|
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
NEYZEN OLSA NE DERDİ?Türkiye'de hiciv sanatının en büyük ustalarından biri olan Neyzen Tevfik yaşasaydı ve bugünlere şahit olsaydı ne derdi? Ben haddimi aşarak fikir yürüteceğim. Büyük Usta'nın affına sığınarak ve elbette küfür kullanım hakkını kendisine bırakarak hayal edeceğim diyeceklerini... Mesela içi bir türlü doldurulamayan açılım gündeme geldiğinde Neyzen'in yorumu ne olurdu? "Derde derman olayım diye açtınız bir kapı Gövde olamadınız, olsaydınız bari sapı. Boş konuşan vekile ödersen maaşı, Nereden alacağını karıştırırsın böyle hapı." Anayasa maddeleri de bugünün önemli gündem konularından biri. Şu an TBMM'de oylanan paket ile ilgili öne çıkan unsur ise yargının durumu. Neyzen Usta'nın bugün yaşasaydı değerlendirmesi de sanırım şu dizelerle olurdu: "Hırlının eline geçince balta Doğrarmış önce anasını. İktidarın eline geçince sulta, Dümene uydurmak ister yasasını. Minareler süngüydü, şimdi kılıf oldu, Kılıfı aydınlattı deniz feneri. Işığı gören var mı bilinmez ama Halkın cebine girdi bir iş bilmezin eli." Bir de tabi Milli Piyango'dan çıkar gibi önümüze serilen başkanlık sistemi tartışmaları var. 'Cambaza bak' cinsinden başlatılan ve şark kurnazlığı kokan bu hususta iktidar yine maharetini sergileyip, yasaları geçirmenin yolunu arıyor. Ama Neyzen bunu da yemiyor. "Memleket idaresini hallettin de, Şimdi başkanlık mı etmek istersen? Neyin iktidarı olamadığını bir bilsen Milleti her daim saf bellemezsin. Ulufe dağıtmak için başkan olmak gerekmez, Sen dağıttığın kömürle de yazı kış edersin." Ve elbette fakr-u zaruret içinde yaşanan makyajlı ekonomi konusunda da Neyzen'in diyecekleri vardır: "Millet acından geberirken, Sefayı konuk edersin. Yandaşların alkış tutuyorsa, Bizi de mi keriz zannedersin?" Bu toprağın değerlerine sahip çıkan, açılımları edebiyatçılarla sanatçılarla tartışan bir iktidarın Neyzen Usta'ya da sahip çıkması gerekir. Çünkü o Türk hiciv sanatının en değerli isimlerinden biridir. Belki biraz küfürbaz, belki biraz abdaldır ama, özü sözü doğruluğu ve adamlığıyla geçmiştir tarih yapraklarına. Ve bu büyük suskunluk içinde, ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlatıyor insana... Bir kaç dize de ben Neyzen Usta'ya yazayım. "Çok şey söyleyeceğim ama, Kör zabit kapıda nöbetçi bekler. Kıyamet zamanı Müslüman olmak gibi Bu dem kalemden dökülen kelimeler. Nasıl bir saltanat tutkusu bilinmez, Her önüne geleni düşman beller. Bir buzdolabı ile kömüre Satıldı usta ülkemde melekler." Çetin Ünsalan
|
Köşe Yazarları
Haber AraEn Çok Okunanlar
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||