Ette özel şirketlere de ithalat izninin verileceği iddiası üreticilerin kaygılarını derinleştirdi
Fırsatçıya taviz verilmesin
Kasaplar: Büyükbaş hayvan yetmez, küçükbaş da ithal edilsin. Hem istihdam artsın hem et sekiz liraya kadar düşsün.
Et sanayicisi: İthalat yetersiz kalıyor. Et bir türlü ucuzlamıyor. Özel şirketlere de ithalat izni verilsin. Fiyatlar daha çabuk düşsün.
Üretici: Et ve Balık Kurumu’nun kendisi rakip. İthalatın sınırlarının arttırılması sütçülüğe de zara verir. Süt ithalatı da konuşulmaya başlanır.
OLCAY BÜYÜKTAŞ AKÇA
Et fiyatlarının son dönemlerde sürekli dalgalı bir seyir izlemesi ve fiyatların kısa süreli düşmesinin ardından yeniden yükselmesiyle başlayan ithalat tartışmaları yeni boyut kazandı.
Bir yandan Et ve Balık Kurumu’nun (EBK) ithalatta yetersiz kaldığı ve özel şirketlere de izin verilmesi gerektiği dillendirilmeye başlanırken diğer yandan böylesi bir durumun yalnız et besiciliğine değil, süt üretimine de ciddi darbe vuracağı, bir süre sonra süt ithalatının tartışılır hale geleceğini dile getiren üreticiler yer alıyor.
Et konusunda günlük hırslara ve fırsatçılara taviz verilmemesini isteyen üretici, düzenleyici kurumun da kendisi de şu anda diğer etçiler için bir rakip olan EBK’ye değil Kamu İşletmeciliğini Geliştirme Merkezi’ne (KİGEM) verilmesinden yana.
Önceki gün İTO Başkanı Murat Yalçıntaş tarafından dile getirilen, özel şirketlere de ithalat izni fikrinin geniş bir şekilde yandaş bulması, hatta yalnız büyükbaş değil, küçükbaş hayvan ithal edilmesi gerektiğinin telaffuz edilmesi üzerine bir değerlendirme yapan Türkiye Süt Et Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliği Derneği (SETBİR) Başkanı Ali Gürel, hayvan kıtlığının bir buçuk yıl önceden belli olduğunu, bunun devlet tarafından bilindiğini ve konunun kesinlikle ithalat izninin arttırılmasıyla çözümlenemeyeceğini özetledikten sonra, kesinlikle günlük hırslara taviz verilmemesi gerektiğinin altını çizdi.
Ette ithalatın kesinlikle çözüm olmadığını belirten Gürel, yapılanların, günü kurtaran palyatif çözümler olduğunu belirterek, “İthalat izninin arttırılması, yalnız hayvan besiciliğini değil, bir süre sonra süt besiciliğini de tehdit eder hale getirir. Besicilikle sütçülük birbirinden ayrı düşünülemez. Bu denge bozulunca, bir süre sonra süt de pahalı hale gelecek, bu sefer de süt ithalatı tartışmaları başlar” dedi.
Et konusunda çözümün EBK ile çözümlenemeyeceğini de ileri süren Gürel, görüşlerini “Yapılması gereken düzenleyici kurumu doğru belirlemek. Piyasada oyuncu, diğer etçiler için rakip olmayan bir kurum olmalı. Bu da EBK değil KİGEM olmalı. Zaten bir süredir sıkıntı yaşanıyor. İzin verilen 100 bin tonluk hayvanın yarısının besi hayvanı olarak ithal edilmesi, en azından bir süre sonra bu alandaki sıkıntıyı çözecektir” sözleriyle dile getirdi.