new balance shoesasics running shoesmulberry handbagsnew balancetory burch saleonitsuka tiger saleLouboutin Saledesigner bagsprada handbagstory burch shoesLouis Vuitton Outlet

"Hiç bir şey" Olamazsın

Tarih 02 Eylül 2010, 05:09 Editör Emre Kaan Emre

"Çağdaş Türkiye Cumhuriyetinde yaşayan çağdaş insanların kendi aidiyet duyguları ve ilkeleri vardır, bunlar yok edilmek istenirse er veya geç KIYAMET KOPAR ve KOPACAKTIR."

"HİÇ BİR ŞEY" OLAMAZSIN

İnsan toplumsal bir hayvandır, kesinlikle "bir şey" olma ihtiyacı vardır, aidiyet duygusu son derece önemli ve gereklidir. İnsanların bu gereksinimlerinin şu veya bu şekilde karşılanması esasen bir gönüllülük değil bir zorunluluktur. İsteğe bağlı olduğunu sandığımız fakat aslında hiç de isteğe bağlı olmayan gereksinimlerden biri de budur. Bu aidiyet duygusunun tatmin edilmediği yerde, insanlarda bazı toplumsal anormallikler belirmeye başlar.

Genel olarak, örneğin Türksünüzdür, kadınsınızdır, erkeksinizdir, çocuksunuzdur veya yetişkinsinizdir, yüzlerce bayrak içerisinde Türk bayrağı sizin bayrağınızdır. Ayrıca Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak da, özünüz ne olursa olsun vatandaş olarak idari açıdan Türksünüzdür, Türkiye de Türkler ve turistlerden başka kimse yoktur. Ayrıca, Akdeniz, Karadeniz, Ege, Doğu Anadolu ve İç Anadolu bölgesinden olabilirsiniz veya belki Ankara lı, belki İstanbul lu, belki de Doğunun İstanbul u Van lı. Ek olarak belki, mühendissiniz, belki aşçı, belki yazar, belki öğretmen...

Aslında aklınıza gelebilecek her şey buna eklenebilir, belirli bir futbol takımı taraftarı olmak, belirli bir müzik türünü sevmek, filanca sivil Toplum kurumu üyesi olmak, bir siyasal parti taraftarı olmak gibi. Bunlar her birey için gerekli şeylerdir, kesinlikle "bir şey" sinizdir, "hiç bir şey" olamazsınız. Yabancı ülkelerde bulunan bazı göçmenlerin, kendi ulusal ve kültürel kimliklerinden uzaklaşmaları bu insanlarda çok büyük sorunlar oluşmasına yol açmıştır. Bir seçim yapmak ve bu seçiminize sadık kalmak gereksinimi vardır. Bu bulunduğunuz ülkeye uyum sağlamamak anlamına gelmez, çağdaş insan dünyanın dört bir yerinde her yere uyum sağlar, bizim söz konusu ettiğimiz bu değildir.

Her zaman bir kültüre ait olacaksın, bir milliyetin olacak, bir bölgen, bir şehrin, iyi kötü bir mesleğin, sevdiğin bir müzik, bir politik görüşün ve seni diğer dünya vatandaşlarından  ayıran, seni sen yapan özelliklerin. Yoksa olmuyor, insanın "hiç bir şey" olmaya itildiği gelişmiş ülkelerde bile, insanın "bir şey" olması için bu defa da, tarikatlar, cemaatler, yasal veya yasal olmayan örgütler, şeytana tapanlar, çok değişik bir giyim türünü benimseyenler veya başkalarına çok tuhaf gelen müzik türüne hayran olanlar, değişik bir sanat dalına hastalık derecesinde bağlı olanlar vs. ortaya çıkıyor. Yani insanlar her hal ve şartda kesinlikle "bir şey" olmak gereksinimi duyuyorlar, isteseler de "hiç bir şey" olamıyorlar. "Hiç bir şey" olmaya çalışmanın sonucu deliliktir, insan anormalleşir.

