller. Şendiller’ in bu ilk ayrılığı da değil. Muhsin Yazıcıoğlu ile birlikte gemiyi terk eden 7 milletvekilinden biriydi aynı zamanda Şendiller. Listenin imzacılarının tek tek analizini yapacak değiliz elbette. Ama siz az çok tahmin edebilirsiniz.

 

Aslında Devlet Bahçeli kötü bir şeyde söylememiş. Neden bir yerde “yeni” olmuyorlar da halen “eski” den var olduğu yerle prim yapmaya çalışıyorlar. Örneğin “39 kişi anayasa değişikliği paketine destek verdi” şeklinde bir haber duysaydınız ilginizi çeker miydi.

 

O halde bu girişimin amacı nedir?

Ve bu girişim kime hizmet eder? 

Tartışılacak bir tarafı var mı bunun?

 

Ayrıldıkları tarihten sonra MHP’de görev yapan her insanı, “Satılmış” lıkla yorumculara sormak istiyorum;

 

1993 yılından bu yana MHP’den kim koptuysa bir dönem BBP ye geldi ve orada siyaset yaptı. Nedense bu gelenlere hiç sen “satılmış” sın. “Adamın adamısın” demediniz. Kimler gelmedi ki?

 

Buyurun size birkaç örnek;

 

“Eski Kültür Bakanı ve bir dönem Bahçeli'ye karşı MHP Genel Başkanı adayı olan Namık Kemal Zeybek, MHP MYK eski üyesi ve eski Malatya Milletvekili Hasan Basri Coşkun, MHP eski Genel Sekreteri ve eski Samsun Milletvekili Vedat Çınaroğlu, eski Kırşehir Milletvekili Mustafa Haykır, eski Bilecik Milletvekili Hüseyin Arabacı ve bir grup eski siyasetçi BBP'ye katıldı.” (1)

 

Ramazan Mirzaoğlu, Yusuf Ziya Gökalp, Abdulhaluk Çay, Enis Öksüz MHP’nin iktidarında Bakanlık koltuğuna oturmuş insanlardı.

Onlar Bakanken ben onlarında içinde bulunduğu MHP’yi kıyasıya eleştiren alperen.gen.tr isimli bir site yapıyordum. ( Sonra BBP Nizam-ı Alem iddiasından vazgeçip Alperen Ocakları ismini verince bıraktım o ismi ) Bu gün AKP’nin yanlış politikalarını nasıl eleştiriyorsam, o günde MHP’nin yanlışlarını acımasızca eleştiriyordum. Şefkat Çetin efendi benim yüzümden 3-4 kez cep telefon numarasını değiştirmek zorunda kalmıştı. Site üzerinden MHP’yi kötü yöneten kişilere kısa mesaj gönderiliyordu. Telefon numaralarını sitede yayınlıyordum. Bir süre sonra değiştiriyorlardı. Yeni numaralarını bir şekilde bulup yayınlıyordum.

 

Hiç unutmuyorum, bir ramazan akşamı Ramazan Mirzaoğlu Mersin’e geldi. Malum ikiz yasalara imzalar atılmış, tahkim kabul edilmiş, Derviş ithal edilmiş, AB’nin dayatmasıyla 15 günde 15 kanun çıkarılmış, bunların hepsini söyleyip Bakan’ı köşeye sıkıştırmıştık. Ama o, o kadar bağlıydı ki Devlet Bahçeli’ye, yapılanları o kadar içine sindirmişti ki, bize söz dahi söyletmiyordu. Aradan çok fazla zaman geçmedi, “Devlet eski Bakanı Ramazan Mirzaoğlu, Abdulhaluk Çay da BBP’ne katıldı” (2)

 

Bunlar hiç itiraz ettiğinizi hatırlamıyorum. Bu günün en azılı Devlet Bahçeli düşmanları, Devlet Bahçeli bir şekilde MHP’nin dışında kalsa ve sizin partinize Genel Başkan olacağını bilseniz davul zurnalarla karşılarsınız. Bana göre Muhsin ağabeyinizden de, şu anda amacına hizmet ettiğiniz Tayyip Erdoğan da binlerce kat iyi bir liderdir. ( MHP’de sizin adı “Büyük” kendi küçük partiniz, ve AKP’den binlerce kat iyi bir partidir. ) Aslında sizin amacınız en başından belli. MHP’yi bölmek. Antidemokratik seçim kanununun yarattığı sonuç itibarıyla, AKP’ye mi yararyaptıklarınız, yoksa BDP’ye mi? Bunun sizin için hiçbir önemi yok.

 

Evet değerli okurlar, bu konu çok uzadı, farkındayım. Ancak iki yazıya gelen yorumlar nedeniyle devam ettim. Bundan sonra ne yazarlarsa yazsınlar onlara cevap vermeyeceğim.

 

Siteye gelen yorumların dışında, iletişim formundan gelen bir yazı var ki evlere şenlik.

