new balance shoesasics running shoesmulberry handbagsnew balancetory burch saleonitsuka tiger saleLouboutin Saledesigner bagsprada handbagstory burch shoesLouis Vuitton Outlet
PSİKOZ AKEPİYEN

PSİKOZ AKEPİYEN

Tarih 06 Ağustos 2010, 06:07 Editör Emre Kaan Emre

"Atılan yumruklar, şehit cenazelerindeki tepkiler vs...YOKTURLAR, bunlar olmayan şeylerdir, rüyadır, halüsinasyondur, imajinasyondur ve gerçek değildir." Emre Kaan Emre

PSİKOZ AKEPİYEN

Ah bilinçaltı sen nelere kadirsin, pireyi deve yapan, deveyi pire yapan, Akepenin beşiğini tıngır mıngır sallayan da sensin. Tamam biz anlıyoruz da, beşikleri tıngır mıngır sallananlar da anlıyorlar mı acaba? Hiç sanmam, onlar yelkenler fora, rüzgar nereye götürürse, seldeki bir ceviz kabuğu örneği... Aslına bakacak olursanız, bir dramın ve ağır suçun içerisindeler, fakat bunu anlayan ne yazık ki sadece ve sadece biziz, onlar değil.

Bilinçaltının büyüsü, bazı kavramlara aşırı değer verilmesine, diğer bazılarının ise tümden reddedilmesine, hatta yok sayılmasına neden olabilir. Sahte değerlere perçimlenmiş ve kaybolmuş bir kişilik söz konusu ise kişinin gerçeklikle alakasını koparan bir hastalık vardır, buna kısaca psikoz diyoruz. Yani psikoz, düşünce ve duyunun ağır oranda bozulduğu zihin durumunu tanımlamakta kullanılan genel bir terimdir. Psikozda, kişinin davranışlarının tuhaf, normalden uzak ve gerçek dışı olduğu kişinin kendisi tarafından anlaşılamamaktadır.

Aslında psikolojik hastalıkların büyük çoğunluğu imajinasyon-gerçek ikilisi arasındaki bağlantının anlaşılamaması veya çarpıtılmasından kaynaklanan bir bilinçaltı yerleşimle ilgilidir. Yok olan şeyler var edilebildiği gibi, var olan şeyler de yok edilebilir.Hatta kişi bu varlığa veya yokluğa o kadar inanmaktadır ki, son derece ısrarcı olabilir. Normale kıyasla, her şeyin karmaşık olduğu ve anlamını kaybettiği bir durum yaratılır, fakat kişi kendisi bunun farkında değildir. Dolayısıyla bu kişilere haktan, hukuktan, doğrudan, yanlıştan bahsetmek hiç bir anlam taşımaz, sadece anlayamayacakları bir şeyden bahsetmiş olursunuz.

İmajinasyon-gerçek ilişkisinin son derece önemli olduğunu söylemiştik. Örneğin çocuklukta eğer imajinasyondan gerçeğe geçiş çok sert olmuşsa bu yaralayıcı olabilir ve ilerde gerçeklerden korkulabilir veya gerçekler reddedilebilir. Bir çocuğun annesine, anne ben nasıl oldum diye sorduğunu düşünelim, küçük yaştaki çocuk bu konuda gerçeğe hazır değildir. Bu nedenle değişik kültürlerde; seni leylekler getirdi, seni lahana yaprakları arasında bulduk...Gibi değişik cevaplar verilir. Fakat imajinasyondan gerçeğe geçiş, oyalamak amacıyla verilen gerçek dışı cevaplarla zamana yayılarak ve yumuşatılarak, kişinin bir şoka uğramayacağı şekilde olmalıdır. Aksi takdirde bilinçaltında sadece bu gerçek değil, pek çok gerçek reddedilecektir...

