|
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
ÇÖMELMEDEN ÇIKTIM DA RECEBİM..
Sitemiz Yazarı Hasan Tahsin Yazdı - Önümüzdeki haftanın tartışma konusu bu akşam ki haberlerde belli oldu.CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçtaroğlu geçenlerde 9 şehit verdiğimiz Gediktepe'ye gitmeyi planlıyormuş. - Habere bakılırsa siperde ayakta durmanın korkulacak bir şeyin olmadığını Recep Bey’e gösterecekmiş.Başbakanın Gediktepe ziyareti sırasında “çömelmesi” MHP milletvekili Şenol Bal tarafından Mecliste tartışmaya açılarak “çömelmiş ayakta duramayan bir başbakanın görüntüsünü OHAL kararı için yeterli “olduğunu ifade etmişti.Şenol Bal’ın bu ifadesi sonrası tartışma alevlenmiş Atatürk’e kadar vardırılmıştı.Başbakan kendisini Atatürk’le özdeşleştirerek kürsüden şöyle seslenmişti” Aç biraz tarih oku,Atatürk’ün siper arkasında nasıl durduğunun resimlerini gör” demişti.. Başbakanın” az tarih okuyun” önerisi üzerine birkaç kitap karıştırdım. İlk alıntı “Bozkurt /Armstrong”,Peyami Safa,sayfa 54’den “Mustafa Kemal her zaman ateş altında dolaşıyordu,Askerlerin maruz kaldığı her türlü tehlikeyi onlarla birlikte paylaşıyordu..Bir seferinde yeni kazılan bir siper önünde otururken,bir İngiliz bataryasından üzerine ateş açıldı..Top menzilini bulmaya çalışırken,gülleler de gittikçe yaklaşıyordu.Vurulması,matematiksel bir kesinlik arz ediyordu.Yanındakiler sipere girmesi için yalvarmaya başlamışlardı. O, -Hayır, diye itiraz ediyordu.Sipere girecek olursam,askerlere kötü bir misal olurum.Geride siperde bulunanlar korku ve hayretle kendisini seyrederken o sigarasını yakmış,hiçbir şey yokmuşçasına gayet sakin konuşuyordu.Düşman topçusu menzili biraz daha yaklaştırdı.Patlayan şarapnel yağmuru altında üstü başı toz içinde kaldığı halde,Mustafa Kemale bir şey olmamıştı..” İkinci alıntı, “Atatürk’ten Anılar”,Kemal Arıburnu,sayfa 30.Atatürk anlatıyor: “Düşman bütün yıkıcı araçlarıyla üzerimize yüklendiği bir gün.Saflarımız korkunç bir surette boşalıyordu.Yiğit Mehmetçiklerin binlercesi sapır sapır şehit düşüyordu.Bu kanlı sahne benim orada amirim durumunda bulunan bir Paşa’yı telaşa düşürdü.Yanıma sokularak heyecanla! -Ne olacak? Şimdi ne olacak? Diye sordu.geri çekilmeden söz ediyordu.hemen müdahalede bulundum.. İleri harekatı yeğ tutarım,geriye dönmek mahvolmaktır.Bundan doğacak sorumluluğu kim üzerine alıyorsa,komutayı da o alsın!dedim.. Üstüm olan komutan: -Hayır! İşi bu ana kadar sen yönettin. Yine sen bitirmelisin! Deyince harekata müdahale eden bir Alman komutanı ile birlikte kendisini kastederek şu karşılığı verdim: -O halde üç başa gerek yoktur. Burada benim komutamı yeterli görüyorsanız,siz ikiniz çekilin! Bu sözleri söyledikten sonra,şehitlerin üzerinden atlayıp sağ kalanların önüne geçerek: -Arkadaşlar! Diye haykırdım! Karşınızdaki düşman dövüşemez duruma gelmiştir.En ufak bir kımıldanılışınız ,onların kaçmasına yetecektir..Haydi arkadaşlar..En önünüzde ben olmak üzere, hep birlikte düşmana hücum edelim..Kahramanlar çelik bir yay gibi gerilerek düşmanın üstüne atıldılar..Sonuç olarak Arıburnu Savaşını kazanmıştık” Üçüncü alıntı;”Atatürk Başkomutan”,Muhterem Erenli,sayfa 53. “Mustafa kemal Sivas Kurultayı’nı toplamak için Erzurum’dan Sivas’a giderken Erzincan Boğazında otomobili jandarma tarafından durdurulur. Subay Mustafa Kemal’e ! -Dersim Kürtleri Boğaz’ı tutmuşlar.Tehlike var geçilmez!Bunları püskürtmek için merkezden kuvvet istedik..Gelinceye kadar Erzincan’da beklemeniz uygun olur.. Mustafa Kemal uyarıyı dinler,fakat Erzincan’a dönmez.Döndüğü takdirde Milli Mücadelenin gidişatını tayin edecek toplantı yapılamayacaktır..Sivas Kurultayına katılmak amacıyla gelen delegeler henüz işin başında kaygı ve korkuya düşmemeleri için kendisini uyaran subaya. -Hayır ..Dönmeyeceğiz..Ne pahasına olursa olsun yolumuza devam edeceğiz!Cevabını verdikten sonra yanındaki arkadaşlarına dönerek. -Hızla gidilecek!..Vurulan ölen olursa, onunla meşgul olunmayacak,tam şose üzerinde ve yakınında yolu kapayan eşkıya ile karşılaşılırsa,hep beraber otomobilden atlayarak,atak yapıp ,yolu açacağız.kurtulanlar yola devam edecekler!..emrini verdi.Otomobil hızla Boğaz’a doğru yol aldı.Mustafa Kemal Sivas’a ulaşmıştı.” Liderin veya komutanın siperdeki duruşu, askeri cesaretlendirir, onun için moraldir.Ama asıl tehlikeyi Mustafa Kemal Atatürk bakın nasıl ifade ediyor..”Mühim olan ,memleketi temelden yıkan,milleti esir ettiren iç cephenin düşmesidir.Bu hakikati bizden iyi bilen düşmanlar,bu cephemizi yıkmak için asırlarca çalışmışlar ve çalışmaktadırlar.Bugüne kadar muvaffak da olmuşlardır.Gerçekten kaleyi içten almak, dıştan almaktan çok kolaydır” demektedir.. Bu gün karşı karşıya bulunduğumuz durum özeti budur.Bunun için kahpe,alçak ve hain kurşunlara göğüslerini siper eden şehitlerimize tanrıdan rahmet ailelerine başsağlığı diliyorum ruhları şad olsun! 29.06.2010
|
Köşe Yazarları
Haber AraEn Çok Okunanlar
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||