Avro çökerse Avrupa uzun, kara bir kışa girer
Hisseler, ev fiyatları düşecek ve bankalar tekrar kurtarılmak zorunda kalınacak. Eğer ‘düşünülmek istenmeyen’ olursa... Ekonomistler, karamsar değerlendirmelerinde, sadece ilk yıl yeni benimsenmiş ulusal kurlar yüzde 50 oranında düşerken, çeşitli ülkelerdeki çıktının yüzde 5 ila yüzde 9 oranında azalacağına dair uyarıda bulunuyorlar.
JILL TREANOR
Ocak 2012. Bir zamanlar Avro bölgesi diye anılan bölgedeki ülkelerin ekonomilerini donduran soğuk dünyanın her yanını buzlaştırırken kara kış bütün Avrupa’ya yayılmıştı. Avrupa Para Birliği (EMU) artık yoktu. Yunanistan’ın kurtarılmasının yarattığı baskılar, gerilimler ve çevredeki diğer ülkeleri kuşatan sorunlar Avro’yu uzak bir hatıra haline getirmişti. Bu, Hollanda bankası ING’deki ekonomistler tarafından 2010 yılında tek kur sisteminin çökmesi halinde neler olabileceğini anlatmak için yaratılan ilk finansal senaryo. “Düşünülemeyeni ölçmek” başlıklı karamsar değerlendirmede ekonomistler, sadece ilk yıl yeni benimsenmiş ulusal kurlar yüzde 50 oranında düşerken, çeşitli ülkelerdeki çıktının yüzde 5 ila yüzde 9 oranında azalacağına dair uyarıda bulunuyorlar.
Daha on yıldan kısa bir süre önce kendi ulusal kurlarını terk eden 16 ülke yeni ulusal banknotlarını basmak için para basma makinelerinin tozunu alacak. 2008 yılında Lehman Brothers’ın çöküşüyle başlayan krizi cüce gibi gösteren bu yenisiyle savaşıyor olacaklar. İspanya ve Portekiz neredeyse iki haneli olan enflasyonla cebelleşirken Almanya ve diğer belli başlı ülkeler durgunlukla flört halindeki, ABD’ye de bulaşan deflasyonist bir şokun pençesinde kalacaklar.
İngiltere’de ekonomi Avro krizinin neden olduğu çift dipli resesyonla mücadele edecek. Hisse senetleri ve ev fiyatları düşerken, hükümetler kötü borçlarla malül hale gelmiş bankaların kurtarılışı meselesi ile yüz yüze gelecekler. ING’nin Finansal Piyasa Araştırmaları Bölümünün Küresel Başkanı Mark Cliffe, EMU’nun çöküşüne dair bir olasılık tahmininde bulunmadıklarının, ama sadece bir zamanlar “düşünülemeyen” bir şeyin olması halinde neler olabileceğini dikkate almaya çalıştıklarının altını çizdi. “EMU’dan vazgeçilmesinin uzun vadede de karşılaşılabilecek olumlu veya olumsuz yanlarına işaret etmiyoruz. Öte yandan bu raporda özetlenen başlangıç travması EMU’dan çıkışı hiç düşünmeden alternatif bir politika olarak teklif edenlerin durup bir düşünmelerini sağlayacak kadar ciddi” diyor Cliffe.
2010’un sonuna kadar gerçekleşecek bir Avro çöküşü sonucunda olabileceklere karşı Cliffe uyarıyor: “Avro bölgesinde 2011 yılında bütün dünyayı peşinden sürükleyecek derin bir durgunluk yaşanır. Avro bölgesindeki çıktı yüzde 4’ten (Almanya’da) yüzde 9’a (Yunanistan’da) kadar değişebilen oranlarda düşecektir.” Ama komşu Avrupa ülkelerinin de durgunluğa yakalanacaklarını GSMH’nin İngiltere’de yüzde 3, Orta ve Batı Avrupa’da yüzde 5 oranında düşeceğini kaydediyor.