Yine bildiğiniz gibi, baba otoriteyi temsil eder, imajinasyon yardımıyla, baba güçtür, devletdir. Baba ile olan ilişkilerde bozukluk, babanın, otoritenin, kuralların ve devletin reddedilmesine yol açar, sadece bir defalık değil, ömür boyu... Böyle bir bozukluğu yaşayan kişinin normal gelişim yaşamış bir insanla aynı kelimelerden aynı şeyleri anlamayacağı çok açık. Ayrıca, toprak kelimesinin bütün dillerde, doğurgan olduğu için, dişi bir kelime olduğuna dikkatinizi çekerim, yani toprak anadır. İlginçtir devlet de babadır.

Şimdi, devlet teriminin kavranamazlığı söz konusu olabilir, veya devlet son derece önemsiz "bir oyuncak" olarak görülebilir. Esasen "devlet" derken, hayat boyu anlayamayacakları, anlamalarının olanaklı olmadığı bir şeyden, "yok olan" bir şeyden bahsetmektedirler. Eğer imajinasyondan gerçeğe, yalandan doğruya geçişte sorun yaşanmışsa, baba veya anne ile sorun yaşanmişsa veya inançlar hayal kırıklığına uğratmişsa (dini inançlar değil), işimiz zor. Milletin üzüntüsünü göremezler, Toprağa (Anaya) saygı duyamazlar, vatanı bir çift kadın memesine satabilirler, devleti (babayı) yok etmek isteyebilirler, hakkı hukuğu da hiç mi hiç önemsemezler.

Bu psikoza sahip olanların, diğer vatandaşların neden toprağı, devleti, bayrağı, vatanı bu kadar çok sevdiklerini anlamaları kesinlikle imkansızdır. Atılan yumruklar, şehit cenazelerindeki tepkiler vs...YOKTURLAR, bunlar olmayan şeylerdir, rüyadır, halüsinasyondur, imajinasyondur ve gerçek değildir. Gerçek olan, vatandaşın tutuklanması, devletin zayıflatılması, hakkın, hukuğun reddedilmesi, babadan (kendi babalarından) öc alınması, şehit babasına dava açılmasıdır. Bir şehit babasına dava açmanın, toplumsal açıdan ne kadar ağır olduğunu kavramaları imkansızdır, zaten kavrasalar davayı açamazlardı.

Tarihsel gelişimi içerisinde devlet nedir, hiç bir zaman anlayamayacaklardır. inançlarında şoka uğramış oldukları için (genel anlamda inanç, inanış), dini inançlara artık güvenmeyecekler ve onları kullanarak öc alacaklardır, yani bütün inançlar sahtedirler ve sahte olmaya mahkumdurlar. Devlet babanın devletinden de babasından da intikam alınacaktır. Toprak ana satılacaktır. Devletim, anam, babam diye yırtınan insanlar ise hiç bir zaman anlaşılamayacaktır.

Bu insanlar doğal olarak kendi kafalarında hiç de hasta değillerdir, milyonlar hastadır fakat onlar turp gibidirler. Çünkü bir insanın hasta olduğunu bilmesi için hastalığını anlaması gerekir, oysa daha temel kavramları anlamakta zorluk çektikleri için, hastalıklarını anlamaları olanaklı değildir. Bu kişiler şu veya bu şekilde fakat mutlaka cezalandırılmalıdırlar. Türkiye Cumhuriyeti hasta insanların elindedir.

Bu kişilerin cezalandırılması kendilerinin bugüne kadar hiç yapmadıkları şeyi yapmalarına, hiç anlayamadıkları şeyi anlamaya çalışmalarına neden olabilir. Bu cezalandırma gerekli ve şartdır, "bedeli ne olursa olsun" denilerek, bir vatan, bir devlet ve bir millet ile oynanamaz. Cezalandırma bir çeşit elektrik şoku olarak, bu kişilerin kendilerini belki de ilk defa, "gerçekçi" olarak sorgulamalarını sağlayabilir. Yani, toplum tarafından çok ağır görülen bir durum var, bana büyük ceza veriliyor ve ben koskoca ben, dokunulmaz ben, her zaman haklı ben yargılanıyorum diyeceklerdir...Eğer bu yapılmazsa, inanın bizden sonraki çiçekler açmadan öleceklerdir.