Nereye geleceğimi anladıysanız, burada bırakıp diğer yazılara geçebilirsiniz... Yasal olan veya yasal olmayan hiç bir yolla, hiç kimse size ben Türküm diye bangır bangır bağırmayı yasaklayamaz, hiç kimse Türk bayrağınızı elinizden alamaz, yasa dahi çıkarsalar bu yasa hiç bir şekide hatta mecliste onaylansa bile "yasal" olamaz. Çünkü kanun koyucu, toplumun geleneklerini, göreneklerini, örf ve adetlerini, tarihi geçmişini ve bilimselliği dikkate almak zorundadır. Parlamenter sistem böyle bir yasayı çıkarma yetkisine sahip olsa dahi, kültürel uyuşmazlık varsa bu yasa uygulanamayacağı için, parlamenter sistem geçici olarak bir çeşit faşizme dönüşür. "Toplumsal sözleşme" ye uyulmamıştır, dolayısıyla bu yasa geçersizmiş gibi kabul edilecektir ve tepki görecektir.

İnsanlara binlerce yıllık tarih bir ulusal kimlik verilmesini gerekli görmiş ise, hiç kimse ayağında takunyasıyla gelip tarihle oynayamaz. Keza binlerce yıllık tarih, yüzlerce yıllık din ve mezhep savaşları, LAİKLİK diye bir kavram doğurmuş ve akan kanlara böylece bir çözüm bulmuş ise, kalkıp LAİKLİK ile oynamak, din ve mezhep savaşlarına geri dönmektir. Ulusal kimlik, ulusal bayrak, ulusal kahramanlar, doğal olarak ATATÜRK, ulusal dil, ulusal kültür esasen bireyler arasında çimento görevi görür. Bunlara dokunulmamalıdır ve bunların yerine cemaatler gibi, tarikatlar gibi, Hoca efendiler, şeyhler gibi "başka bir şey" koyulmamalıdır, bu ilkel davranışın sonu er veya geç hüsrandır, gözyaşı ve kandır.

Bir ülkeyi yönetmek çok derin bilgi birikimi ve çok büyük sorumluluk gerektirir. Yapılan hatalar, kitelesel düzeyde çok acı sonuçlar doğurabilir, yanlış adım atma hakkı yoktur. Yapılan her yanlışın faturası son derece ağır olacaktır, dolayısıyla neye veya kime hizmet edildiği, atılan her adımın ne getirdiği ve ne götürdüğü iyi bilinmelidir. BU GÜNKÜ HÜKÜMETİN BU KAPASİTESİ YOKTUR. Bilinçli olarak, bir ulusu ayakta tutan ve bireyleri birbirlerine bağlayan her değer yok edilmektedir, bu durumda ikame değer olarak cemaatler ve tarikatlar öne sürülmektedir, bunun sonu herkes için, tekrar ediyorum herkes için çok ama çok acı olacaktır. Aklı başında hiç bir devlet adamı bunu kabullenemez, burada bir ulusla ve bu ulusun değerleriyle oynanmaktadır.

Kanımca geleneksel olarak ulusuna, bayrağına, vatanına son derece bağlı olan Türkler bu yabancı organı şiddetle reddedeceklerdir, bu bağlılığı cemaat veya tarikat bağlılığı ile değiştirenler ile değiştirmeyenler, aksine reddedenler birbirlerine düşman olacaklardır ve bu esasen çoktan gerçekleşmiştir, insanlar kaynaştırılacak yerde aksine bölünmüşlerdir. Hiç bir Kemalist vatansever, hiç bir nedenle bağlı bulunduğu değerlerden vazgeçmez ve bu insanlar Türkiye de çok büyük ağırlığı olan bir kitledir, bu biliniyordu. Her ne kadar Mustafa Kemal imizin başarılarıyla yer altına inen cemaatler yeniden hortlamışlarsa da, bazı gelişmiş iki yüzlü emperyalist ülkelerden yardım alasalar da, uygarlığa karşı başarılı olma şansları yoktur.

