|
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Feto'ya teşekkür filân yok!Dinsel yanı olan her şeyi reddetmek de bir yobazlıktır. Bir an için düşünün, uzaktan yakından din ile ilgisi olan her kelimeyi, her sıfatı, her kavramı silelim, inanın hiç kimse nasıl konuşacağını bilemez. Ahlak-din-kültür iç içedir...Emre Emre yazdı. Baykal’ın Hakkını Baykal’a Verelim! Feto’ya teşekkür filan yok! Ne demiş Baykal : “Bu kara kampanyaya alet olmayacağım. Bunun bir bedeli varsa ödeyeceğim. Bu bedel de CHP Genel Başkanlığı"nı bırakmaksa o bedeli de ödeyeceğim! CHP Genel Başkanlığı’ndan istifa ediyorum! Şerden bir hayır çıkaralım! Hile hurda yapanlar değil, doğrular kazansın! Ben size hakkımı helâl ediyorum! Siz de hakkınızı helâl ediniz!"” En küçük uzaktan veya yakından dinsel içerikli bir cümle görmeye tahammülü olmayan Marksist-Leninist sol, tabii ki Baykal’ın bu sözlerini yanlış yorumlayacaktır. Aynı kesim, bir köylü selâmını almayacak, selâmın Arapça olduğunu söyleyecek fakat Farsça/Arapça olan „Merhaba“ diyerek tatmin olacaktır. Yüzde doksansekizi müslüman olan bir ülkede, kim dinsel içerikli bir kaç kelime veya cümle kurmadan konuşabilir? Din kültürün bir parçasıdır. Lübnanlı hıristiyanlar bile günlük dillerinde islami kökenli kelimeler kullanırlar. Kaldı ki, bir ortamı terkeden insan Türkiye’de ne diyebilir? En klâsik söz. « Ben size hakkımı helâl ediyorum! Siz de hakkınızı helâl ediniz” olacaktır, ne dinimiz ne de dilimiz hiç kimsenin tekelinde değildir. Onlar dini kullandılar diye, dilimizi veya dinimizi değiştirecek değiliz. Dinsel yanı olan her şeyi reddetmek de bir yobazlıktır. Bir an için düşünün, uzaktan yakından din ile ilgisi olan her kelimeyi, her sıfatı, her kavramı silelim, inanın hiç kimse nasıl konuşacağını bilemez. Ahlak-din-kültür iç içedir, bugün müslüman olmayan ülkeler dahi, inşallah demektedir, ne var bunda? Bir dilektir, bir iyi niyettir. Cennetsiz, cehennemsiz, haramsız, helâlsiz, günahsız, şersiz, hayırsız, vicdansız, imansız, inaçsız… Bir dünyada hangi kelimelerle derdimizi anlatacağız. Tekrar söylemek isterim: Ne dilimiz ne de dinimiz hiç kimsenin tekelinde değildir ve olamaz! Analarımızın babalarımızın her gün kullandığı sözleri, Türkiye’deki herhangi bir siyasi partinin genel başkanı da rahatlıkları kullanabilir. Anamızı babamızı yadırgadık mı ki onu yadırgayalım? Burası Türkiye! Bilmeyenlere duyurulur! Üstelik nüfusumuzun yüzde doksan sekizi müslüman. Konuşma dili olarak böyle konuşulabilir; bunun yanlış anlaşılmaması gerekir. Bu laiklikten bir sapma olarak değerlendirilemez. Daha önce de defalarca yazdığım gibi, DİN ve DİL kültürün çok önemli ögeleridir. Biz bu kültüre aidiz. Fakat müslüman olmayan Türk vatandaşlarımızın da başımızın üzerinde yerleri var. Zaten böyle bir cümleyi onlar yanlış anlamazlar, bu kültür ve bu kültürün diline alışkındırlar. Evet şerden bir hayır çıkaralım demekte yadırganacak hiç bir şey yoktur, aynı şekilde: “Ben size hakkımı helâl ediyorum! Siz de hakkınızı helâl ediniz!” demekte ne Feto’cu ne AKP’ci bir tavır vandır. Burası Türkiye. Eğer Baykal’ı illâ ki eleştirecekseniz ki, bunu ben de yapıyorum, Baykal’ı ben de eleştiriyorumama böyle değil... Böyle ucuz şeylerle değil tutarlılıkla eleştirin, bedava eleştiri olmaz. Ha yarın, başka bir yöne kayma olsa dahi, dili değil çizgiyi eleştirmek gerekir. Her fırsatta hoplayıp, aman bakın hayır dedi, şer dedi veya hakkını helâl etmekten bahsetti diye eleştirmek çok saçma. Biz de burada yazarken, anamız sütünü bize helâl etsin diye yazıyoruz… Fakat kanımızın son damlasına kadar da devrimci ve milliyetçiyiz, Kemalistiz kısacası… Sevgiler….Emre Emre
|
Köşe Yazarları
Haber AraEn Çok Okunanlar
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||