|
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Evet ben Gerzeli'yim...Her kentimiz, her kasabamız, dağımız taşımız aç gözlülerin hedefinde! Bu satırlar belki sizlerin de memleketiniz hakkında düşünüp, hissedip de söyleyemedikleriniz.. Bu günlerde iktidarın göz koyduğu, yıkmaya, bozmaya, talan ettirmeye, satmaya, yabancıya peşkeş çekmeye kalkıştığı, paraya ve çıkara kurban etmek istediği yörelerden biri de Gerze. Ege’de dağlarımızı altın arama bahanesiyle zehirliyorlar. Kaz Dağları hedeflerinde… İstanbul’un ormanlık bölgeleri talan listesinde! Karadenizi sahil yoluyla katletmeye devam kararı aldılar! Fırtına Vadisi paragöz vatansızların iştahını kabartıyor! Güneyde ormanlarımız, sularımız tehdit altında! Göllerimiz, derelerimiz, çiçeklerimiz, bitki örtülerimiz bile tehdit altında! Her kentimiz, her kasabamız, dağımız taşımız aç gözlülerin hedefinde! Gün geçmiyor ki bir yöremizden feryat yükselmesin! Doğamız katlediliyor çığlığı gelmesin... "Nükleer Santral ve Hidro Santral" tehditi altındaki Karadeniz’in en bakir, en el değmemiş doğasının bulunduğu yerlerden biri olan Gerze’nin çığlığını gazetemizde duyan bir Gerzeli’den aşağıdaki mektubu aldık. Memleketim köşe yazısının altına bu gün yazmış. Yazı o kadar samimi ve içten yazılmış ki yorum sayfasında kalmasın, sizlerle buluşsun istedik. Bu satırlar belki sizlerin de memleketiniz hakkında düşünüp, hissedip de söyleyemedikleriniz...Belki sizin duygularınızın aynısını söylemiş bu adını yazmayan genç yorumcumuz... İşte mektup: Evet ben Gerzeli’yim... Ailem Gerzeli, soyum sopum Gerzeli... Kanımda Gerze var, nefesimde Gerze var... Ama maalesef orada doğmadım... Ben istanbul'da bu büyük metropolde doğdum... 30 yaşındayım... Burada çalışıyor, burada karnımı doyuruyorum... Ama içimde hep memleketimin hasreti var... Orada sevdiklerimiz, akrabalarımız var... Geçmişini okudukça, o görüntüleri gördükçe gözlerim doluyor...Üzülüyorum... Ayrıca bu güzelim şirin Gerzem’i katletmeye hazırlanan zihniyete o kadar çok kızıyorum ki anlatamam... Hiç bir şey yapamadığım için de kendime kahrediyorum... Vicdanı olmayan insanlar bunlar... Allah'ım onlara gerekeni yapacaktır inşallah... Benim tek bir hayalim var, bu güzelim Gerzem'i en azından bu şekilde bıraksınlar, dokunmasınlar!.. Bunu haykırıyorum ... Umarım birileri duyar vicdana gelir, yoksa binlerce insanın ahı onların üzerinde olacaktır... İş ortamı olsa, ekmek kapısı olsa, küçük de olsa bir kazanç sağlayacağımı düşünsem bir gün dahi durmam bu koca şehirde!.. Gider canım Gerzem'de yaşardım... Memleketimin kokusunu bile özledim... Şu an sanki nefes aldığımda havasını içime çekmiş gibi hissettim kendimi... Ve inanır mısınız bu yazıyı yazarken gözlerim dolu dolu oldu... Ben burada bir basın kuruluşunda çalışıyorum. Hani ses getirtebilecek konumda ve güçlü birisi olsaydım neler yapardım diye düşünüyorum şimdi. Maalesef işte bir işçi parçasıyım... Neyse yazacak ve söylenecek o kadar çok şey var ki... Yazmakla diyeceklerimi biteremem... Sizleri Allaha emanet ediyorum...Sağlıcakla kalın...
|
Köşe Yazarları
Haber AraEn Çok Okunanlar
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||