new balance shoesasics running shoesmulberry handbagsnew balancetory burch saleonitsuka tiger saleLouboutin Saledesigner bagsprada handbagstory burch shoesLouis Vuitton Outlet
Sessizlik

Sessizlik

Tarih 13 Temmuz 2010, 20:24 Editör

Bu köşede siyasi konulara girmemeye özen gösteriyorum ama bazen sanattan söz etmenin bana yersiz, boşuna geldiği anlar oluyor. Her şeyin eşitsiz, adaletsiz, vahşi bir biçimde yaşandığı bir ülkede yazar olmak insana sorumluluk dahası suçluluk yüklüyor. (Yazar İnci Aral nihayet siyasetten söz ediyor...)

İNCİ ARAL
Sessizlik
Bu köşede siyasi konulara girmemeye özen gösteriyorum ama bazen sanattan söz etmenin bana yersiz, boşuna geldiği anlar oluyor. Her şeyin eşitsiz, adaletsiz, vahşi bir biçimde yaşandığı bir ülkede yazar olmak insana sorumluluk dahası suçluluk yüklüyor. Akan kanı, şiddeti, hukuksuzluğu, birbirini azdıran ırkçılık ve ilkel milliyetçiliği görmüyormuş gibi durmak ağırıma gidiyor. Haftada bir yazan için gündem çok yüklü ve hızlı olsa da günceli yazılarıma taşımama dikkatinin baskısı altındayım.
Zaten baskı ve korku ortamında yaşıyoruz. Koşulların kendisini askeri darbe dönemlerinden daha sinsi bir kıstırılmışlık içine itmekte olduğunu hisseden, yarın için kaygıları olan yazar her şey yolundaymış genişliğiyle sanattan, edebiyattan dem vurabilir mi?
Gelecek günü, ayı, yılı merak ediyorum: Neler olacak? Halk bu anayasaya geçit verecek mi, Kürt sorunu çözülecek mi? Yoksa Türkiye etnik temelde bölünecek mi? Baskın seçim olur mu? ABD İran’ı ne zaman vuracak? Önümüzü göremediğimiz bir kavşaktayız, belirsizlik yakıcı. Yeni çıkan, bana gelen kitaplara bakıyorum, okuyup yazasım gelmiyor. Gazetelerde yaz. Bir yanda vur patlasın çal oynasın kafalar, bir yanda uydurma suçlamalarla Silivri’ye kapatılan, yargısız infaz edilen değerli insanlar. Sindirilmiş basını, ordusu, ürününü yollara döküp çiğneyen çiftçisi, işsizi, cinnet getiren memuru, göçük altında kalanı, teröre kurban giden çocuğuna gözyaşı döken yoksul, sabırlı insanlarıyla hangi karanlığa sürüklenmekteyiz?
Uzmanlar, gazeteciler konuşuyor. Sivil darbeden, faşizmden söz ediliyor. Ekranlarda birbirine benzer ya da karşıt görüşler tartışılıyor. Sinirler gergin. Sislere, öfkelere, feryatlara boğulmuşuz. Yoksa yeni belalar, ateşler mi bekliyor bizi?
***
Biliyorum, sanat hayatın kendisidir. İnsanın özündeki vazgeçilmez yaratma güdüsü düşüncenin izinde, kuşkular, sorular, karşı olma ve adalet duygusuyla beslenir. Peki ama bugün içinde yaşadığımız karmaşa sanata, edebiyata neden çok az ya da hiç yansımıyor?
Kırklardan seksenlere insanımızın macerası büyük ölçüde edebiyatın belleğine kaydedildi, ama hızlı dönüşümlerin yaşandığı seksen sonrası gerektiğince yansımadı. O dönemden bugüne dağılıp savrulmalarımız önemli eserlere konu olmadı henüz. Susmaya, kabullenmeye, bencilliğe alıştırıldığımız, şundan ya da bundan korktuğumuz için olmalı.
Bu Kalp Seni Unutur mu”, neden yayından kaldırıldı? Gerici bir cuntanın ülkeyi otuz yıl geriye götürdüğü süreci anlatan bu nitelikli dizi bile ilgi görmemişse o günleri yazanları kim okuyacak? Yasak aşklara, mafya savaşlarına bakmayı yeğleyen, düşünmeyi, okumayı, soru sormayı yorucu bulan insanlar gamlı, zor hikâyeler istemiyor artık. Toplumcu yazarın, romanın modası ise çoktan geçti.
Kültür endrüstrisinin hedefi, eşyadan sanata, gizemden dine bir örnekliğin kolaylığına sığınan büyük kitle. Kendine yabancılaşmış insanlar için kurgulanmış efkâr dağıtan hayaller para ediyor artık. Cam ekranın yarattığı anındalık ve unutkanlıkla, bunalım ve sürekli korku şoklarıyla toplumcu bilincin fişi çekildi.
***
Kültürel sığlık ve ortak belleğin kaybı ile gelen kayıtsızlık bulaşıcıdır ama kalıcı olması tarihin akışını zorlar. Bu şaşkınlık, perişanlık günlerini tarihin ruhsuz sayfaları yazacaktır kuşkusuz. Ama ben kaybettiğimiz insani değerlerin bir gün edebiyatın ölümsüz belleğine de kaydedileceğini, hayatı yazma eylemiyle ilişkilendirmeyi bilenlerin insanımızın acıyan yerleri ve çaresizliği üzerine her zaman söyleyecek sözleri olacağından eminim. Özellikle kardeş kanının aktığı yerde insanlık bilinci yara alır, çünkü ve yazarlık vicdanı kanar.
Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

