new balance shoesasics running shoesmulberry handbagsnew balancetory burch saleonitsuka tiger saleLouboutin Saledesigner bagsprada handbagstory burch shoesLouis Vuitton Outlet
Erdoğan:

Erdoğan: "Sizi seviyoruz be!.."

Tarih 03 Eylül 2010, 17:41 Editör Editör

Başbakan Erdoğan, Diyarbakır'da partisinin mitinginde halka böyle seslendi.

Başbakan Erdoğan, Diyarbakır'da partisinin mitinginde ''Diyarbakır'da ne konuşacak?'' diyen BDP ve MHP lideri Bahçeli'ye yanıt verdi. Erdoğan, ''Sayın Bahçeli bize konuşma metnini yazmayı bırak da Diyarbakır'a gel'' dedi.

Erdoğan konuşmaya başlamadan önce İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ve bölgeden birçok milletvekili teker teker anons edilerek sahneye çağrıldı.

İşte Erdoğan’ın konuşmasından satır başları:

3 KAHRAMANI DARAĞACI'NA GÖNDERDİLER

Buradan tüm Diyarbakır’a sevgilerimi saygılarımı yolluyorum.

Bugün sizlere yüreğimi açmak, sizlerle gönül diliyle sohbet etmek istiyorum. Bizim Diyarbakır’a ayrı bir sevdamız ayrı bir muhabbetimiz var.

Millete efendilik yoktur millete hizmetkar olmak vardır. Bu yüzden siyasetimizin merkezine insanı yerleştirdik.

İnsanı yüceltmek kadar demokrasiyi geliştirmeye önem verdik.

Türkiye demokrasisi büyük badireler atlattı. Ama demokrasiye inanan insanların mücadelesi çok büyük zorlukları geride bıraktı.

Rahmetli Menderes’in mücadelesi çok partili hayatı mümkün kıldı tahammül edemediler 3 demokrasi kahramanını darağacına gönderdiler.

Demokrasi tam toparlanmaya başladığında yine çelme taktılar. 12 eylül demokrasiye büyük bir darbe vurdu. Kaybeden demokrasi oldu.

Rahmet Özal Türkiye’yi dünyaya açtı. Yine tahammül edemediler.

ŞİİR OKUDUĞUM İÇİN MAHKUM OLDUM

28 Şubat süreci milli iradeyi hiçe saydı. Milletin ve memleketin üzerine karabasan gibi çöktü. Bu kardeşiniz 12 aralık 1997’de Siirt’te bir şiir okudu. Siirt’e bir şiirle seslendiğim için yargılandım hüküm giydim ve cezaevinde yattım.

Dört duvar arasında milletimin hayır duaları arasında baş başa kaldım ama hiç umutsuzluğa kapılmadım.

Özgürlüğün kıymetini o mahpus duvarları arasında daha fazla anladım. Demokrasiye olan ihtiyacı o zaman daha iyi hissettim.

Memleket tutkumuz her zaman engellenmek istendi. Bizi yok saymak istediler. Hizmet etme tarzımızı küçümsediler.

AHMET KAYA'NIN GURBETTE VEFATINI UNUTMAYIZ

İnancından dolayı, ibadetinden dolayı, başındaki örtüden dolayı dışlanmanın ne olduğunu biz çok iyi biliriz.

Biz yoksulluğu biliriz. Yasakların ne olduğunu çok iyi biliriz.

Bir gece yarısı sokak ortasında ensesine kurşun sıkılarak katledilen faili meçhullerin acısını çok iyi biliriz.

Evi basılıp tarumar edilmek nedir çok iyi biliriz. Köy meydanına toplanan köylülere uygulanan şiddeti biliriz.

Hapisteki oğlunun yanına gidip kendi diliyle konuşamayan annenin acısını iyi biliriz.

Hakkari’de sabah ezanını okuduktan sonra saldırıya uğrayan vefat eden İmamın acısını biz biliriz. Oğlunu şehit veren Çorumlu annenin gözyaşı bizim ciğerimize akar.

Oğlunu terör örgütüne kaptırmış annenin göz yaşı bizim ciğerimizi akar.

Ape Musa’nın acısını, Orhan Miroğlu’nun acısını biz unutamayız.

Şivan Perver’in hasretini görmezden gelemeyiz. Ahmet Kaya’nın gurbette vefatını hatırımızdan çıkaramayız.

Çünkü biz bu toprakların çocuklarıyız. Çünkü biz bir gün Edirneli, İstanbullu, Yozgatlıyız, Hakkariliyiz, Diyarbakırlıyız, Diyarbakır’ın evladıyız.

