|
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Türk halkının arabesk yavşaklığından utanıyorum, utanıyorum, utanıyorum!Fazıl Say bir süre önce Twitter'da başlattığı arabesk müzik tartışmasını şu sözlerle noktaladı: Fazıl Say bir süre önce Twitter’da başlattığı arabesk müzik tartışmasını şu sözlerle noktaladı: ‘Tüm bitlerden özür dilerim’ Fazıl Say: Arabesk müzik aydınlığın, çağdaşlığın sırtına külfettir. Türk halkının arabesk yavşaklığından utanıyorum, utanıyorum, utanıyorum! Orhan Gencebay: Fazıl çok önemli bir virtüözdür. Gerçekten böyle konuşuyorsa, ona bunu hiç yakıştıramadım. Son derece yanlış konuşuyor. Müslüm Gürses: Sıkılmışsa bu onun sorunu. Türkiye’nin büyük bir bölümü dinliyor. Biz sıkılmadık, değil mi dostlar? Ayşe Arman: Topluma yön vermesen de olur Fazıl Say! Say sadece müzik yapmalı, herkes kendi işine bakmalı! Hıncal Uluç: Yuh sana Ayşe! Bu ülkenin en önemli sorunu umursamazlık. İfade özgürlüğünün savunulması gerekir. Doğan Hızlan: Arabesk konusunda Fazıl Say konuşmayacak da kim konuşacak. Çünkü o sıradan, sadece işinin sınırları içine kapanan bir sanatçı değil. Gürer Aykal: Arabesk Türkiye’de kaderciliğin simgesi oldu. Arabesk anlayış bir ahtapotun kolları gibi tüm toplumu sardı. Fazıl Say: Tartışma kapandı. Tüm bitlerden, yavrularını arabeskçilerle karşılaştırdığım için özür dilerim! Kültür Servisi - Sosyal paylaşım sitesi Facebook’taki sayfasında yayımladığı sözleriyle tartışmaları başlatan Fazıl Say, arabesk müzik hakkında şu ifadeleri kullanmıştı: “Arabesk müzik, arabesk yaşam tarzının betimlemesidir. Aydınlığın, çağdaşlığın ve öncülüğün, sanatçılığın sırtına külfettir. Emek karşıtıdır, duyarsızlıktır ve yaratamamaktır! Etik dışı‘yalan dolanla’ doludur. Ortadoğu işi, 3. sınıf, acındırmaca, tembellik, yeteneksizlik, rant, çamur, muallaklıklar üzerinden yaşar. Arabesk müziği yapan yapsın! Bu sayfaya tek gık diyeni yukarıdaki sebeplerden hemen atacağım! Türk halkının arabesk yavşaklığından utanıyorum, utanıyorum, utanıyorum!” Say, Orhan Gencebay’ın “Batsın Bu Dünya” şarkısıyla da ilgili olarak, “Arabeskin karamsarlığı, ezilen kesimin karamsarlığını sömürmekten ibaret. ‘Batsın Bu Dünya’ derken yat satın almak böyle bir şey olsa gerek” demişti. GENCEBAY’IN YANITI Açıklamaların ardından konuşan Orhan Gencebay “Fazıl çok önemli bir virtüözdür (...) Fazıl gerçekten böyle konuşuyorsa, ona bunu hiç yakıştıramadım, son derece yanlış konuşuyor (...) Bizi Türkiye’de ve dünyada dinleyen bu kadar insan var. Fazıl bunlara da haksızlık yapmış olur” dedi. Gencebay, Say’ın “Batsın Bu Dünya” yorumlarına da yanıt verdi: “Ben bunu 1975 yılında yaptığım zaman Türkiye’de günde 100 kişi öldürülüyor ve yaralanıyordu. Sağ-sol davasıyla ülke bölünmeye çalışılıyordu. ‘Batsın Bu Dünya’ eseri Türkiye’nin ağıtıdır. Onun müzikalitesi de son derece iyidir.” “Fazıl bizim Fazıl’ımızdır” diyen Gencebay, Say’la gurur duyduklarını ama gurur duydukları bir insana bu sözlerin yakışmadığını belirtti. MÜSLÜM GÜRSES’TEN KINAMA Arabesk dünyasının bir diğer önemli ismi Müslüm Gürses, Sibel Can’ın Show TV’de sunduğu “Sibel Can’lı Geceler” programına konuk olduğu sırada Say’ın yorumlarının hatırlatılması üzerine “Sıkılmışsa bu onun sorunu. Türkiyenin büyük bir bölümü dinliyor, seviyor, haz duyuyor. Sıkılmışsa bu Fazıl Say’ın kendi sorunudur. Biz sıkılmadık değil mi dostlar?” yanıtını verdi. Programın diğer konuğu ve geçtiğimiz günlerde “Has Arabesk” adlı bir albüm çıkaran Şevval Sam da her türlü müziğin iyi ve kötü örnekleri olduğunu belirtti. Say, aynı gün Twitter sayfasında “Yazarlarını, müzisyenlerini dışlayan, kovan, hapse atan bir toplum Sibel Can’ı ile kala kalır zaten. Alternatif