new balance shoesasics running shoesmulberry handbagsnew balancetory burch saleonitsuka tiger saleLouboutin Saledesigner bagsprada handbagstory burch shoesLouis Vuitton Outlet
Saf Değiştirmek

Saf Değiştirmek

Tarih 21 Temmuz 2010, 00:25 Editör

Dini cemaatler 12 Eylül öncesi örtülü ve dar bir alanda varlıklarını sürdürüyorken bugün açıklık, meşruluk ve yaygınlık kazanmış durumdalar. (İnci Aral cemaatleri anlatıyor)

Saf Değiştirmek
İNCİ ARAL
Saf Değiştirmek
Dini cemaatler 12 Eylül öncesi örtülü ve dar bir alanda varlıklarını sürdürüyorken bugün açıklık, meşruluk ve yaygınlık kazanmış durumdalar. Kapitalist yan örgütlenmelerle çeşitli işkollarında da faaliyet gösteren, aydınlanma düşüncesini bozulan her şeyin sorumlusu ilan ederken kurtuluşu ilahi saflaşmada gören mistik, sıkı dayanışmalı bu yapılar çoktandır medya ve yayıncılık alanında da varlık gösteriyorlar ve temsil ettikleri kitlenin taleplerini karşılarken geniş bir kesime sesleniyorlar.
Kimilerine göre, küresel bilgi ve iletişim çağında bilinen ya da dayatılmış aidiyet ve kimlik modelleri yazarın konum belirlemesinde yetersiz olabilir. Ancak muhafazakâr kesim İslami toplum modelinin Türkiye’nin önündeki tek çıkar yol olduğunu ileri sürerken neoliberal görüş cemaat olgusunu demokratikleşmenin gereği olarak yorumluyor. Çıkara dayalı tarikat-siyaset-ticaret gruplaşmalarının demokratik ilişki biçimleriyle nasıl örtüştüğü ayrı konu. Benim burada üzerinde durmak istediğim cemaat yapılarının medya kuruluşları içinde yer alan, aydınlanmacı, akılcı, hümanist ya da solcu tanıyıp bildiğimiz yazarlar.
1 Temmuz 2010 tarihli Cumhuriyet Kitap ekinde Enis Batur, Cemaat Yazarlığı başlıklı yazısının bir bölümünü bu konuya ayırmış, kısa ama önemli saptamalar yapmış. Bir edebiyatçı (çalıştığı) yayınevinin, kitaplarına ‘Müslüman bir yazar’ üst başlığıyla kampanya düzenlemesini nasıl kabul eder? diye soruyor. Olayı duymadım, yazarın kim olduğunu da bilmiyorum ama durum kuşkusuz kabul edilemez.
Batur, edebiyatımızda Cemaat sözcüsü duruşunu benimseyen, cemaat okurunu göz ardı edemeyen yazarların her zaman var olduğunu ve bu okurun, bazı üstatların postnişinlikdüşlerini de beslediğini söylüyor. Oysa bu hayalin gerçekleşmesi eskiye göre daha zor. Bugün cemaat içinde yer almaya niyetlenen, ideolojisinden çok adının önemli olduğunun farkında çünkü. İlgi derleme ve yaygınlık yolunda bazı marka isimlere fırsat rantı sunulması günümüz gerçeğine uygun bir takıyye ne de olsa. Öte yandan saf değiştirenin, köktenci düşünce biçimleriyle biz/onlar ayrımını dışlayarak ilişki kurmanın özgün bir yaşam tarzı geliştirmeye olanak verdiği, kendisini yalnızca yazmanın ilgilendirdiği ve yazdıklarına kesinlikle müdahale edilmediği yolundaki savunmasını ciddiye almak gerekmiyor. Çünkü kapalı devreden açık bir tarza kadar çeşitlilik gösterseler de cemaatlerin sanat ve kültüre yaklaşım ve görüşlerini belli bir temele oturtmadaki ölçütleri sadece dini, mezhepsel dogmalar ile sınırlı değil. Etnik köken, kimlik, maddi ya da siyasi çıkar gibi etmenler de genel tavırlarında belirleyici rol oynamakta.
Batur, Okur cemaati azalınca cemaat okuru önünde saf tutmayı yeğleyen şair ve yazarların farklı hatta birbirine zıt anlayıştaki basın organlarında köşe kapmaca oynamaktan sakınmadıklarını da vurguluyor yazısında.Sönen ideolojilerin yerine yıldızı parlayanlarınyanına gidenlerle daha sık karşılaşıldığını belirtirken de şu saptamayı yapıyor: Sanıyorum buna varoluş mücadelesi deniyor. Bugün cemaate sırtını dayamayan, bireysel duruşunu her şeyin üstünde tutan edebiyat adamı birkaç yüz okurla yetinmek durumunda.
Acı ama gerçek. Neyse ki Batur yazısını bir değerler dizgesine sahip olan sıkışair ve sıkı yazarıncemaat çıkarcılığının tuzağına düşmeyeceğini, ve toplumsal, siyasal, ideolojik borsalarda yaşanan iniş çıkışların böyle insanların düşünsel inançlarını ve seçimlerini hiç etkilemeyeceğinisöyleyerek bitiriyor.
aralinaral@gmail.com


