"30 Ağustos, ulusal benliğin, kimliğin kurtarıldığı ve zafer destanının yazıldığı gündür... ESARET ALTINDA KUTLANAMAZ."...Emre Kaan
SİYAH 30 AĞUSTOS
Türk ulusu rehin alınmışken hangi 30 Ağustosu kutluyorsunuz? Bizim içimiz kan ağlıyor, uykularımız kaçıyor, diken üstündeyiz, sizler hangi parmaklarla anlı şanlı kutlama mesajları yazabiliyor ve gönderebiliyorsunuz? Hiç bu kadar 30 Ağustosu kutlama mesajı almamıştım, bu neyi açıklar biliyor musunuz? Artık sizin olmayan şeyi istiyorsunuz, yani özgürlüğü. Türk ulusu bugün esaret altındadır, esaret altında 30 Ağustos kutlamak, 30 Ağustosun doğasına aykırıdır, esaret altında özgürlük bayramı yapamazsın.
Geçen yıl yani 2009 da, Ağustos ayında her zamanki gibi değişik yerlerde yazmaya devam ediyorum. Yazılarımı takip eden yüksek rütbeli bir subay bana uzun bir ileti göndermiş. Kendisi o an Amerika da olduğunu söylüyor ve ekliyor: " Kardeş ben sana çok üzülüyorum, sen kendini kahrediyorsun, çok duyarlısın bu böyle olmaz, gece 04 de yazıyorsun, sonra bakıyorum 08 de yine yazmışsın, ben senin ne zaman uyuduğunu da çözemedim. Fakat sabret, 30 Ağustosu bekle. " Ben bir ileti ile soruyorum " Sizce ne olacak 30 Ağustos da? " Cevap veriyor: " Bak doğuya koskoca bir ordu kaydırıldı, asker ruhlusun bilirsin, kolordu değil, ordu diyorum ve binlerce araç, çok büyük bir güç hazırlanıyor, sence bu 5 bin tane çapulcu için mi yapıldı? 5 bin kişiye bu kadar büyük bir güç seferber edilir mi? İyi düşün . Peki diyorum bekleyelim 30 Ağustosu, "sizce doğudan gelebilecek bir saldırıdan veya bir iç ayaklanmadan mı endişe ediliyor?" Diye soruyorum. 30 Ağustosu bekle anlarsın diyor.
Bekliyorum 30 Ağustos 2009 u, kutlama mesajları dışında kayda değer bir şey yok. Daha sonra üst düzey Kurmay Subaylar birbiri ardına tutuklanıyorlar, hukuk yerle bir ediliyor, sadece kurmay subaylar değil, Cumhuriyet Savcıları, saygın gazeteciler, bilim adamları ve kadınları, seçilmiş belediye başkanları, Danıştay, yargıtay, Anayasa Mahkemesi ağır tehdit altında...ESAS HEDEF BUNLAR DEĞİL TÜRK ULUSUNUN TA KENDİSİDİR, BUNLAR SADECE ANA HEDEFE ULAŞMAK İÇİN YAPILAN EYLEMLERDİR. Korkutulmak, sindirilmek ve pıstırılmak istenen Türk ulusudur, mesaj şudur" BAKINIZ KİMLERİ TUTUKLUYORUZ, KIMILDARSANIZ YANARSINIZ." Sonuç olarak bir yerde başarılı da olmuşlardır, insanlar gölgelerinden korkar hale geldiler, telefonda bile kimse ile konuşamıyorsun;
-Aman kardeş Feto nun polisi dinler...
-İyi de ben bir şey demedim ki, hak var hukuk var dedim...
-Yok hak yok, hukuk yok ne olur ne olmaz, bizim çoluğumuz çocuğumuz var...
Ulusum esaret altında 30 Ağustos kutlayamaz, hiç bir kutlama mesajını kabul etmiyorum ne Genel Kurmayın, ne gazetelerin ne de arkadaşlarımın kutlama mesajlarını okumuyorum bile. sadece bir tanesini okudum aynen şöyle:
"TARİHİ BOYUNCA BAĞIMSIZ YAŞAMIŞ TÜRK ULUSUNUN ZAFER BAYRAMI KUTLU OLSUN"
esasen şöyle olmalıydı: "TARİHİ BOYUNCA BAĞIMSIZ YAŞAMIŞ, BUGÜN ESARET ALTINDAKİ TÜRK ULUSUNUN ZAFER BAYRAMI KUTLU OLSUN..."
Biliyorsunuz Holivud malı Amerikan filmlerinde en sonlarda hep büyük bir arkadaşlık sahnesi olur, tam Bülent beylik bir sahne, çok duygusaldır, mendil gerekir. Duygusal bir fon müziği eşliginde, arkadaşlık, yani Amerikan kültüründe olmayan şey yüceltilir, gerçek hayatta olmayan şey filmlerde verilir, büyük dostluk...Oysa ki, son derece acımasız, arkadaşlığın son derece kaypak olduğu, ikiyüzlülüğün tavana vurduğu bir toplumda, bu arkadaşlık filmler dışında başka hiç bir yerde yoktur, bu nedenle filmlerdeki sanal arkadaşlık yalancı meme görevi yapar, içi boştur.
30 Ağustos Türk ulusunun yokluklar içerisinde, yarı aç yarı tok, üst baş perişan, kadınıyla, çocuğuyla ordusuyla topyekün verdiği bir savaşın, toprakla abdest alarak ölen şehidimin şerefinin adıdır. Ulusal benliğin, kimliğin kurtarıldığı ve zafer destanının yazıldığı gündür... ESARET ALTINDA KUTLANAMAZ.
Emre Kaan Emre