new balance shoesasics running shoesmulberry handbagsnew balancetory burch saleonitsuka tiger saleLouboutin Saledesigner bagsprada handbagstory burch shoesLouis Vuitton Outlet
Aşk-ı Memnu Üzerine

Aşk-ı Memnu Üzerine

Tarih 30 Haziran 2010, 00:14 Editör

"Aşk-ı Memnu"nun sona ermesiyle Selçuk Yöntem derin nefes almış olmalı. "Aktörü" orada burada sıkılıp usanmadan sürekli, "Adam mısın?" diye sıkıştırıyorlardı. Sıkıştırmakla kalmayıp, yolda yürürken kendisine "boynuz işareti" yapıyor; bununla yetinmeyip, gittiği yerlerde eline "Karın seni aldatıyor!" diyerek jurnalci kâğıt parçaları tutuşturuyorlardı…

NİLGÜN CERRAHOĞLU
Aşk-ı Memnu Üzerine
Aşk-ı Memnunun sona ermesiyle Selçuk Yöntem derin nefes almış olmalı. Aktörü orada burada sıkılıp usanmadan sürekli, Adam mısın? diye sıkıştırıyorlardı. Sıkıştırmakla kalmayıp, yolda yürürken kendisine boynuz işareti yapıyor; bununla yetinmeyip, gittiği yerlerde eline Karın seni aldatıyor! diyerek jurnalci kâğıt parçaları tutuşturuyorlardı…
Yöntem, bunları her defasında espriye vurarak Çok güldüm! filan diye geçiştirmeye çalışıyordu ama Dizilere gerçek gözüyle bakılıyor diye içini dökmekten de geri kalmıyordu: “97’de ‘Ateş Dansı’ isimli dizide kötü karakteri oynarken kadının biri bana yolda ‘Allah belanı versin’ diye tepki göstermişti. ‘Kurtlar Vadisi’nde istihbaratçı Aslan Beyi oynarken polisler(!) önümde ayağa kalkıyorduŞimdi elime kâğıt sıkıştırıyorlar. Espri yeteneğimiz mi geniş, çabuk mu inanıyoruz, bilemiyorum...sorusunu bir biçimde mutlaka gözümüzün içine sokuyordu.
Gerçek-kurgu ayrımının; dizide ölenin arkasından gıyabi cenaze namazı kılacak denli bozuk olduğu bir toplum aslında, bir klinik vaka durumla yüz yüze değil midir?
Bu klinik vaka; sürekli kaytarılan bir kakara kikiri ötesinde -sosyologlar, psikologlar, aktörler, sanatçılar, kültür insanlarıyla- derinlemesine tartışılmıyor.
Aşk-ı Memnu, ahlak bozar mı, bozmaz mı?” tartışması yapılıyor…
Sonra her dizide bir önce kaldığımız yerden devam ediyoruz: Asmalı Konaktaki otlardan yapılan merhemi, halk sahi sandı. Kanalın santralı merhemin içindeki otları soran izleyici telefonlarıyla kilitlendi...
Bu abukluklar her seferinde Ay ne matrak. İlahi! düzeyinde ele alınıyor da; bitmek tükenmek bilmeyen ahlak tartışması -internetin keskin nişancı blogcuları dışında- bir türlü o Git işineİlahi! düzeyine indirgenemiyor…
Halit Ziya’nın ‘Behlül’ü nerden çıkmış?
Kerliferli köşeciler, dizinin de ötesine geçip, yazara; zibididen züppeye kadar açılan bir yelpazede söylenmedik laf bırakmıyorlar…
Neymiş?
Romanın kaleme alındığı 19. yüzyıl sonunda… böyle bir Türk ailesi… tasavvur edilemezmiş…
Bu düzeyde tartışmalar oldu, yaşandı Aşk-ı Memnu furyasında.
Hayretler içinde kaldım.
Eh! diyorsunuz o zaman; Gazeteci/yazar/aydın bunu yaparsa; sokaktaki adam ne dese, ne yapsa yeridir.
Polemik yerine… bilgiyi arayan herkes oysa, bu soruların yanıtına kolaylıkla erişebilir. Edebiyat kaynaklarını azıcık karıştırmak yeter. Fethi Naci’nin Yüz Yılın 100 Türk Romanını üşenmeyip açtığınızda; yazarın bu soruya, bundan taa 70 yıl önce verdiği yanıt önünüze çıkıyor:
Aşk-ı Memnu yazılırken İstanbulun belli çevrelerinde, özellikle Boğaziçinde Melih Bey takımını andıran aileler vardı diyor Halit Ziya Uşaklıgil: Yazar bunları uzaktan yakından bilir ve tanırdı. Hayalinde birikmiş karmakarışık izlenimler vardı. Bunları billurlaştırmak bir toplam çıkarmak için imgelemini kamçılamak yeterdi. Bu demek değildir ki, Aşk-ı Memnu gerçekte var olan birtakım yüzlerden kopya edilmiştir. Eserde birçok kişiler vardır. Bunlardan hiçbiri belli birtakım kişilerin benzeri değildir. Ama genel toplamıyla birçok kişilerden eğretilenmiş dağınık eczalardan bileşen bir varlıktır. Doğruluğu da bundan ibarettir... Behlül benim özelliklerini tanıdığım bir, iki, belki üç gençten toplanmış bir gençtir. Filan ve falana az çok benzer, ama yüzde yüz filan değildir. Firdevs Hanım ve kızları, hele Nihal ve babası, bunlar da öyle Olaya gelince: O bütünüyle hayal ürünüdür Bu eserin birtakım üstünlükleri varsa onların başında kişilerin çok olması ve her birinin özel ve kişisel bir hayat ile yaşamasıdır. (Yüz Yılın 100 Türk Romanı s. 10)
Romanın ilk gerçek Türk romanı sıfatını hak etmesi bundan.
Hayal gücü ile gözlem ilk kez böyle harmanlanmış. Ve roman karakterlerinin her biri, kendi içlerinde özgül birer yaşam kazanmış.
Türk romanı ‘birey’i keşfediyor
Bireyi sokmuş yani Halit Ziya Uşaklıgil Türk romanına.
Bundan büyük fitne(!) olur mu?
Romanın Serveti Fünun dergisinde ilk yayımlandığı 1899’dan bu yana geçen 111 yıl ardından Aşk-ı Memnunun hâlâ bu çapta bir tedirginlik ve tartışma yaratmasının nedeni aslında bu: Birey!
Cemaat… yerine birey!
Aşk-ı Memnunun bilinen ahlak tartışmaları altında; aslında bir asır içinde.. arpa boyu yol alamayan bir cemaat-birey ikilemi var Türkiye’de.
Selçuk Yöntem/Adnan Bey’in eline…bütün o… kâğıt parçalarının sıkıştırılması, henüz çözümlenemeyen birey-cemaat çatışmasından çıkıyor.
Batı romanı baştan sona oysa ki birey üzerine kuruludur.
Bireyi reddettiğinizde, romanı reddetmiş olursunuz…
Romanı reddeden bir ülkede ise, gerçek-kurgu ayrımı işte böyle her zaman askıda kalmaya mahkûmdur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