Çünkü psikoz akepiyen "bedeli ne olursa olsun" vatanı, devleti, milleti bitirene kadar devam edecektir...Bunun böyle olacağını anlayan milyonların çığlıklarını duymaları, gözyaşlarını görmeleri, patlamaya hazır milleti anlamaları imkansızdır...Psikoz Akepiyen uçuruma gidiyor ve uçuruma götürüyor, şimdiden yakınlarınızla helalleşin, yarın çok geç olabilir...Bizler freni patlamış bir otobüsün içindeki yolcular gibiyiz, şoförün adı Psikoz akepiyen...

Sevgiler...Emre Kaan Emre

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

POLEMİK

Milliyetçilik emperyalizmin en büyük düşmanıdır...

Milliyetçilik emperyalizmin en büyük düşmanıdır... "Onların korkusu devrimci Atatürk' ten çok, milliyetçi Atatürk' tür..."

Tuhaftır ama gerçektir...

Tuhaftır ama gerçektir... "Gökten üç elma düşmüş, üçünü de başbakan yemiş..."

Biz daha ölmedik bekleyin biraz...

Biz daha ölmedik bekleyin biraz... Kitle ağırdır zor kımıldar, fakat kımıldayınca altında ezilirsiniz...

Tak Tak Tak...

Tak Tak Tak... -Komşunun tavuğuna kışt demişsiniz -Heeee dedik nolmuş?

Bir kültürün değişimi...

Bir kültürün değişimi... ASLI: Ordular ilk hedefiniz Akdenizdir, ileri. ŞİMDİKİ: Generaller, ilk hedefiniz Silivri dir, ileri.
Yeni Sayfa 1

Köşe Yazarları

Rıfat Serdaroğlu Rıfat Serdaroğlu
SİVİLCE 19 MAYIS
Nurullah Aydın Nurullah Aydın
İNSAN OLANASESLENİŞ
Burhan Özbey Burhan Özbey
"HALKIN BAYRAMINI" KURNAZCA SAHİPLENMEK
M.Nevruz Sınacı M.Nevruz Sınacı
ÖZGÜRLÜKVE "DEMOKRASİ BAYRAMI"
Müyesser Yıldız Müyesser Yıldız
AKP, Peres'in Şu Projesini "Taş Gibi" Destekliyor!..
Uğur Koca Uğur Koca
TIP BAYRAMI ve DOKTOR HİKMET
H. Salih Gündüz H. Salih Gündüz
HOCALI'YI UNUTMAKTIR SENİN LÂNETİN
Bekir Öztürk Bekir Öztürk
"POLİS BİZE YETMEZ MİT'İ DE İSTİYORUZ"
Aysen Aydın Aysen Aydın
NERDE KALMIŞTIK
Zeynep Türk Zeynep Türk
Katil
Fuat YILMAZER Fuat YILMAZER
İNGİLİZ VE AMERİKAN MİKSERLİĞİ, ORTADOĞU VE AFRİKA'DAKİ GELİŞMELER
Tuncay Demirbaş Tuncay Demirbaş
Referandumda Hayır Demek Milli Bir Görevdir
Prof.Dr.İsa Kayacan Prof.Dr.İsa Kayacan
İletişimliler Vakfı'nın: "Meslekte 50 yıl onur ödülü"
Hasan Tahsin Hasan Tahsin
ÇÖMELMEDEN ÇIKTIM DA RECEBİM..
Adil Serdar Saçan Adil Serdar Saçan
DİNK CİNAYETİNİ KAPATTILAR
 
My Great Web page

Haber Ara


Gelişmiş Arama

Foto Galeri

              

AÇILIM
AÇILIM
KARİKATÜR
KARİKATÜR
ÇOCUK SEVGİSİ
ÇOCUK SEVGİSİ
CENAZE TÖRENİ
CENAZE TÖRENİ

Video Galeri

              

Atatürk Bir kişiye beş polis kamerası
Zekeriya Öz'ün Akıl Sağlığı ve zekası Fethullah Gülen Fıkrası