KÜLTÜR - SANAT

Ah şu sanatçılar...

Ah şu sanatçılar... Tam bir papağanlar sürüsü, duygu yok ki anlatımı özgün olsun...

Türküm...

Türküm... Gemileri sen çıkardın dağlara, 250 kiloluk mermiyi bir başına koydun toplara, Hasan Tahsin oldun kurşunu sıktın düş...

YIRTINIŞ...

YIRTINIŞ... Suç nedir, suçlu kimdir her şeyi yeniden tanımlamakta fayda var...Artık Roma hukuku da hikaye...

Biz Avrupalı olmayalım, onlar bize yakışmaz...

Biz Avrupalı olmayalım, onlar bize yakışmaz... Biz çağdaşlığı Avrupa dan öğrenmedik, Avrupa ya öğrettik...

Özgün halk fıkrası, bir vurdu bir daha vurdu...

Özgün halk fıkrası, bir vurdu bir daha vurdu... "inanın bir tane daha vursaydı ben de karışacaktım..."
Yeni Sayfa 1

Köşe Yazarları

Rıfat Serdaroğlu Rıfat Serdaroğlu
SİVİLCE 19 MAYIS
Nurullah Aydın Nurullah Aydın
İNSAN OLANASESLENİŞ
Burhan Özbey Burhan Özbey
"HALKIN BAYRAMINI" KURNAZCA SAHİPLENMEK
M.Nevruz Sınacı M.Nevruz Sınacı
ÖZGÜRLÜKVE "DEMOKRASİ BAYRAMI"
Müyesser Yıldız Müyesser Yıldız
AKP, Peres'in Şu Projesini "Taş Gibi" Destekliyor!..
Uğur Koca Uğur Koca
TIP BAYRAMI ve DOKTOR HİKMET
H. Salih Gündüz H. Salih Gündüz
HOCALI'YI UNUTMAKTIR SENİN LÂNETİN
Bekir Öztürk Bekir Öztürk
"POLİS BİZE YETMEZ MİT'İ DE İSTİYORUZ"
Aysen Aydın Aysen Aydın
NERDE KALMIŞTIK
Zeynep Türk Zeynep Türk
Katil
Fuat YILMAZER Fuat YILMAZER
İNGİLİZ VE AMERİKAN MİKSERLİĞİ, ORTADOĞU VE AFRİKA'DAKİ GELİŞMELER
Tuncay Demirbaş Tuncay Demirbaş
Referandumda Hayır Demek Milli Bir Görevdir
Prof.Dr.İsa Kayacan Prof.Dr.İsa Kayacan
İletişimliler Vakfı'nın: "Meslekte 50 yıl onur ödülü"
Hasan Tahsin Hasan Tahsin
ÇÖMELMEDEN ÇIKTIM DA RECEBİM..
Adil Serdar Saçan Adil Serdar Saçan
DİNK CİNAYETİNİ KAPATTILAR
 
My Great Web page

Haber Ara


Gelişmiş Arama

Foto Galeri

              

AÇILIM
AÇILIM
KARİKATÜR
KARİKATÜR
ÇOCUK SEVGİSİ
ÇOCUK SEVGİSİ
CENAZE TÖRENİ
CENAZE TÖRENİ

Video Galeri

              

Atatürk Bir kişiye beş polis kamerası
Zekeriya Öz'ün Akıl Sağlığı ve zekası Fethullah Gülen Fıkrası