new balance shoesasics running shoesmulberry handbagsnew balancetory burch saleonitsuka tiger saleLouboutin Saledesigner bagsprada handbagstory burch shoesLouis Vuitton Outlet
SEVR'DEN LOZAN'A, LOZAN'DAN SEVR'E HEDEF AMASYA!

SEVR'DEN LOZAN'A, LOZAN'DAN SEVR'E HEDEF AMASYA!

Tarih 25 Temmuz 2010, 00:21 Editör

Yıl 1923. Yepyeni bir cumhuriyet, içte ve dışta düşmanlarla çevrili. Yeni cumhuriyeti göçertmek için türlü plan yapılıyor. Batı kurtuluş savaşının rövanşı için sinsi sinsi bekliyor.

O zaman çalıştığımız televizyon kanalında Attila ağabey (İlhan) danışman olarak bulunuyor ve her Salı ve Perşembe  öğleden sonra,  odası onu dinlemek isteyenlerle dolup taşıyor. Nadiren onu  yalnız  yakalıyordum. 2003 Bir yaz günü. Bana Mustafa Kemal Paşa’nın  Lozan Barış Anlaşmasında içini dağlayan maddelerden sözediyor.

‘Gençler bilmiyor!’ diyor. ‘Lozan’dan sonra 13 yıl boyunca, Mustafa Kemal Paşa, batılıları  Boğazlar sorunu için  karşısına oturtmaya çalıştı. Lozan anlaşması, yedi düvele karşı büyük bir başarıydı. Ama Türk boğazları, Çanakkale,  Karadeniz ve Marmara denizi,  ‘Boğazlar komisyonu’ adı altında  Türk ve yabancılardan oluşan  bir komisyonun denetimine bırakılmıştı.. Ege adaları Türk hakimiyeti dışında kalmıştı. Bu onun içini dağlıyordu’.
Yıl 1923. Yepyeni bir cumhuriyet, içte  ve dışta düşmanlarla  çevrili. Yeni cumhuriyeti göçertmek için türlü plan yapılıyor. Batı kurtuluş savaşının rövanşı için sinsi sinsi bekliyor.

Lozan  konferansında batılı devletler türlü ayak oyunları deniyorlar.  Sonunda   Türkiye Cumhuriyeti bağımsız bir ülke olarak tanınıyor. Atatürk Lozan’ı ‘tarihte emsali olmayan bir siyasi zafer’ olarak niteliyor. Ama 1936’ya yani Montrö’ye  kadar,  Mustafa Kemal Paşanın içine sindiremediği ‘derhal kalkmalı’ dediği  kayıtlar kağıt üstünde kalıyor.

Montrö anlaşması ile Lozan’da eksik kalanların tamamlandığını, Türk boğazlarının egemenlik haklarının nasıl bir mücadele sonucu geri alındığını anlatıyor ve  ‘Mustafa Kemal  zamanında Türkiye haklarını savunan, Müdafaa-i Hukukçu bir Türkiye idi!’ diyor.

Batı desteği ile çıkarılan isyanlar birbirini takip ediyor, bunlarla baş ediliyordu.  Boğazlar yabancı denetimden kurtarılıyor

Ve ölümünden sadece 9 yıl sonra  ‘tam bağımsız, Müdafaa-i hukukçu Türkiye’ ‘Yeni Tanzimatçı Türkiye’ye dönüşüyor.

‘Yeni  Tanzimatçı  Türkiye!’

1947’de yapılan ABD yardımı ile Türkiye,   yargı,  ekonomi,  politika, eğitim,   savunma konularında   Amerika’ya  bağlanıyor. İnönü dönemi böyle sonlanıyor.  Menderes döneminde Türkiye NATO’ya giriyor.  Girişinin 7. ayında İzmir'de müttefik kara kuvvetleri karargahı  kuruluyor. .

1954’de NATO’nun  Türkiye topraklarında askeri tesisler ve üstler kurması ve askeri personel bulundurulması kabul ediliyor!

Yedi Düvel’e meydan okunan Lozan Barış Anlaşması, bugün hala ABD tarafından kabul edilmiyor.  Kabul etmiş görünenler de hem içte hem dışta, aslında SEVR’e bağlı olduklarını her fırsatta ilan ediyor. Parçalanmış bir Türkiye özlemlerini, demokrasi kılıfına sarıp kafamıza indiriyor.