BURADA YALAN SÖYLEYEN O YALANIN ALTINDA EZİLİR

Selahaddin Eyyubi’nin sancağı altında Kudüs’ü birlikte fethettik. Fatih’le, Kanuni’yle birlikte dünyaya adalet dağıttık. Şu Süleyman Cami’nin tuğlalarında hepimizin sağlam iradesi var.

Zılgıtta bizim, horon da bizim, halay da bizim zeybek de bizim. Bizim dualarımızı ortak, kıblemiz bir. Hepimiz aynı geleceğe yürüyoruz.

Nasıl tarihimiz birse istikbalimiz de bir.

12 Eylül'deki halk oylaması demokratikleşme açısından çok önemlidir.

Demokrasi açısından her günümüz bir önceki günden daha iyi oldu. 12 Eylül halk oylaması için verdiğimiz mücadele de, Allah’a inandığım gibi inanıyorum, boşa gitmeyecek.

12 Eylül'de kazanan herhangi bir parti olmayacak, kazanan millet olacak.

Diyarbakır Mekke ve Medine’den sonra en çok sahabe kabrine sahip olan şehir. Bu şehre gelip de yalan söyleyenler o yalanın altında ezilirler, biterler.

BAHÇELİ VE BDP'YE CEVAP

Birileri yazıp çiziyor, “Başbakan Diyarbakır’da ne konuşacak?” diyorlar.

Burada BDP, Erzurum’da da Bahçeli işi gücü bırakmış bize konuşma metni yazma derdine düşmüş.

Sayın Bahçeli sen bize konuşma metni yazmayı bırak söyleyecek sözün varsa buraya Diyarbakır’a gel.

Söyleyeceğini şu Diyarbakır Meydanı’nda söyle. Diyarbakır’ın güzel insanıyla gönül bağı kurabiliyorsan gel burada konuş. Hariçten gazel okumakla bu işler olmuyor.

SİZİ SEVİYORUZ BE...

Biz Türkiye’nin partisiyiz. Belli bir etniğin belli bir bölgenin değil. 73 milyonun partisiyiz.

Birileri için ediyorlar, “Filanca etnik unsurun partisi” diyorlar

CHP için ne diyorlar “kumsalların partisi” diyorlar. Kumsalların partisi CHP şu anda zaten kumsaldalar.

81 ilin 80’inde milletvekilimiz var hedef 81’de 81. Neden çünkü bizi sizi seviyoruz be…


2005’TE NE DEDİYSEK ARKASINDA OLDUK

Bu Başbakan doğuda ayrı batıda ayrı, kuzeyde ayrı, güneyde ayrı konuşan başbakan değildir.

Biz söz verip sözünü unutanlardan olmadık. Gönül diliyle konuşuyoruz. Diyarbakır’a gelip sonra sırtını dönenlerden olmadık.

2005 yılında burada ne dediysek onurumuzla, şerefimizle onun arkasında durduk.

Demokratikleşme bir zihniyet devrimini gerektirir. Eğer bu zihniyeti değiştirmezseniz hiçbir şey değişmez.

Onun için önce zihniyeti değiştirdik. İnsana bakışı değiştirdik. Ezberleri bozarak işe başladık. Baskıya dışlamaya direndik.

“ŞİMDİ KAPIYI AÇIYORUZ, YENİ ANAYASA 2011’DEN SONRA”

Bu anayasa değişikliği ile her şey bitmiyor. 2011 seçimlerinden sonra daha geniş tabanlı yeni bir anayasanın temellerini atıyoruz. Yani şimdi kapıyı açıyoruz kapıyı.

Ayrımcılık yapan anlayışları hep karşımıza aldık. Kardeşliğimiz bozmak isteyenlere karşı 12 Eylül bir manifestodur.

Partiyi kurmak için buraya geldiğimizde bize “olağanüstü hali kaldır yeter” dediler. Şimdi kimse olağanüstü hali hatırlamıyor çünkü her şey normale döndü.

Dediler ki 'DGM’leri kaldırın.' Kaldırdık ama o da unutuldu. Neden çünkü hafıza-i beşer nisyan ile maluldür.

“KÜRTÇE TV YAYINI YARIM SAATTEN 24 SAATE ÇIKTI”

Devletin televizyonu günde yarım saat yayın yapıyordu. Biz ne yaptık devletin bir kanalını 24 saat Kürtçe yayın yapar hale getirdik.

Suça itilen çocuklarla ilgili yasayı düzenleyerek bu çocukların cezaevinden çıkmasını sağladık mı. Bütün bunları yoğun çalışmalarımızla sağladık.

