|
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Hangi Adalet?Mustafa Balbay'ın da aralarında bulunduğu sanıkların yargılandığı ikinci Ergenekon davası duruşması 10 Ağustos'a ertelendi.Dünyaya, özgürlüğe kapalı 526 gün! Bu kadar uzun süre bir davaya ara verilmesinin elbette bir nedeni olmalı. Ola ki bir üçüncü Ergenekon davası araya giriyor. CÜNEYT ARCAYÜREK Hangi Adalet? Mustafa Balbay’ın da aralarında bulunduğu sanıkların yargılandığı ikinci Ergenekon davası duruşması 10 Ağustos’a ertelendi. Onca haklı tahliye taleplerine karşın Balbay, 70 gün daha cezaevinde yatacak. Mahkeme kararının açıklandığı gün Mustafa Balbay’ın, Silivri Cezaevi’nde 456. günüydü. 456 artı 70 gün… dile kolay, toplam 526 gün! Dünyaya, özgürlüğe kapalı 526 gün! Bu kadar uzun süre bir davaya ara verilmesinin elbette bir nedeni olmalı. Ola ki bir üçüncü Ergenekon davası araya giriyor. Bu gidişle dördüncü beşinci davaların açılması olası mı, olası. Her yeni dava önceki davaların duruşmalarına 70 gün erteleme getirirse haklı tahliye talepleri reddedilen, tutukluluk dönemi artık infaza dönüşen Balbay ve diğer gazeteciler daha aylarca içeride, Silivri Cezaevi’nde zorunlu olarak ikamet edecekler, demektir. Adalet bunun neresinde? *** Haberi duyduğum zaman kulaklarıma, okuduğum zaman gözlerime inanamadım. Fakat 70 gün erteleme kararına eski Adalet Bakanı Prof. Dr. Hikmet Sami Türk dışında hiçbir hukuk adamının, öğretim üyesinin tepki göstermemesini de hayretle karşıladım. Prof. Türk, 70 gün erteleme kararını değerlendirirken “Anayasamızın 90. maddesine ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne göre davaların ‘makul süre içinde’ bitirilmesi gerekir” diyor. Rastlantıya bakınız: Prof. Türk’ün mahkeme kararını Cumhuriyet’teki demecinde eleştirdiği gün, Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in, bir CHP milletvekilinin soru önergesine verdiği yanıt yayımlanıyor ve Bakan Ergin, infaza dönüşen uzun tutukluluk sürelerini savunuyor. Bakan, AİHM’nin, her davanın şartlarına göre konunun değerlendirilmesi gerektiğini vurguladığını… bizimle içeriği açısından ilgisi nedir bilinmeyen bir başka ülkedeki bir dava nedeniyle 3 yıl 3 ay süren tutukluluğu “uzun olarak nitelemedi” diyor. “Adil bir yargılanmanın bir gereği olarak bu davaların bu kadar uzun süre ertelenmemesi, olabildiğince kısa sürede sonuçlandırılması, karar verilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde en temel hak, bütün hakların temelindeki kişi özgürlüğü ihlal edilmiş olur” diyen eski bir Adalet Bakanı Prof. Türk ile… …uzun süreli infaza dönüşen tutukluluk kararlarını savunan AKP iktidarının Adalet Bakanı’nın anlayışı arasındaki fark… yaşadığımız hukuksal süreci özetleyen bir tablo değil de nedir? *** Hangi adalet? Bırakalım hukuksal adaleti bir yana, sözde adalet de yok bu iktidarda. İki olay aynı güne rastladı. İskenderun’da PKK altı denizcimizi şehit etti. Aynı gün İsrail, Mavi Marmara gemisiyle Gazze’ye götürülen yardımlarla birlikte olanlardan 9’unu öldürdü. Hükümet Türkiye’yi ayağa kaldırdı. Gemide ölenlerin cenazeleri Türkiye’ye getirildi. Cenazeleri havaalanında hükümet adına Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç karşıladı. Söylemediler, açıklamadılar ama 9 kişi, AKP’ye göre din uğruna, din kardeşlerine uygulanan ambargoyu kırmak amacıyla ölmüşlerdi, öldürülmüşlerdi. Şehit diyemediler ama günlerce demeçler verdiler. Ölenleri övdüler. Şehit olan 6 denizcimizin cenazeleri ise sessiz sedasız, hükümetin ilgisinden uzak törenlerle toprağa verildi. Bu tezada şaşırmamak gerek. Zira gemide ölenler din uğruna ölmüşler, öldürülmüşlerdi. AKP için böylesine ölüm, ölümlerin en güzeliydi. Din şehidi 9 inançlı insandı öldürülenler! Olay, AKP doğasını yansıtan ve dinsel propaganda becerisine uygun mükemmel bir örnekti. Denizciler mi? Onlar vatan için, bu topraklar için şehit olmuşlardı!
|
Köşe Yazarları
Haber AraEn Çok Okunanlar
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||