1923 de  Lozan’la bağımsızlığını ve özgürlüğünü cümle aleme ilan eden , 1936’da  Montreux ile Bogazlarda yabancı denetimine son veren bir Türkiye, ‘tanzimat kafalı’ yöneticiler eliyle  vatan topraklarını, bir zamanlar savaştığı batılı ülkelerin emrine tahsis ediyor! Ve her gelen yönetim açılan yolda hızla yürüyor. Türkiye’nin hukukunu savunmak bir yana,  Türkiye’yi hukuk’tan temizlemek için elinden geleni yapıyor.

Lozan’ın 87., Montrö’nün  74. yıldönümünde,  Mustafa  Kemal’in ordusuna karşı en büyük saldırıya tanık olduğumuz bugünlerde,  milletçe, onun sözlerine ve çözüm önerilerine   kulak vermeliyiz.  O dahice çarelerini sadece yaşadığı gün için değil, çok sonrası için de formüle etmişti.1920’de durumu söyle saptıyordu:

‘…..Batılı devletler, bazı makamların kesin teslimiyet taraftarlıklarından istifade ederek çalışmaktadırlar.’

‘Batılı devletler, ancak, zayıf ve kararsız hükümetler sayesinde  amaçları doğrultusunda ilerleyecekler, zayıf ve kararsız  hükümetler,  dış baskılara boyun eğerek, iç kuvvetlerin gelişmesini kısıtladıkları gibi, kamuoyunu da devamlı surette korku ve endişe içinde tutarak, resmi ya da gayrı resmi kararların alınmasına engel olacaklardır.’

Ocak 1920’de bugünü tarif ediyordu!

Düşman devletlerin  özellikle İstanbul’da, işbirlikçi zevat vasıtasıyla, yanlış telkinlerle halkın yönlendireceğini,  Türkiye’nin içerden kuşatılacağını ve son aşamada, milli güçlerin geniş çapta  tutuklamalara uğrayacağını, susturulacaklarını ve ‘idam hükmü taşıyan barış şartlarının tebliğ edileceğini’ söylemişti.

Milli güçler ve Milli irade

İşte  bu koşullarda halkın örgütlenmesi, makus talihine karşı ‘yeter’ demesi için  .


harekete  geçilmişti:

Hareketin  ilkeleri, 6 ay  önce,  Haziran 1919’da  Amasya genelgesinde  kağıda dökülmüştü:

1- Yurdun bütünlüğü, ulusun bağımsızlığı tehlikededir.

2- İstanbul'daki hükümet, üzerine aldığı sorumluluğun gereklerini yerine getirememektedir. Bu durum ulusumuzu yok olmuş gibi gösteriyor.

3- Ulusun bağımsızlığını yine ulusun azim ve kararı kurtaracaktır.

4- Ulusun durumunu ve davranışını gözönünde tutmak ve haklarını dile getirip bütün dünyaya duyurmak için her türlü etkiden ve denetimden kurtulmuş ulusal bir kurulun varlığı çok gereklidir.

5- Anadolu'nun her yönden en giivenli yeri olan Sivas'ta ulusal bir kongrenin tezelden toplanması kararlaştırılmıştır.

6- Bunun için bütün illerin her sancağından, halkın güvenini kazanmış üç delegenin olabildiğince çabuk yetişmek üzere hemen yola çıkarılması gerekmektedir.

7- Herhangi bir kötü durumla karşılaşılabileceği düşünülerek bu iş, ulusal bir sır gibi tutulmalı ve delegeler gereken yerlere kimliklerini gizleyerek gelmelidirler.

Böylece ‘"Ulusal Mücadele" nin işaret fişeği çakılmıştır.

3 ay sonra, Eylül 1919’da  Sivas Kongresi toplanmış, milli güçler ve milli iradenin hakim kılınacağı ilan edilmiştir.Manda ve himayenin  kabul olunamayacağı tüm dünyaya ilan edilmiş, Millî kurtuluş hareketinin parolası  belirlenmiştir: " Ya istiklal ya ölüm!"

Millî vicdandan doğan cemiyetler "Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti" adı altında birleştirilmiştir.Anadolu İhtilalinin  ilk gazetesi "İrade-i Milliye" Sivas'ta  yayına başlamıştır.