 

Barlas Ailesine ait Meşhur Haber Sitesinde Sahte isimle yazan bir "yazar" benim en son yazımla ilgili bir şeyler gevelemiş. Onu muhatap almam için o kadar sıkı kapmış ki paçamdan sormayın gitsin.  Yetinmemiş bizim siteye girmiş başka bir sahte isim uydurmuş ve "Sayın Öztürk sizinle ilgili bir yazı daha çıkmış. Blginiz olsun diye gönderiyo rum." demiş. Sırf yazdığı okunsun ve onu muhatap alayım diye. Adam sayıp okumayasınız diye adresini  vermediğim  ..../muhsin_baskan_ suikasti_ve_....(19,w,6517,973).aspx bağlantısını göndermiş. Sahtekarlığın bu kadarı da böyle korkak, tırsık bir “yazar” yakışır.

 

Daha önce bunun bir benzerini Bedri Baykam yapmıştı. O yıllar Kemal Kerinçsiz’in Başkanlığını yaptığı Hukukçular Birliği, Milli Güç Platformu ile aynı siteyi paylaşıyorduk. ( kuvvaimilliye.net ) Bir vatandaş ısrarla bana e-posta gönderiyor ve "Bekir bey bunlar artık çok oldu, lütfen bu adamlara dava açın, sitede bunlarla ilgili haber yapın" diyordu. Bedri Baykam ve Volkan Arslan'ın "Türküm, doğruyum" diye başlayan, "Varlığım küratörün varlığına armağan olsun, ne mutlu küratörüm diyene" ile biten bir cümle kurduklarını. Yani küfretmek istedikleri kavramı bir cümleden "Türk" kelimesini çıkararak yerine eklediklerini söylüyordu. Bende sazan durumuna düşmemek için bir bağlantı istedim. Ulusal medyadan bir haber göreyim düşüncesiyle. Sonra http://arsiv.sabah.com.tr/2004/12/26/cpsabah/gnc115-20041226-102.html bu bağlantı geldi.

 

Ben konuyu haberleştirdim ve yayına verdim. Yaklaşık 3 sayfalık bir metindi. Metni yayınlayalı daha 15 dakika olmamıştı ki, Benim yaptığım haberi eleştiren 3-4 sayfalık bir cevap geldi. Cevabın bu uzunlukta ve bu kadar hızlı gelmesinden şüphelenerek detayları incelediğimde, gönderenin IP numarasıyla benden ısrarla bu haberi yayınlamamı isteyenin IP numarasının aynı olduğunu gördüm. İkinci metnin altında hangi isim vardı tahmin edin. Volkan Arslan. Bunun üzerine “Yaptıklarınızla bir yere gelemiyorsanız bize başvurun, sizi meşhur yapalım” başlıklı bir yazı yazdım. ( Bu yazı maalesef eski sitemizin 23.000 civarındaki yeni siteye aktaramadığımız bölümünde kaldı )

 

Aynı bilgisayardan başka başka isimlerle yazıp, kalabalık bir kitleymiş imajı vermeye çalışan sahtekar “alperen” ler, sizi yakalamadığımı düşünmüyorsunuz değil mi?  Bunu yapmanıza hiç gerek yok. Sağdan say 50 kişi, soldan say 50 kişisiniz. Hep “Bir Bölen” oldunuz, öyle kalacaksınız. Bunu da herkes biliyor.

 

Gelelim “Ölünün arkasından iyi şeyler söyleme” ikiyüzlülüğüne.

Ben sağlığında da Muhsin Yazıcıoğlu hakkında olumlu bir şey yazmadım. Onun için “neden öldükten sonra yazıyorsun” diyen kardeşlerim rahat olsunlar.

 

“Başkanımızın Fetullah Hakkında neler söylediğini biz çok iyi biliyoruz” diyen “Alperen” Bana başkanınızın Fetullah hakkında aleyhte sayılabilecek sadece iki cümlesini bul alnından öpeyim.

 

“Hem dostum diyor hem de ona iftira atıyorsun” diyen okuma özürlü. Nerde “dostum” demişim, bana gösterir misin?

 

Ölünün arkasından konuşmak denilince aklıma Zeki Müren geldi.

 

Ölümünün ardından tüm Türkiye onun ne kadar iyi insan olduğundan, ne kadar iyi bestekâr olduğundan bahsediyordu. İnsanlar “Ölünün arkasından iyi konuşma” ikiyüzlülüğünü o kadar abartmışlardı ki, onun dört dörtlük bir erkek olduğunu söyleyenler bile çıkmıştı.

 

İşte o günlerde Engin Ardıç bir yorum yapmıştı.

 

Ardıç, Zeki Müren’in müzisyenliği, insanlığı, yardımseverliği konularında onu göklere çıkardıktan sonra, “Rahmetlinin arkasından kötü konuşmamak adına onun çok iyi bir erkek olduğunu iddia edenler var. Bu yanlış, Rahmetli eşcinseldi” dedi.

 

Nedense birçok insan öldükten sonra değerlenir. Mesela kadın kocasını hiç sevmez, ( Ya da adam karısını ) “Ölse de kurtulsak”  der. Ama ölünce onun ne kadar iyi bir insan olduğunu, onu ne kadar çok sevdiğini, ölümüne ne kadar üzüldüğünü söyler. Cenazesinde bir ağlar bir ağlar, görseniz şaşırırsınız “bu o kadın, yada o adam değil mi?” Diyesiniz gelir. Çevrenizde benzer olayları gördüğünüze eminim.

