"Yurduma gelecek bir tehlikede, gözlüklü de olsa sarı botlu da, suratını boyamış da olsa, kafasına ot takmış da olsa, artist gibi de dursa, Coni, Arap, İsrailli, Rum, Ermeni, Kürt, kurşunu yiyecek..." ...Emre Kaan
GENELLEMELER HER ZAMAN YANLIŞTIR
Bu günlük konuşmada hiç genelleme yapılmasın anlamına gelmiyor, hepimiz yapıyoruz, fakat yanlış olduğunu da bilmemiz gerekiyor. Her şeyden önce genellemeler matematiksel olarak her zaman yanlıştır, genellemeler duygusal yaklaşımın dostu, matematiksel yaklaşımın düşmanıdır. Kemalizm bilimsel yaklaşımın ikinci adı ise, bu ada layık olmamız gerekiyor.
Hadi bir de yurtdışından örnek verelim “Farklılığın nefret doğurduğunu anlayabilecek kadar çok yaşadım” der STENDHAL. Bana soracak olursanız bir ırka, ulusa, etnik gruba, dine, bölgeye tümden nefret duymak tamamen yanlış, bunu yapan kişilerin analiz ve kavrama yeteneğinde çok büyük eksiklikler olduğunu düşünüyorum. Fakat kendi ulusunu sevmek, övmek, kültürüne sahip çıkmak ve hatta bununla gurur duymak hem bireysel hem ulusal açıdan, kendini koruma mekanizmasının bir gereği olduğu için, son derece normal.
Psikologlar bazen narsizmin restorasyonu adı altında stajlar düzenlerler. Kendini beğenmek ilk başta itici bir şey gibi görülsede, ki aşırısı böyledir, kendini hiç beğenmemek çok daha ağırdır, insanları komplekse götürür. İlginçtir narsist insanlar hiç intihar etmezler, çünkü kendilerini çok severler. Aynı şekilde gaddarların, zalimlerin, cellatların duyarlı insanlardan daha az ağır psikolojik sorunları vardır. Kısaca kendini sevmek şart ve gereklidir, hem bireysel hem de ulusal düzeyde kendine sevgin ve güvenin olması iyi ve güzel bir şeydir.
Fakat kendini ve ulusunu sevmek, diğer insanları sürekli karalamak, aşağılamak, kafatasçılığa ve ırkçılığa varan söyelemlerde bulunmak hakkını vermez. Diğerlerini yüceltmek, hayran olmak, kendinden üstün görmek hakkını da vermez...BURASI TÜRKİYE ve BİZ TÜRKÜZ.
Tavır almak ve gerekeni yapmak başka şey, sabah akşam ırkçı söylemlerde bulunmak başka şey. Aynı şekilde Türk milletini, araplaştırmaya veya sadece müslüman kimliğine indirgemeye çalışmak da son derece yanlış, bu er veya geç şiddetle geri teper, etki tepkiyi doğurur.
Dikkat ediniz, Alman ve ingiliz Fransızı; Fransız Almanı, İngilizi, Arabı, Türkü, Zenciyi; İtalyan hiç kimseyi; Bolivyalı şililiyi; Cezayirli Faslıyı; İrlandalı İngilizi; Meksikalı ve Venezuella lı Amerikalıyı; Rum ve Ermeni Türkü; Türkler genelde Arapları, Avrupalıları ve onlar da bizi sevmez.....Listeyi uzatabilirsiniz. Fakat ilginçtir, genelde hep komşu komşuyu sevmemekte ya da abayı yakmaktadır. Bir Türkün bir Bolivya lı veya şili li hakkında herhangi bir duygusu yoktur, bilgisi de pek yoktur, tarihi de.
Sınırlardan içeri girelim, bu defa bölgesel farklar ve buna bağlı ayrımcılık vardır. Şu an Belçika da olanları biliyorsunuz, Almanya yüzyıllardan beri böyle, bölgelerarasında çok büyük farklar ve ayrımcılık var, İspanya, Fransa, İngiltere, İsviçre, İtalya da aynı., Afrika ülkeleri de aynı. Bir bölge bir bölgeyi sevmediği gibi, kimisi nefret ediyor kimisi de ayrılmak istiyor. Bırakın bölgeleri, hatta bazen yukarı köyün insanı, aşagıdaki köyün insanını sevmeyebiliyor.
Burada bireyin aidiyet duygusu önem kazanıyor. Yani birey BİR ŞEY OLMAK ve kendini böylece korumak ihtiyacında. Bu çoğu kez politikacılar tarafından ihmal edildi. Yüzyıllardır, (olumlu ve olumsuzu karıştırarak) tarikatlerin, cemaatlerin, bölücülerin, klüplerin, derneklerin, partilerin, hiziplerin, mezheplerin, dinin, hatta dinsizliğin, dilin, etnik grupların, yöresel dans ve müziğin, Şarkının, Türkünün, yöresel aksanın....arkasında olan şey budur.
Bunları bilerek, bizim saf kan Kemalistler olarak, bilim ve mantık ve ortak çıkarlarımız ne diyorsa oraya yönelmemiz gerekiyor. Kanımca, toplumsal konularda bazen tarihi ya da nefret duygularını bir yana bırakarak sadece gerekeni yapmamız gerekiyor. Yani önlemini alacaksın, o kadar. Örneğin: Oy vermek için Türkiye Cumhuryeti vatandaşı olacaksın, eşit olduğuna göre ayrımcılık bölücülük yapmayacaksın, demokratik mücadele vereceksin, ırkçılığa kaymayacaksın, tersini yaparsan bedelini ödeyeceksin, yoruma gerek yok. Ya da kim olursan ol, vatanıma dokunursan kurşunu yiyeceğini bileceksin, ben seni sevsem de o kurşunu yiyeceksin sevmesem de. Çünkü değerler arasında öncelik sırası var, ÖNCE VATAN, istersen gel ve kurşunu ye. Bombanın üstünde bu patlar yazar, ve gerçekten de patlar, istersen dene...
Yurduma gelecek bir tehlikede, gözlüklü de olsa sarı botlu da, suratını boyamış da olsa, kafasına ot takmış da olsa, artist gibi de dursa, Coni, Arap, İsrailli, Rum, Ermeni, Kürt, veya başka bir şey kurşunu yiyecek, öncelik sırası böyle....Sevsen ne olur sevmesem ne olur? Irkçı söylemlerde bulunmak veya dinsel ya da başka bir açıdan ona buna yalakalık yapmak boş şeyler. Fakat genelleme yaparak sürekli karalamak da aynı şekilde anlamsız...Konuşmaya bile gerek yok, sen kurallarını ve önceliklerini belirleyeceksin ve ona göre tavır alacaksın...Burada ne kimse korunuyor ne de kimseye hakaret ediliyor BU BUDUR diyoruz, ne yalakalığa gerek var ne de ağır hakarete...BİZ TÜRKÜZ ve BURASI MUSTAFA KEMAL CUMHURİYETİ.
Sevgiler....Emre Kaan 13/06/2010