Tüm bunların ortasında ‘Ya başaramazsanız?" diye soran Amerikalı gazeteciye, M. Kemal Paşa şu yanıtı vermiştir:

"Bir ulus varlığını ve bağımsızlığını sağlamak için, düşünce sınırlarını aşan girişimler ve fedakarlıklarda bulunduktan sonra başarılı olur. Ya başarılı olmazsa demek, o ulusun ölmüş olacağına karar vermek demektir."

Sevr’den Lozan’a ve Montrö’ye giden yol,  bu milletin büyük sabrı, sağduyusu ve dayanma gücüyle döşelidir. Bugün Lozan’dan Montrö’den, Sevr’e dönüş dayatması varsa yol haritası bellidir.

(ADD yetkililerine selamlarımla!)

www.banuavar.com.tr
banuavar@superonline

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

ATATÜRK

Titreyin ve kendinize dönün...

Titreyin ve kendinize dönün... Atatürk bir Türk milliyetçisi ve örnek bir devrimcidir...

Milliyetçilik derken...

Milliyetçilik derken... "Bir ulusun kendi ülkesini, kendi kültürünü, kendi tarihini ve kendi geleceğini koruma çabasıdır..."

Atatürk' ü sevmeden Türkiye yi sevemezsin...

Atatürk' ü sevmeden Türkiye yi sevemezsin... "Türkiye demek Mustafa Kemal ATATÜRK demektir..."

23 Nisan Kutlu olsun

23 Nisan Kutlu olsun Milletler egemenliklerini geçici olarak da olsa verecekleri meclislere dahi lüzumundan fazla güvenmemelidir.

Türkiye nihayet bunu da gördü

Türkiye nihayet bunu da gördü Hükümet ‘avukatsız yargılama' için düğmeye basmaya hazırlanıyor!
Yeni Sayfa 1

Köşe Yazarları

Rıfat Serdaroğlu Rıfat Serdaroğlu
SİVİLCE 19 MAYIS
Nurullah Aydın Nurullah Aydın
İNSAN OLANASESLENİŞ
Burhan Özbey Burhan Özbey
"HALKIN BAYRAMINI" KURNAZCA SAHİPLENMEK
M.Nevruz Sınacı M.Nevruz Sınacı
ÖZGÜRLÜKVE "DEMOKRASİ BAYRAMI"
Müyesser Yıldız Müyesser Yıldız
AKP, Peres'in Şu Projesini "Taş Gibi" Destekliyor!..
Uğur Koca Uğur Koca
TIP BAYRAMI ve DOKTOR HİKMET
H. Salih Gündüz H. Salih Gündüz
HOCALI'YI UNUTMAKTIR SENİN LÂNETİN
Bekir Öztürk Bekir Öztürk
"POLİS BİZE YETMEZ MİT'İ DE İSTİYORUZ"
Aysen Aydın Aysen Aydın
NERDE KALMIŞTIK
Zeynep Türk Zeynep Türk
Katil
Fuat YILMAZER Fuat YILMAZER
İNGİLİZ VE AMERİKAN MİKSERLİĞİ, ORTADOĞU VE AFRİKA'DAKİ GELİŞMELER
Tuncay Demirbaş Tuncay Demirbaş
Referandumda Hayır Demek Milli Bir Görevdir
Prof.Dr.İsa Kayacan Prof.Dr.İsa Kayacan
İletişimliler Vakfı'nın: "Meslekte 50 yıl onur ödülü"
Hasan Tahsin Hasan Tahsin
ÇÖMELMEDEN ÇIKTIM DA RECEBİM..
Adil Serdar Saçan Adil Serdar Saçan
DİNK CİNAYETİNİ KAPATTILAR
 
My Great Web page

Haber Ara


Gelişmiş Arama

Foto Galeri

              

AÇILIM
AÇILIM
KARİKATÜR
KARİKATÜR
ÇOCUK SEVGİSİ
ÇOCUK SEVGİSİ
CENAZE TÖRENİ
CENAZE TÖRENİ

Video Galeri

              

Atatürk Bir kişiye beş polis kamerası
Zekeriya Öz'ün Akıl Sağlığı ve zekası Fethullah Gülen Fıkrası