|
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Emniyetteki Cemaat Rahatsız
Kamuoyu O'nu Polis Koleji'nde hoca, Taraf gazetesinde yazar olarak biliyordu. (Tabi yan görevleri de vardı. Mesela Kültür Bakanı Ertuğrul Günay'a makamlı danışmanlık yapıyordu.) PKK tehdit ediyor diyerek Taraf’ta yazmayı bıraktı şimdi cemaatin yayın organı olduğu ifade edilen Samanyolu sitesinde yazıyor. Yazarın adı Önder Aytaç, bugünkü yazı konusu ise son günlerin en popüler ismi Hanefi Avcı. **** Önder Aytaç, Hanefi Avcı ve polisteki cemaat kavgası üzerine ilginç bilgiler aktarıyor. Ama en ilginç bilgi / iddia Başbakan’la ilgili. Önder Aytaç şöyle söylüyor: “Ergenekon yapısının özel güvenlik içinde odaklanmasıyla ilgili olarak, özel güvenlikte yasal boşlukların bilinçli olarak bırakıldığını düşünüyorum ve bu konuda da Başbakan’a gerekli olan bilgileri verdim.” Özel güvenlik nedir, bilmiyoruz. Ümit ederiz Aytaç bu konuya da açıklık getirecektir. **** Hanefi Avcı’nın kitabı üzerine polisteki cemaat yapılanmasının sıkıntıya düştüğü anlaşılıyor. Önder Aytaç da karşı atağa geçileceğini haber veriyor: “Bundan sonraki süreç içinde, peşi sıra Hanefi Avcı’nın hakkında derinlemesine teferruatlı makaleler yazacağım. Yazdığı ilk ve sanırım son olacak olan bu kitabından hareketle de iki ayrı kitap çalışmasını hazırlıyorum. 3 ay içerisinde de onları okuyucunun değerlendirmesine sunacağım.” Aytaç, cemaat adına konuşabilecek kadar kendini yetkin görüyor. Bakın ne diyor? “Fethullah Gülen’in de kendisiyle özdeşleş(tiril)en bir hareketi, hayatta olduğu sürece, içeriden ve dışarıdan hiç kimseye yedirmeyeceği / onların kişisel çıkarları yönünde kullandırmayacağı kanısındayım." **** Aytaç’ın mahrem önemli bilgilere de sahip olduğunu ifade ediyor. İşte birkaç başlık: (Hanefi Avcı) kasetinin otaya çıkmasından endişe duyan bir ‘paper’ kaplan mıdır?.. Aytaç’ın “Kağıttan kaplan” nitelemesini neden Türkçe yazmadığını bilmiyoruz. Ama şu kaset iddiası ilginç. Tabi devamı da var: “Hanefi Avcı; kendisinin zaafları / yaptıkları / yapmadıkları bağlamında, sıranın kendisine geldiğini anlamış ve ortanın üzerindeki her zeka sahibinin ortaya koyacağı bir savunma refleksiyle; ‘en iyi savunma saldırmadır (diyerek)…” Cümle uzun, bu nedenle kısa kestik ama ne dediği gayet iyi anlaşılıyor. Bu arada Aytaç, vaziyete vakıf olduğunu söylüyor: “ Hanefi Avcı’nın 3’ün 1’i şekliyle, bir proje dahilinde 3 farklı kişiden 1’isi olarak ve 3 ayrı kitap çalışmasından 1 tanesi olarak bu kitabı yazacağını / yazdığını biliyordum.” Diğer iki kişi kim acaba? Bu soruya belki yanıt olur düşüncesiyle Aytaç’tan kısa bir bölüm daha aktarıyoruz: “The cemaat’in içindeymiş gibi gözüken ve fakat güvenlik bürokrasisi içinde yer alan Sabri Basrioğlu ve Murtaza Çetiner gibilerin, Hanefi Avcı’nın arkasına saklanarak, karşı taraf olarak gördüklerine…” **** Aytaç’ın polislik, cemaatçilik bilgileri kadar teoloji bilgisinin de gayet kuvvetli olduğu anlaşılıyor. “Hanefi Avcı ‘Vahşi bin Harp’ midir?” diye soruyor Aytaç. “Vahşi bin Harp” İslam’ın erken tarihindeki ilginç kişilerden biri. Açık adı “Vahşi İbn-i Harb el- Habeşi". Habeş, Muhâmmed'den sonra en hayırlı kimseyi öldüren kişi. İslam tarihi kitapları Habeş için şöyle yazıyor: “Uhud'da amcası Hamza İbn-i Abdilmuttalib'i öldürdüğünde Rasû-lüllah'ın [s.a.v.) içini kan ağlatan, Yemâme'de yalancı Müseylime'yi öldürdüğünde müslümanların kalplerine şifâ veren adam kimdir? Bu adam, künyesi Ebû Deseme olan Vahşî İbn-i Harb el-Habeşî'dir…” Hanefi Avcı acaba kimin içini kanattı? **** Aytaç, dünya işlerinde de iyi. Hanefi Avcı’nın yükselmesini sağlayan kişinin de kendisi olduğunu iddia ediyor: “Hanefi Avcı’nın 1. Sınıf Emniyet Müdürü ve fakat pasif görevde olduğu zaman içerisinde, dönemin İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu’ya, onu ilk götüren benim. İlk takdim eden benim. Benim Abdülkadir–Emine Aksu ile olan, 25 yıllık aile dostluğu çerçevesindeki çok yakınlığımı da katalizör yaparak, Hanefi Avcı’nın aktif bir göreve gelmesinde / aktif bir vazife yapmasında çok ısrarcı oldum ki; aradan bir ay geçmeden de, kendisinin Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanı olduğunu da söylemeliyim.” Ancak zaman içinde Avcı’nın rotası değişiyor. Daha doğrusu Aytaç’a göre rota şaşıyor. Allahtan Aytaç Avcı’nın arkasında durmaya devam ediyor: “Aktif görevde kalıcılığını süreklileştirmek adına, bazı çapraz ilişkilere girdiğini de, Abdülkadir Aksu’nun bana serzenişte bulunmalarından da biliyorum. Ama hala ‘maydanoz tarlasını bozmamak’ için bu konuda çok fazla bir şey yazmayacağım.” “Çapraz ilişki”, “maydanoz tarlası” ilginç nitelemeler. Kim bu maydanozlar, maydanozun tarlası mı olur, bu tarla nerdedir; Aytaç bunları yazsa hakikaten best seller olurdu. Öte yandan Aytaç’ın tam bir hayal kırıklığı içinde olduğu anlaşılıyor: “Benim Hanefi Avcı’yı çok sevmemden ve önemsememden kaynaklanan onun ‘kaplan’ statüsünde görmenin getirdiği körlük, onun bazı konularda ‘paper tiger’ olduğunu göremeyecek kadar şartlanmışlığıma neden olduğunu son yazdığı kitaptan sonra sanki daha net algılayabiliyorum.” Ümit ediyoruz, Aytaç kitabını tamamlar ve ilk baskısını öncelikle Odatv’ye iletir. Kitaptan bol haber ve ilginç iddialar çıkacağı anlaşılıyor. Odatv.com
|
Köşe Yazarları
Haber AraEn Çok Okunanlar
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||