 Kapitalist yan örgütlenmelerle çeşitli işkollarında da faaliyet gösteren, aydınlanma düşüncesini bozulan her şeyin sorumlusu ilan ederken kurtuluşu ilahi saflaşmada gören mistik, sıkı dayanışmalı bu yapılar çoktandır medya ve yayıncılık alanında da varlık gösteriyorlar ve temsil ettikleri kitlenin taleplerini karşılarken geniş bir kesime sesleniyorlar.
Kimilerine göre, küresel bilgi ve iletişim çağında bilinen ya da dayatılmış aidiyet ve kimlik modelleri yazarın konum belirlemesinde yetersiz olabilir. Ancak muhafazakâr kesim İslami toplum modelinin Türkiye’nin önündeki tek çıkar yol olduğunu ileri sürerken neoliberal görüş cemaat olgusunu demokratikleşmenin gereği olarak yorumluyor. Çıkara dayalı tarikat-siyaset-ticaret gruplaşmalarının demokratik ilişki biçimleriyle nasıl örtüştüğü ayrı konu. Benim burada üzerinde durmak istediğim cemaat yapılarının medya kuruluşları içinde yer alan, aydınlanmacı, akılcı, hümanist ya da solcu tanıyıp bildiğimiz yazarlar.
1 Temmuz 2010 tarihli Cumhuriyet Kitap ekinde Enis Batur, Cemaat Yazarlığı başlıklı yazısının bir bölümünü bu konuya ayırmış, kısa ama önemli saptamalar yapmış. Bir edebiyatçı (çalıştığı) yayınevinin, kitaplarına ‘Müslüman bir yazar’ üst başlığıyla kampanya düzenlemesini nasıl kabul eder? diye soruyor. Olayı duymadım, yazarın kim olduğunu da bilmiyorum ama durum kuşkusuz kabul edilemez.
Batur, edebiyatımızda Cemaat sözcüsü duruşunu benimseyen, cemaat okurunu göz ardı edemeyen yazarların her zaman var olduğunu ve bu okurun, bazı üstatların postnişinlikdüşlerini de beslediğini söylüyor. Oysa bu hayalin gerçekleşmesi eskiye göre daha zor. Bugün cemaat içinde yer almaya niyetlenen, ideolojisinden çok adının önemli olduğunun farkında çünkü. İlgi derleme ve yaygınlık yolunda bazı marka isimlere fırsat rantı sunulması günümüz gerçeğine uygun bir takıyye ne de olsa. Öte yandan saf değiştirenin, köktenci düşünce biçimleriyle biz/onlar ayrımını dışlayarak ilişki kurmanın özgün bir yaşam tarzı geliştirmeye olanak verdiği, kendisini yalnızca yazmanın ilgilendirdiği ve yazdıklarına kesinlikle müdahale edilmediği yolundaki savunmasını ciddiye almak gerekmiyor. Çünkü kapalı devreden açık bir tarza kadar çeşitlilik gösterseler de cemaatlerin sanat ve kültüre yaklaşım ve görüşlerini belli bir temele oturtmadaki ölçütleri sadece dini, mezhepsel dogmalar ile sınırlı değil. Etnik köken, kimlik, maddi ya da siyasi çıkar gibi etmenler de genel tavırlarında belirleyici rol oynamakta.
Batur, Okur cemaati azalınca cemaat okuru önünde saf tutmayı yeğleyen şair ve yazarların farklı hatta birbirine zıt anlayıştaki basın organlarında köşe kapmaca oynamaktan sakınmadıklarını da vurguluyor yazısında.Sönen ideolojilerin yerine yıldızı parlayanlarınyanına gidenlerle daha sık karşılaşıldığını belirtirken de şu saptamayı yapıyor: Sanıyorum buna varoluş mücadelesi deniyor. Bugün cemaate sırtını dayamayan, bireysel duruşunu her şeyin üstünde tutan edebiyat adamı birkaç yüz okurla yetinmek durumunda.
Acı ama gerçek. Neyse ki Batur yazısını bir değerler dizgesine sahip olan sıkışair ve sıkı yazarıncemaat çıkarcılığının tuzağına düşmeyeceğini, ve toplumsal, siyasal, ideolojik borsalarda yaşanan iniş çıkışların böyle insanların düşünsel inançlarını ve seçimlerini hiç etkilemeyeceğinisöyleyerek bitiriyor.
aralinaral@gmail.com