mi var?” yorumunu yaptı. Dinleyicilerin kırıldığı gündeme geldiğinde, Say yine Twitter sayfasında “Kalpleri kırmak bu derece büyük sorun olsaydı tarihte ne Beethoven kalırdı ne Picasso ne Nâzım” sözlerine yer verdi. Say, Twitter’da gazeteciler Ahmet Hakan ve Cüneyt Özdemir’le de tartıştı. Tartışma değişik adların katılımıyla gazete sayfalarında da devam etti. ULUÇ’TAN ARMAN’A YANIT Ayşe Arman 21 Temmuz’da Hürriyet’te yayımlanan “Topluma yön vermesen de olur Fazıl Say!” başlıklı yazısında olağanüstü yetenekli Say’ın sadece müzik yapması gerektiğini, herkesin kendi işine bakmasının doğru olduğunu yazdı. Bunun üzerine tartışmaya katılan Hıncal Uluç 25 Temmuz’da Sabah gazetesindeki yazısında “Yuh sana Ayşe!” başlıklı bir yazı yazdı ve umursamazlığın bu ülkenin en önemli sorunu olduğunu belirtti. Say’ın az bile söylediğini yazan Uluç, ifade özgürlüğünün savunulması gerektiğini belirtti. Tartışmalar sürerken Twitter sayfasında, “Bir kapıyı açmak ve tartışma başlatabilmek için tek çözüm kapıyı kırmak idi” yorumuna yer veren Say, serzenişini şu satırlarla belirtti: “Bir klasikçi ‘arabesk yavşaklığı’ dedi, arabesk camiasından tepki aldı. Demeden önceki tepki ne idi? YOK SAYMAK! Yalansa söyleyin... Neden mi? 15 gündür ben TEK BİR CEVAP duymadım TEK BİR CÜMLE duymadım. Sadece üslubum yanlışmış. Son kelimeyi at? Tüm paragrafa cevap ver.” DOĞAN HIZLAN’IN YAZISI Doğan Hızlan 30 Temmuz tarihinde Hürriyet’te çıkan yazısında düşüncelerini şöyle açıkladı: “Fazıl Say’ın arabesk konusunda, pop müziği konusunda söyledikleri, iyi bir müzikçinin, haklılık oranı yüksek düşünceleri. Çoksesli müziği, gerçek Türk müziğini ben de savunuyorum. Hele iyi bir solistin ve iyi bir bestecinin görüşleri benim için çok önemli. Nedense bizim bir kötü alışkanlığımız vardır, herkesi mesleğinin içine hapsetmek isteriz, böylece palavra atma alanımızın yüzölçümü büyür. Arabesk konusunda Fazıl Say konuşmayacak da kim konuşacak? Elbette müzik meseleleri üzerine düşüncelerini açıkladığı gibi, ülkenin siyasetine dair de konuşacak, gidişata dair düşünceleri de yazacak, konuşacak. Çünkü o sıradan, sadece işinin sınırları içine kapanan bir sanatçı değil ki!” GÜRER AYKAL’IN AÇIKLAMASI Ünlü orkestra şefi Gürer Aykal, “Fazıl Say’ı Neden Yalnız Bırakmamalıyız?” başlıklı açıklamasında, “Tüm dünya tarihinde ilerlemenin ilk hareket noktası olarak görülen müzik; Türkiye’de kaderciliğin, razı olmanın, sinikleşmenin, alın yazısının simgesi oldu” satırlarına yer verdi ve arabesk müziğin, insanın beynini uyuşturduğunu, zihni yavaşlattığını, mücadele azmini yok ettiğini belirtti. Seksen yılı aşkın Cumhuriyet tarihinin, son elli yılda geriye düşmenin dünya tarihindeki benzersiz örneğini sergilediğini belirten Aykal, sanatın her türünde olduğu gibi, müzikte de uyuşukluğa, çaba göstermeden verim almaya prim verildiğini belirtti. Müzik üzerine bile olsa Fazıl Say’ın konuşmasına izin verilmediğine dikkat çeken Aykal, arabesk anlayışın, bir ahtapotun kolları gibi tüm toplumu sardığını belirtti. Tüm bu tartışmaların ardından 29 Temmuz’da Twitter sayfasına “Tartışma kapandı. Tüm bitlerden, yavrularını arabeskçilerle karşılaştırdığım için özür dilerim. Hata yapmışım” diye yazan Say, “Bu twitter profili manen ve ruhen kapatılmıştır. Paylaşmayın-paylaşmayalım. Yaşarız gider” duyurusuyla sayfasını kapattığını duyurdu. Duyurunun ertesi günü sayfayı ziyaret edenler Say’ın şu yorumuyla karşılaştı: “Yılmaz Güney’in ‘Yol’ filmi de film, ‘Recep İvedik’ de film. Velakin; değer ve yer olarak neyi nereye koyacağını bilmeyen bir ahali ile hayat zor.”
|
Köşe Yazarları
Haber AraEn Çok Okunanlar
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||