MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, referandum programında Diyarbakır ziyaretinin olmadığını belirterek, "Bizim en ufak bir hatamız tüm Türkiye'ye mal olabilir" değerlendirmesinde bulundu.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CNN TÜRK'te Yavuz Oğhan'ın moderatörlüğünde Vatan gazetesi Ankara Temsilcisi Bilal Çetin ve Milliyet gazetesi Ankara Temsilcisi Fikret Bila'nın sorularını cevapladı.
İşte Devlet Bahçeli'nin çarpıcı açıklamaları... Hükümet ile Öcalan arasında anlaşma var mı?
"PKK'nın Türkiye'yi nereye götürmek istedğini takip etmek zorundayız. 8 yıllık iktidarlarında PKK terörü zaman zaman yükseldi zaman zaman durdu. Medyada bildiğimiz bazı şahsiyetler AKP'nin açılım politikasını gerçekleştirmek için büyük bir gayret gösteriyorlar. Terör siyasallaştırılmaya çalışıyor. Son günlerde PKK'nın internet sayfalarına baktığınız zaman niyetlerin ne olduğunu görüyoruz.
Kandil'de bir çete mensubu bazı açıklamalar yapıyor, devletle görüştüğünü eylemsizlik kararı aldığını söylüyor. Biz bunları gündeme getirdik. Ve sorduk: Bu anlaşma var mı, içeriği nedir? Başbakan ise gerçeğin üstünü örterek, bize saldırmaya başladı.
Başbakan'ın danışmanı ise görüşmeyi açıkladı. Remzi Kartal da açıkladı. Başbakan dün bir televizyon programında görüşmelerin olduğunu söyledi. Biz bunları ifade ettik ve bunları takip ediyoruz.
Cumhurbaşkanı Gül'ün terör ile ilgili sözleri ve demokratik özerklik ile temasın ilgisi var mı? Başbakan'a inanmak isteriz, ama onun inandırıcı olması lazım. PKK açılımı net olarak anlatması lazım. Açılım ile nereye kadar gidebileciğini göstermesi lazım. PKK açılımında PKK talepleri ne oranda karşılanıyor. Bunları anlatması lazım. Bunlar saklanırsa PKK açılımın kamuoyunda tartışılması bölücü terörü cesaretlendiriyor. Örgüt yeni taleplerde bulunuyor. PKK dört coğrafyada birleşik Kürdistan kurmak istiyor. Hiç bir zaman bu talepten vazgeçmiyorlar. Ama bir aşama olarak demokratik özerklik talebini getirdiler. Bu talep doğdu. PKK taleplerine sessiz kalırsanız bunun önü aşılmaz. Yeni talepler gelir. Ta ki bağımsız Kürdistan'ın kurulmasına kadar.
Anayasa değişikliği Türkiye'deki her siyasi parti ve sivil toplum kuruluşları anayasa değişikliğinden yana. Şu anda herkes bu anayasadan şikayetçi. Anayasa tartışmasıyla millet oyalanıyor. Başbakan, anayasa değişikliği üzerinde samimi olsaydı, uzlaşma yolunu arardı. Biz de zaten anayasa değişikilği üzerinde çalışma yapılsın teklifinde bulunduk. Böyle samimi bir teklif varken, referandum yolunu tercih ediyorsunuz. Hükümet kimseyle görüşmeden bu anayasayı hazırladı. Uzlaşmaya gitmediklerine göre gizli bir gündemleri var. Açılım kapsamı ile anayasa değişikliği arasında bir ilişki var.
Anayasa Mahkemesi ve yargı iki önemli ayaktır. PKK taleplerine Anayasa'da yer vermek için çalışıyorlar. Amaç PKK açılımına hukuki zemin. AKP iktidarında özellikle gerilim stratejisi uygulanıyor, ülkenin kamplara, cepheye ayırmak istiyorlar. Yargıyı da yandaşlaştırmak için uğraş veriyorlar. Gelecekte sorgulanması gereken konularda AKP'yi kurtarmak için yargıyı yandaş hale getirmek için uğraşıyorlar.