“KİMSEYİ TEHDİT ETMEDİK”

Muhalefet lideri bize atfen diyor ki biz halka“Evet oyu vermezseniz Yeşil Kartı kaldıracağız” diyormuşuz.

İstanbul’da afişler asmışlar diyorlar ki “Rahibe kıyafetine evet.”

Yani benim başörtülü bacımın kıyafetini rahibe kıyafetiyle özdeşleştiren anlayış.

Bugüne kadar ne ben ne de arkadaşlarım yeşil karta ve herhangi bir konuya ilişkin bir tehdidimiz olmamıştır olamaz.

Biz seçimlerin boykot edilmesini de anti demokratik bir yaklaşım olarak görüyoruz.

Sizler buradan seçtiğiniz milletvekillerini neden gönderiyorsunuz “Gidin bizim haklarımızı koruyun” diye.

“HANİ ZILGIT”

Hava yolunu, halkın yolu haline getirdik. 5 milyon kapasiteli yeni havaalanı terminalini en kısa sürede hizmete açacağız. Hani zılgıt.
Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

POLEMİK

Mutsuzlarsa mutsuz kalsınlar...

Mutsuzlarsa mutsuz kalsınlar... "Hasan TAHSİN ilk kurşunu atmalıydı ve attı ve o bunu yaparken başıma ne gelir diye düşünmedi..."

Biz Atatürk gibi Atatürkçüyüz...

Biz Atatürk gibi Atatürkçüyüz... Bakıyorsun herkes Mustafa Kemal i sevdiğini söylüyor, fakat Kemalisti seven yok...

Sen de kurtar bir vatan, sana da hayran olalım...

Sen de kurtar bir vatan, sana da hayran olalım... Lidersiz savaş olmaz, ATATÜRK olmasaydı, kurtuluş savaşı olmazdı...

Küçücük burjuvazi...

Küçücük burjuvazi... Kafalar kapitalist ve çıkarcı düşünür, alır, satar, kullanır, atar...

Yarım aydın...

Yarım aydın... "Kendilerini belirleyene karşı, belirlenmiş olduklarının farkında bile olmadan mücadele verdiklerini sanıyorlar..."
Yeni Sayfa 1

Köşe Yazarları

Nurullah Aydın Nurullah Aydın
BİZANSLAŞAN TÜRKİYE; HAÇLILAR SAFINDA
Rıfat Serdaroğlu Rıfat Serdaroğlu
"SS" LERİN YERİNE, AKP "CM"LERİ
Müyesser Yıldız Müyesser Yıldız
"Kürdistan Parlamentosu"nu Tanımak
H. Salih Gündüz H. Salih Gündüz
DUYGU DÜNYASI HAKKINDA
Burhan Özbey Burhan Özbey
ALO AMİRİM HÖRMETLER KUSURA BAKMAYIN
M.Nevruz Sınacı M.Nevruz Sınacı
TERÖR-TEDHİŞ MUTFAĞI VE LOZAN
Bekir Öztürk Bekir Öztürk
Cübbeli-Reyting Operasyonu
Aysen Aydın Aysen Aydın
NERDE KALMIŞTIK
Zeynep Türk Zeynep Türk
Katil
Fuat YILMAZER Fuat YILMAZER
İNGİLİZ VE AMERİKAN MİKSERLİĞİ, ORTADOĞU VE AFRİKA'DAKİ GELİŞMELER
Uğur Koca Uğur Koca
Atatürk ve Referandum
Tuncay Demirbaş Tuncay Demirbaş
Referandumda Hayır Demek Milli Bir Görevdir
Prof.Dr.İsa Kayacan Prof.Dr.İsa Kayacan
Burdur TSO'dan: Ceviz Ezmesinin TPE Tescil Belgesi
Hasan Tahsin Hasan Tahsin
ÇÖMELMEDEN ÇIKTIM DA RECEBİM..
Adil Serdar Saçan Adil Serdar Saçan
DİNK CİNAYETİNİ KAPATTILAR
 
My Great Web page

Haber Ara


Gelişmiş Arama

En Çok Okunanlar

  •  
  •  
  •  

Foto Galeri

              

AÇILIM
AÇILIM
KARİKATÜR
KARİKATÜR
ÇOCUK SEVGİSİ
ÇOCUK SEVGİSİ
CENAZE TÖRENİ
CENAZE TÖRENİ

Video Galeri

              

Zekeriya Öz'ün Akıl Sağlığı ve zekası Fethullah Gülen Fıkrası
Fetullah Cübbeliyi Dama Attı Muharrem İnce İnce