Bekir Öztürk Yazdı - Önder Aytaç Taraf Gazetesinden atıldı. Muhtemelen başka bir iş bulamayacak. Ben ona güzel bir iş buldum. Önder Aytaç bence Zekeriya Öz'ün yanına girsin çırak olarak. Hem birlikle güzel güzel korunurlar. Hem de polisiye tadında iddianameler yazarlar birlikte.
Taraf Gazetesi yazarı Önder Aytaç, Katil başı Abdullah Öcalan için, bir televizyon kanalında “Bu terörü bitirmezsen, seni asarım. Bakın bakalım o zaman bu olayların hepsi bitmiyor mu?” sözleri nedeniyle sadece “demokrasi - fikir özgürlüğü ve cesaretin basındaki yegâne temsilcisi” olan Taraf Gazetesi’nden atılmakla kalmadı. Dün aynı dili konuştuğu ne kadar liboş ve dönek varsa hepsini karşısında buldu.
İlk kez bir "Terör Örgütü"nün nefesini ensesinde hisseden Önder Aytaç çark ederek,
"Öcalan’ı asma fikri derin devletin, ben onun hayatını kurtardım" desede çok geç kalmıştı.
İşin garibi, “Dünyanın en tehlikeli örgütü” olarak tanımladığı “Ergenekon” hakkında onca yazı yazmasına rağmen özgürce dolaşan, her istediğini yazan konuşan Aytaç panik olmuş. ( Herhalde artık “Ergenekon” diye bir örgütün olmadığını ve PKK ile olmayan bu örgütün arasında herhangi bir ilişki olmadığını buradan anlamıştır. ) “Eski dost düşman olmaz” diyerek PKK Katillerini teskin etmek yerine yanında 3 – 5 Polisle geziyormuş. Bu da yetmemiş Aracını kullanan arkadaşın beline silah vermişler “Tabancanı boş gezdirme, karşına çıkan olursa gözünü kırpmadan vur” demişler. Doğrusu böyle bir korunma yöntemi ve bu kadar tırsık bir insan görmedim. Birde PKK Katil Örgütünün elebaşı sının asılması konusunda onun söylediğinin on katını onlarca insan söyledi. Mesela Ümit Özdağ, Armağan Kuloğlu ilk bakışta aklıma gelenler. Neden acaba onlara böyle bir saldırıda bulunulmuyor, onlar neden tırsık yazar gibi sıkı korunmuyor.
Bu durumu en güzel “Gönül umduğuna küser” özlü deyişi anlatır sanıyorum.
Hürriyet Gazetesi’ nin haberinde söyleşiyi yapan muhabir, “Etrafında koruma polisleri olmadan dışarı adım atmıyor. Röportajı bizi izleyen polisler eşliğinde üç farklı yerde yaptık” diyerek anlatıyor bu tırsıklığı.
”Onlarca tehdit mail’i geldi. Sokağımda bekleyen insanlar görüyorum. Eşimden ayrıyım. Çocuklarımı yurtdışına gönderdim. Polisevinde kalmaya başladım. Üç-dört polis sürekli yanımda. Kapımın önünde metalik gri bir otomobil gördüm. Bana olacak muhtemel bir şey, Emniyet, MİT ve askeriyenin ayıbıdır. Bu ayıbı Türkiye kaldıramaz.” Demiş Önder Aytaç. Öyleya memlekette tek ( tırsık ) insan var oda Önder Aytaç. Onun başına bir şey gelirse mazallah AB, ABD İsrail, İngiltere Türkiye ile diplomatik ilişkilerini askıya alır. Araplar valiz valiz paraları göndermezler. "Sıfır porblem" hedefimiz şaşar. Aman deyim iyi koruyun Önder Aytaç'ı dönem değişince burnuna halka takıp sirklere çıkarır, "İşte o arslan yürekli yazar buydu" diye teşhir ederiz.
Önder Aytaç yazarlığını da insanlığını da göstermiş oldu. Bilmeyenler için şu kadarını söyleyeyim. Al Önder Aytaç’ı vur Şamil Tayyar’a, Emre Aköz’e, Altangillere. Bunların alayı bu işte.
Emniyet, asker ve MİT’teki dostlarından aldığı verilerle bir “derin devlet terör takvimi” çıkarmış arkadaş. Buna göre;
”01-15 Temmuz arasında, turizm için önemli bir şehirde, siyasi bir şehirde ve çok büyük bir ilde, 12 Eylül öncesindeki son iki aydaki gibi yüzlerce ses bombası patlatılacak.” mış. Bu gün Temmuz’un 11’i ama 31 Mayısta başlayan PKK eylemleri dışında “tık” yok.
Önder Aytaç bence Zekeriya Öz’ün yanına girsin çırak olarak. Hem birlikle güzel güzel korunurlar. Hem de polisiye tadında iddianameler yazarlar birlikte.
Haydi, “HAYIR” lısı.
Bekir Öztürk
http://bhaber.net