|
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İzan Kayması ve TerörHâlâ izan sahibi insanlar kalabildiyse eğer, onlar herkesin elini vicdanına koyarak şu soruyu yanıtlamasını istemelidir: ALİ SİRMEN İzan Kayması ve Terör Bombayla, kurşunla, mayınla sarsıldı toplum ve kendi geldi, geldikten sonra da şu soruları sormaya başladı: - Türkiye’nin en önemli sorunu neymiş? - Peki, en önemli sorunuz ayrılıkçı terörmüş de, biz son günlerde onu mu konuşuyormuşuz? Neyi gündemin birinci maddesi haline getirmişiz? Türkiye bu sorulara yanıt vermeli , “Eksen mi kayıyor” diye sorulduğu sırada aslında izan kaymasının söz konusu olduğunu görmeli, artık ayrılıkçı terörün en önemli sorunlardan biri olduğunu anlamalıdır. Türkiye’nin nabzı Kudüs’te atmaz. Ankara’nın kaderi Kudüs’ünki ile bir değildir. Ankara’nın kaderi ya Diyarbakır ile birdir ya da her ikisinin de şimdiye kadar telaffuz edilmez değişik kaderleri olması kaçınılmazlaşacaktır. Bu sonucu önlemek isteyenler, konuyu ciddi biçimde gündeme getirip ele almak zorundadır. *** Hâlâ izan sahibi insanlar kalabildiyse eğer, onlar herkesin elini vicdanına koyarak şu soruyu yanıtlamasını istemelidir: - Şu ne idüğü belirsiz Kürt açılımından önceki dönemde mi, yoksa onu izleyen günlerde mi terör arttı? Bu soruya verilecek yanıtı rakamlar ortaya koyuyor. Kürt açılımı ya da iktidarın daha sonra demokratik açılım olarak adlandırdığı içeriği belli olmayan girişim, terörü önlemek şöyle dursun, hafifletmemiş, bilakis arttırmıştır. Bu gerçeğin tartışma götürür yanı yok, üzerinde durulması, araştırılması, tartışılması gereken husus, bu değil, terördeki artış ile Kürt açılımı arasındaki bağlantının nedenleri olmak gerekir. Bu demek değildir ki Türkiye’nin en önemli konusunda, yeni planlar, yeni politikalar, yeni açılımlar gereksizdir. Tam tersine, adına ister etnik, ayrılıkçı terör deyin, ister Kürt sorunu, şimdiye kadar uygulanan politikaların veya yine bir politika demek olan politikasızlığın hiçbir şeyi çözmeye yetmediği, yeni yaklaşımların gerekli olduğu görülmektedir. Ancak AKP’nin bize önce Kürt diye sunduğu, sonra çark edip, demokratik yaftasıyla etiketlediği Made in USA paketin bu gereksinimlere yanıt vermediği gibi, çok akılsızca sunulup yönetildiği, toplumun bir bölümünde gerçekleşmeyecek beklentiler yaratırken, öbür kesiminde infial doğurduğu bir gerçektir. *** Bu durumda yapılması gereken, şu mahut “Kürt Açılımı”nın bir işe yaramadığını itiraf edip, onu bir yana koyarken, yeni politikalar oluşturmaktır. Konu bütün toplumu ilgilendiren, sekiz yıllık iktidarında bu alanda beceriksiz olduğunu kanıtladığı için, artık iktidar partisine bırakılmasına imkân olmayıp, bütün siyasi partileri aynı anda ilgilendirdiğinden, ulusal mutabakatı gerektirir ve bütün partilerin ellerini taşın altına koymalarını gerekli kılar. Böyle bir politika oluşturmadan önce, ilk yapılması gereken de doğal olarak sorunun tanımını koymaktır. Türkiye’de bir Kürt sorunu vardır. Bu sorunun sosyal, ekonomik, psikolojik, politik, hukuki yönleri vardır. Bunları görmezden gelen politikalar ile soruna bir çözüm üretmenin olanağı yoktur. Güneydoğu’nun ekonomik sorunlarını görmezden gelerek konuya yaklaşmak gerçekçi değildir. Dikkat buyurunuz, “Güneydoğu’nun ekonomik sorunları” diyorum, “Kürtlerin ekonomik sorunları” değil. Çünkü bu ekonomik sorunlar, etnik kökenden değil, merkez-çevre (periferi) ilişkisinden doğuyor. Başka bir deyişle Kürt İdris’in ekonomik durumu doğduğu yörenin sosyoekonomik yapısından kaynaklanıyor, kendi Kürt kökeninden değil. Bu basit ayırım bile sorunun sanıldığından daha karmaşık olduğunu gösteriyor. Sorunlar yalnız ekonomik olmakla kalmıyor, başka birçok yönü var ve bunlar için şabloncu olmayan gerçekçi bir yaklaşımla oluşturulan politikalar gerekiyor. Ama aynı zamanda bir de başka gerçek var. O politikalar da tek başına sorunu çözmez, sorunun bir de terör boyutu var. Terörün egemenliğini kırmadan, demokratik bir çözüm de mümkün değildir. Yani sosyo ekonomik politikaların saptanması ve çözümlerin oluşturulması zorunludur ama bunların muhatabı Öcalan da değildir. Çözümleri bu gerçeklerin ışığında tartışmalıyız.
|
Köşe Yazarları
Haber AraEn Çok Okunanlar
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||