Türkiye bu tehlikeli noktaya "Akape açılımı"yla geldi
27 Temmuz 2010, 13:57
İşçi Partisi Genel Başkan vekili Mehmet Bedri Gültekin, İnegöl ve Dörtyol'da yaşanan provakatif olaylarla ilgili bir basın açıklaması yaptı. Gültekin, "Türkiye bu tehlikeli noktaya, AKP'nin sekiz yıllık iktidarının uygulamalarıyla ve özellikle son yıllarda uygulanan "açılım" politikalarının sonunda gelmiştir" dedi.
İşçi Partisi Genel Başkan vekili Mehmet Bedri Gültekin, İnegöl ve Dörtyol'da yaşanan provakatif olaylarla ilgili bir basın açıklaması yaptı. Gültekin, "Türkiye bu tehlikeli noktaya, AKP'nin sekiz yıllık iktidarının uygulamalarıyla ve özellikle son yıllarda uygulanan "açılım" politikalarının sonunda gelmiştir" dedi. Gültekin, bölünme tehlikesinin ortadan kaldırılabilmesinin halkoylamasında hayır oyu kullanmaktan geçtiğine işaret etti.
İşçi Partisi Genel Başkan Vekili Mehmet Bedri Gültekin, Bursa'nın İnegöl ve Hatay'ın Dörtyol ilçelerinde yaşanan provakatif olaylar hakkında yazılı bir basın açıklaması yaptı.
Türkiye'nin içinde bulunduğu kavga ortamına AKP'nin açılımları nedeniyle geldiğine dikkat çeken Gültekin şunları söyledi:
"Türkiye bu tehlikeli noktaya, AKP'nin sekiz yıllık iktidarının uygulamalarıyla ve özellikle son yıllarda uygulanan "açılım" politikalarının sonunda gelmiştir. 8 yıl önce bölücü terörün sıfırlandığı, etnik kökeni ne olursa olsun bütün yurttaşlarımızın bir büyük milletin fertleri olarak beraberce yaşadığı Türkiye'nin yerini bugün, "beraber yaşamak zorunda mıyız?" tartışmalarının ve çok küçük anlaşmazlıkların bile etnik çatışmalar için bir kıvılcım rolünü oynadığı bir Türkiye almıştır. AKP politikaları, Türkiye'yi barut fıçısına dönüştürmüştür."
İşçi Partisi Genel Başkan vekili Gültekin, "AKP'nin, iktidarda kalmaya devam etmesi demek, Türkiye olarak ödeyeceğimiz bedelin katlanarak büyümesi demektir" diye konuştu.
AKP programının bölgeyi emperyalistlerin böl yönet taktiğine uygun hale getirdiğini belirten Gültekin, "İşte bu noktada, Türk Silahlı Kuvvetleri'ne karşı sürdürülmekte olan "operasyon" anlam kazanmaktadır" ifadelerini kullandı.
"Birliğini ve disiplinini muhafaza eden bir Milli Ordu'nun olduğu koşullarda" iç savaş", "etnik boğazlaşma" olmaz. Ama ardı arkası kesilmeyen tutuklama dalgaları ile birliği ve morali bozulmuş, hareket kabiliyeti baltalanmış bir Ordu ise, böyle bir tehlikeyi önlemede üzerine düşen görevi yapamaz. Onun için "açılım" politikalarının bir ayağı da kaçınılmaz olarak Türk Ordusu'na yönelik operasyondur. Çoğunluğu muvazzaf olmak üzere toplam 102 subaya yönelik son tutuklama kararını, bu çerçevede değerlendirmek gerekiyor."
Mehmet Bedri Gültekin, yaşanan tehlikeli günleri defetmenin ilk adımının 12 Eylül'deki halkoylamasında hayır oyu vermek olduğunu söyledi.