KÜLTÜR - SANAT

Ah şu sanatçılar...

Ah şu sanatçılar... Tam bir papağanlar sürüsü, duygu yok ki anlatımı özgün olsun...

Türküm...

Türküm... Gemileri sen çıkardın dağlara, 250 kiloluk mermiyi bir başına koydun toplara, Hasan Tahsin oldun kurşunu sıktın düş...

YIRTINIŞ...

YIRTINIŞ... Suç nedir, suçlu kimdir her şeyi yeniden tanımlamakta fayda var...Artık Roma hukuku da hikaye...

Biz Avrupalı olmayalım, onlar bize yakışmaz...

Biz Avrupalı olmayalım, onlar bize yakışmaz... Biz çağdaşlığı Avrupa dan öğrenmedik, Avrupa ya öğrettik...

Özgün halk fıkrası, bir vurdu bir daha vurdu...

Özgün halk fıkrası, bir vurdu bir daha vurdu... "inanın bir tane daha vursaydı ben de karışacaktım..."
Yeni Sayfa 1

Köşe Yazarları

Rıfat Serdaroğlu Rıfat Serdaroğlu
SİVİLCE 19 MAYIS
Nurullah Aydın Nurullah Aydın
İNSAN OLANASESLENİŞ
Burhan Özbey Burhan Özbey
"HALKIN BAYRAMINI" KURNAZCA SAHİPLENMEK
M.Nevruz Sınacı M.Nevruz Sınacı
ÖZGÜRLÜKVE "DEMOKRASİ BAYRAMI"
Müyesser Yıldız Müyesser Yıldız
AKP, Peres'in Şu Projesini "Taş Gibi" Destekliyor!..
Uğur Koca Uğur Koca
TIP BAYRAMI ve DOKTOR HİKMET
H. Salih Gündüz H. Salih Gündüz
HOCALI'YI UNUTMAKTIR SENİN LÂNETİN
Bekir Öztürk Bekir Öztürk
"POLİS BİZE YETMEZ MİT'İ DE İSTİYORUZ"
Aysen Aydın Aysen Aydın
NERDE KALMIŞTIK
Zeynep Türk Zeynep Türk
Katil
Fuat YILMAZER Fuat YILMAZER
İNGİLİZ VE AMERİKAN MİKSERLİĞİ, ORTADOĞU VE AFRİKA'DAKİ GELİŞMELER
Tuncay Demirbaş Tuncay Demirbaş
Referandumda Hayır Demek Milli Bir Görevdir
Prof.Dr.İsa Kayacan Prof.Dr.İsa Kayacan
İletişimliler Vakfı'nın: "Meslekte 50 yıl onur ödülü"
Hasan Tahsin Hasan Tahsin
ÇÖMELMEDEN ÇIKTIM DA RECEBİM..
Adil Serdar Saçan Adil Serdar Saçan
DİNK CİNAYETİNİ KAPATTILAR
 
My Great Web page

Haber Ara


Gelişmiş Arama

En Çok Okunanlar

  •  
  •  
  •  

Foto Galeri

              

AÇILIM
AÇILIM
KARİKATÜR
KARİKATÜR
ÇOCUK SEVGİSİ
ÇOCUK SEVGİSİ
CENAZE TÖRENİ
CENAZE TÖRENİ

Video Galeri

              

Atatürk Bir kişiye beş polis kamerası
Zekeriya Öz'ün Akıl Sağlığı ve zekası Fethullah Gülen Fıkrası