Kemalistler "hiç bir şey" olamazlar, ilkeleri için ölmeyi tercih ederler. Bu maceranın sonu istense de istenmese de kötü bitecektir ve bu benim söylediğim şey sadece basit matematiktir. Bu gibi matematik durumlarda baskıya dayalı rejimler dışında geçici çözüm olanağı yoktur, fakat tarih her zaman, bunun dahi bir yere kadar olduğunu yazmıştır. Baskı rejimi uzun süre yaşayamaz, etki tepkiyi doğurur. Çağdaş Türkiye Cumhuriyetinde yaşayan çağdaş insanların kendi aidiyet duyguları ve ilkeleri vardır, bunlar yok edilmek istenirse er veya geç KIYAMET KOPAR ve KOPACAKTIR. Kemalist Türkiye bu camaatleri, tarikatları, şeyhleri, muritleri kabul etmeyecektir. Bu organ bu vücuda uymadığı için geri atılacaktır, ama canla, ama kanla...Sonuçta her zaman olduğu gibi ve ATATÜRK ün de dediği gibi UYGARLIK KAZANACAKTIR.

Emre Kaan Emre

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

MAKALELER

Silivri'ye mektup...

Silivri'ye mektup... MUSTAFA ARSLAN - Sevgili Müyesser Yıldız; Bu mektubu, zamana kaşelettirerek tarih eliyle gönderiyorum!

Dindar gençliği hangi tarikat yetiştirecek?

Dindar gençliği hangi tarikat yetiştirecek? Tayyip Erdoğan, sık sık milletin değerlerini esas alarak politika yaptıklarını söylüyor. Milletin değerleri dediği ...

İşte sümen altı edilen o belge

İşte sümen altı edilen o belge İşte UEFA'nın yolladığı "F.Bahçe'yi Avrupa'ya göndermeme kararı sizindir" yazılı belge. ÖZEL

Türk Ocakları Yönetiminin Çapı

Türk Ocakları Yönetiminin Çapı " 100. yılını idrak eden Türk Ocakları, faaliyetlerini şubelere yaymak suretiyle varlığını ve etkinliğini hiss...

Peşmerge, Suriyeli Kürtleri kışkırtıyor

Peşmerge, Suriyeli Kürtleri kışkırtıyor Barzani, fırsattan istifade peşinde!
Yeni Sayfa 1

Köşe Yazarları

Nurullah Aydın Nurullah Aydın
BİZANSLAŞAN TÜRKİYE; HAÇLILAR SAFINDA
Rıfat Serdaroğlu Rıfat Serdaroğlu
"SS" LERİN YERİNE, AKP "CM"LERİ
Müyesser Yıldız Müyesser Yıldız
"Kürdistan Parlamentosu"nu Tanımak
H. Salih Gündüz H. Salih Gündüz
DUYGU DÜNYASI HAKKINDA
Burhan Özbey Burhan Özbey
ALO AMİRİM HÖRMETLER KUSURA BAKMAYIN
M.Nevruz Sınacı M.Nevruz Sınacı
TERÖR-TEDHİŞ MUTFAĞI VE LOZAN
Bekir Öztürk Bekir Öztürk
Cübbeli-Reyting Operasyonu
Aysen Aydın Aysen Aydın
NERDE KALMIŞTIK
Zeynep Türk Zeynep Türk
Katil
Fuat YILMAZER Fuat YILMAZER
İNGİLİZ VE AMERİKAN MİKSERLİĞİ, ORTADOĞU VE AFRİKA'DAKİ GELİŞMELER
Uğur Koca Uğur Koca
Atatürk ve Referandum
Tuncay Demirbaş Tuncay Demirbaş
Referandumda Hayır Demek Milli Bir Görevdir
Prof.Dr.İsa Kayacan Prof.Dr.İsa Kayacan
Burdur TSO'dan: Ceviz Ezmesinin TPE Tescil Belgesi
Hasan Tahsin Hasan Tahsin
ÇÖMELMEDEN ÇIKTIM DA RECEBİM..
Adil Serdar Saçan Adil Serdar Saçan
DİNK CİNAYETİNİ KAPATTILAR
 
My Great Web page

Haber Ara


Gelişmiş Arama

En Çok Okunanlar

  •  
  •  
  •  

Foto Galeri

              

AÇILIM
AÇILIM
KARİKATÜR
KARİKATÜR
ÇOCUK SEVGİSİ
ÇOCUK SEVGİSİ
CENAZE TÖRENİ
CENAZE TÖRENİ

Video Galeri

              

Zekeriya Öz'ün Akıl Sağlığı ve zekası Fethullah Gülen Fıkrası
Fetullah Cübbeliyi Dama Attı Muharrem İnce İnce