PKK ile pazarlık konusunda "Açıklayın yoksa ben açıklarım" demiştiniz nedir bu? Başbakan henüz açıklamadı. Şimdilik biz saklı tutuyoruz. Neler konuştuklarını biz biliyoruz. Pazarlığı ilk ifade eden Kandil'dir. Kandil'den gelen mesaja cevap vermiyorsun. Uluslararası bir anlaşmanın da ilişkisi olduğu anlaşılıyor. Bu aynı zamanda ABD'nin Irak'tan çekilmesiyle de bağlantılı.
Başbakan'ın mitinglerde ülkücü harekete çağrı yapması. Dörtyol'daki olaylar. Başbakan her konuyu istismar ediyor. Evet sonucunu almak için büyük bir panik içinde, öfke ile hareket ediyor. Türk milleti kavgayı sevmiyor. Başbakan, MHP'yi tahrik etmeye çalışıyor. MHP'liler 12 Eylül'de çok çekti. Gazetelerde eski ülkücülerle konuşup, evet dediklerini haber yapıyorlar. Buradan da ülkücülerin evet diyeciği hesabını çıkıyorlar. Bunlar yalandır, iftiradır. Ülkücü camiayı kandıracaklarını zannediyorlar. Özellikle bu röportajlar Zaman, Bugün ve Vakit gazetesinde çıkıyor. Dörtyol'daki olaylar endişe verici. bu olaylar yaygınlaşırsa ülkeyi kargaşaya götürür. Dörtyol ve İnegöl olayları çok yönlü araştırılmak zorunda, MHP'lilerden hiç biri Türkiye'yi iç çatışmaya götürmeyecektir.
Demokratik özerklik talebi.. Ne yapmak gerekir? Bireysel talepler ile PKK'yı ayırmak gerekir. Birinci amaç PKK'yı kökünden kazımaktır. Onların teslimini gerçekleştirmektir.
Sizin dönemde Öcalan'ın asılmaması yönünde aldığınız karar stratejik bir karar mıydı? "İznini almadan açıklıyorum ama ben o zaman Sayın Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’e bizzat gittim. Bu konuyu görüşmek için randevu aldım. Çankaya Köşkü’nde ikamet olarak kullandığı binanın giriş katında bir odada bir masaya oturduk. Müsaadenizle bir kağıt alabilir miyim, dedim. Önüme bir dosya kağıda aldım ve üzerine bir T cetveli çizdim. Biliyorsunuz T cetveli muhasebede kullanılır, bir tarafına aktifler bir tarafına pasifler yazılır. Ben de T cetvelinin bir tarafına idam edilirse, bir tarafına da idam edilmezse diye yazdım. Her iki halde neler olabilir. Türkiye Cumhuriyeti’nin menfaatleri ne olur, zarar göreceği noktalar ne olur, diye yazmak için. Ben idam kararının infaz edilmesini savundum. Gerekçelerimi, Türkiye’nin menfaatlerini yazdım. Sayın Cumhurbaşkanı da devlet kurumlarından aldığı idam edilmemesi halinde ne gibi faydalar olabileceğini ifade etti. Böyle kılı kırk yaran değerlendirmeler yapıldı. Fakat ben gerek Sayın Demirel’le yaptığım görüşmede gerek 7 saat 23 dakika süren devlet zirvesinde idamın infaz edilmesi gerektiğini savundum.”
Referandum Referandumda evet oyu çıkması halinde Başbakan'ın ayağı yerden kesilir, zaten hep havada. Ayrıca PKK terörü cesaretlenir.
Diyarbakır'a gidecek misiniz? Bu referandumda programın yok. En son 2001'de gittim. Hassasiyetlere önem veriyoruz. Bizim en ufak bir hatamız tüm Türkiye'ye mal olabilir. O yüzden ne zaman nereye gideciğimizi hesaplamak lazım.
Erdoğan ile görüşme... Güvenlik zirvesi olacak mı? Liderlerin bir araya gelip uzlaşma yolunu bulmak lazım. Ama bugünkü iktidarda bu şans yok. Ben sayın Başbakan ile görüşmeyi düşünmüyorum. Terör zirvesi olmayacak Sayın Başbakan ile...