Bazı ekonomistlere göre, Avro bölgesindeki ülkeler münferit olarak kendi kurlarını dalgalanmaya bırakabilselerdi ekonomileri bundan yarar sağlayacaktı. Cliffe bu fikri kabul etmiyor. Cliffe’e göre, eğer Yunanistan ve başka Güney Avrupa ülkeleri Avro’dan ayrılacak olurlarsa bunun sonucunda ortaya çıkacak kur düşüşleri onların finansal ödeme sorunlarını doğrudan çözmez. Aslında mevcut borçlarını yeni kurlarına uyumlu hale getiremezlerse borç-GSMH oranları daha da büyür. EMU’nun kaldırılmasından yana olanların ileri sürdüğü başka bir görüş ise bir ülkede kur dalgalanmalarının serbest bırakılması sonucunda meydana gelecek fiyat rekabetlerinden yararlanabilecek bir ülkenin daha hızlı büyüyebileceği görüşü. Cliffe bu görüşe de kuşkuyla yaklaşıyor. Diyor ki, piyasalar Avro’nun çöküşünden doğacak yeni iç kurlar için “yeni dengeler” ararken kazançlar iç talepteki eksikliği karşılamaya yetecek kadar büyük olmayacak. Cliffe’e göre, daha zayıf bir kur dünyanın geri kalan kısmına ihracat yapmak için yararlı olacaktır. Ama bu iç talepteki çöküşü karşılamaya yetmeyecektir. ING ekonomistleri EMU’nun tümüyle çökme ihtimalini değerlendirirken aynı zamanda Avro bölgesinin daha az dramatik bir şekilde “oyularak” Yunanistan için yazılmış bir “sahneden çekiliş” bölümünün olası etkilerinin de analizini yaptılar. O senaryoda bile tahminlerinin yabana atılacak gibi olmadığı görüşündeler. Yunanistan’ın çıktısı düşerken Avro bölgesinde kalan ülkeler de çıktılarının yüzde 1 düşmesi sonucunda sıkıntı yaşayacaklar. Yeni Yunan drahmisi Avro karşısında yüzde 80 değer kaybedecek. Cliffe, Yunanistan’ın tek başına Avro’dan ayrılmasının finansal piyasaların EMU’nun sürdürülebilirliğine olan güvenlerini büyük ölçüde sarsacağına dikkat çekiyor. “EMU’dan geri dönüş olmayacağı bilgisinin geçerliliği sonsuza kadar yitirilecektir” diyor.
Ödeme sistemlerinde çöküşler yaşanabilir
Yunanistan’ın ayrılması senaryosunda Avro 2010 da 1.20 dolardan 2001’deki seviyesine yakın bir seviye olan 0.85’e düşebilir. Ama Avro tümüyle çökerse ING analistleri Avro’nun yerine geçecek kurlarda büyük oranda volatilite tahmininde bulunuyorlar. Örneğin, İspanyol pesetası, Portekiz eskudosu veya İrlanda puntu yeni Alman markına karşı yüzde 50 değer kaybedecektir deniyor. ING analistleri EMU çökerse ödeme sistemlerinde de çöküşler olabileceği kaygısı taşıyorlar. Cliffe şunu da soruyor: “Bir Avro çöküşü sonucunda AB politikasına ne olur? Bunun da ekonomik sonuçları olacaktır.”
Kimileri EMU’nun dağılmasının Avro bölgesindeki sorunlu ekonomilere yeni bir başlangıç vuruşu yapma olanağı sağlayacağını söylerken, ING ekonomistleri ilk iki yıldaki çıktı düşüşlerinin yüzde 10’lara varabileceğini düşünüyorlar. Bu oranlar öylesine yüksek ki Lehman’ın çöküşünün yol açtığı düşüşler onun yanında cüce gibi kalıyor. “Bu galiba EMU’dan çıkışın alternatif bir politikaymış gibi öne sürüldüğü düşüncesiz konuşmalar karşısında politika üreticilerinin üzerinde dikkatle durmaları gereken bir şey” diyerek konuyu noktalıyor Cliffe.
İngilizceden çeviren: Çimen Turunç Baturalp (Guardian, 8 Temmuz 2010)