 

Bu sadece bize has olmasa gerek. Batıda da bir ressam ömrü boyunca sefil bir hayat sürer. Öldükten sonra onun resimlerindeki o derin “betimlemeler” ortaya çıkmaya başlar. Öyle ki adamın fırça bulaşıklarını sildiği tuval bile “muhteşem bir eser” oluverir. 

 

Yazıcıoğlu Rahmetlide öyle oldu işte. Atalar ne kadar güzel söylemiş değil mi?

 

“KEL ÖLÜR SIRMA SAÇLI OLUR

KÖR ÖLÜR BADEM GÖZLÜ OLUR.”

 

Bu yazının üzerine bana hakaret dolu mesajlar yazan arkadaşlar. Şu yaptığınıza bir bakın. Tıpkı Fetullahçılar gibisiniz. Biri Allah’a, Peygamber’e Küfretse bu kadar tepki göstermezsiniz. Bu bir lidere iman etmek değilse nedir ?

 

(1) http://yenisafak.com.tr/Politika/?t=29.01.2007&i=26934

(2) http://www.habervitrini.com/haber.asp?id=275016

 

Ne Mutlu Türküm Diyene

Bekir Öztürk
 
Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

ÖZEL HABERLER

Türkiye'yi bekleyen tehlikeler

Türkiye'yi bekleyen tehlikeler Sitemiz yazarlarından Rıfat SERDAROĞLU'nda aralarında bulunduğu Darağacı adlı kitap çıktı

ÇEVİK BİR TUTUKLANDI

ÇEVİK BİR TUTUKLANDI İşte Emekli Org. Çevik Bir'in savcılık sorgusunda verdiği cevap

ERMENİ MEZALİMİ

ERMENİ MEZALİMİ Ermeni Patrikhanesi'nin iftiraları, Nemrut Mustafa'nın hükmü, Mustafa Sabri'nin fetvası, Vahdettin'...

Hukuk Adamı Hilmi Bey, Hissiyat Adamı Aytaç Bey

Hukuk Adamı Hilmi Bey, Hissiyat Adamı Aytaç Bey -Fatma Sibel Yüksek/Açık İstihbarat - Ne yapacağız şimdi? Ürküttük gül gibi paşayı, oysa ilk demecinde "Israr eders...

Kurt Kanunu

Kurt Kanunu (Bu Topraklarda Sonu Gelmeyen "Ergenekon")- Fatma Sibel Yüksek/Açık İstihbarat
Yeni Sayfa 1

Köşe Yazarları

Rıfat Serdaroğlu Rıfat Serdaroğlu
SİVİLCE 19 MAYIS
Nurullah Aydın Nurullah Aydın
İNSAN OLANASESLENİŞ
Burhan Özbey Burhan Özbey
"HALKIN BAYRAMINI" KURNAZCA SAHİPLENMEK
M.Nevruz Sınacı M.Nevruz Sınacı
ÖZGÜRLÜKVE "DEMOKRASİ BAYRAMI"
Müyesser Yıldız Müyesser Yıldız
AKP, Peres'in Şu Projesini "Taş Gibi" Destekliyor!..
Uğur Koca Uğur Koca
TIP BAYRAMI ve DOKTOR HİKMET
H. Salih Gündüz H. Salih Gündüz
HOCALI'YI UNUTMAKTIR SENİN LÂNETİN
Bekir Öztürk Bekir Öztürk
"POLİS BİZE YETMEZ MİT'İ DE İSTİYORUZ"
Aysen Aydın Aysen Aydın
NERDE KALMIŞTIK
Zeynep Türk Zeynep Türk
Katil
Fuat YILMAZER Fuat YILMAZER
İNGİLİZ VE AMERİKAN MİKSERLİĞİ, ORTADOĞU VE AFRİKA'DAKİ GELİŞMELER
Tuncay Demirbaş Tuncay Demirbaş
Referandumda Hayır Demek Milli Bir Görevdir
Prof.Dr.İsa Kayacan Prof.Dr.İsa Kayacan
İletişimliler Vakfı'nın: "Meslekte 50 yıl onur ödülü"
Hasan Tahsin Hasan Tahsin
ÇÖMELMEDEN ÇIKTIM DA RECEBİM..
Adil Serdar Saçan Adil Serdar Saçan
DİNK CİNAYETİNİ KAPATTILAR
 
My Great Web page

Haber Ara


Gelişmiş Arama

En Çok Okunanlar

  •  
  •  
  •  

Foto Galeri

              

AÇILIM
AÇILIM
KARİKATÜR
KARİKATÜR
ÇOCUK SEVGİSİ
ÇOCUK SEVGİSİ
CENAZE TÖRENİ
CENAZE TÖRENİ

Video Galeri

              

Atatürk Bir kişiye beş polis kamerası
Zekeriya Öz'ün Akıl Sağlığı ve zekası Fethullah Gülen Fıkrası