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

EŞDİNSELLİK

Fetullah Gülen'in TSK Aşkı

Fetullah Gülen'in TSK Aşkı Fethullah Gülen, herkul.org sitesinden yaptığı açıklamada, Kürt sorununun çözümü için 3 madde gösterdi.

Fethullah Gülen'e büyük şok

Fethullah Gülen'e büyük şok Devlet, ABD için casus devşirdiği gerekçesiyle Gülen cemaatinin okullarını kapattı.

Sitemize FETHULLAHÇI SALDIRI

Sitemize FETHULLAHÇI SALDIRI Fetullahçılar Sitemize Saldırmaya Başladı..

Bunu da gördük:88yıl sonra müzede ayin!

Bunu da gördük:88yıl sonra müzede ayin! A.A 88 yıl aradan sonra Sümela Manastırı'nda ayin. Trabzon'un Maçka ilçesindeki tarihi Süme...

FETHULLAH GÜLEN: "DARBEYE ARZ EDERİM"

FETHULLAH GÜLEN: Başbakan Erdoğan 12 Eylül'deki Anayasa referandumunu, 12 Eylül 1980 darbesiyle hesaplaşma üzerine oturttu. Bu u...
Yeni Sayfa 1

Köşe Yazarları

Rıfat Serdaroğlu Rıfat Serdaroğlu
SİVİLCE 19 MAYIS
Nurullah Aydın Nurullah Aydın
İNSAN OLANASESLENİŞ
Burhan Özbey Burhan Özbey
"HALKIN BAYRAMINI" KURNAZCA SAHİPLENMEK
M.Nevruz Sınacı M.Nevruz Sınacı
ÖZGÜRLÜKVE "DEMOKRASİ BAYRAMI"
Müyesser Yıldız Müyesser Yıldız
AKP, Peres'in Şu Projesini "Taş Gibi" Destekliyor!..
Uğur Koca Uğur Koca
TIP BAYRAMI ve DOKTOR HİKMET
H. Salih Gündüz H. Salih Gündüz
HOCALI'YI UNUTMAKTIR SENİN LÂNETİN
Bekir Öztürk Bekir Öztürk
"POLİS BİZE YETMEZ MİT'İ DE İSTİYORUZ"
Aysen Aydın Aysen Aydın
NERDE KALMIŞTIK
Zeynep Türk Zeynep Türk
Katil
Fuat YILMAZER Fuat YILMAZER
İNGİLİZ VE AMERİKAN MİKSERLİĞİ, ORTADOĞU VE AFRİKA'DAKİ GELİŞMELER
Tuncay Demirbaş Tuncay Demirbaş
Referandumda Hayır Demek Milli Bir Görevdir
Prof.Dr.İsa Kayacan Prof.Dr.İsa Kayacan
İletişimliler Vakfı'nın: "Meslekte 50 yıl onur ödülü"
Hasan Tahsin Hasan Tahsin
ÇÖMELMEDEN ÇIKTIM DA RECEBİM..
Adil Serdar Saçan Adil Serdar Saçan
DİNK CİNAYETİNİ KAPATTILAR
 
My Great Web page

Haber Ara


Gelişmiş Arama

Foto Galeri

              

AÇILIM
AÇILIM
KARİKATÜR
KARİKATÜR
ÇOCUK SEVGİSİ
ÇOCUK SEVGİSİ
CENAZE TÖRENİ
CENAZE TÖRENİ

Video Galeri

              

Atatürk Bir kişiye beş polis kamerası
Zekeriya Öz'ün Akıl Sağlığı ve zekası Fethullah Gülen Fıkrası