Atina demokrasisinde kölelerin ve Atina dışından gelenlerin sayısı, Atina vatandaşlarından çok daha fazlaydı. Atinalı denildiğinde sadece vatandaşlar anlaşılmaktaydı ve bu vatandaşların üzerinde pek fazla iş yükü yoktu. Dönemin diğer şehir devletlerinde de aynı demokrasi uygulanmıştır, "DIMOS" yani halk, doğrudan "KRATİA" yı, yani iktidarı elinde tutmuştur. Kimi şehir devletlerinde 15 000 kişiye varan erkek nüfus (ne yazık ki kadınlar da yok) doğrudan demokrasiye katılmıştır. Her şeye rağmen, kölelerin, şehir dışından gelenlerin ve kadınların haricindeki "vatandaş" lar için bile olsa, ilk doğrudan demokrasidir. Belirtmekte fayda var, "vatandaş" olanların ekonomik düzeylerine önem verilmemiştir, bu açıdan eşitlik vardır.
Bugün bir yerde, hatta arkadaşlar arasında, artık bayanlar da dahil, önemli veya önemsiz bir konuda, el kaldırarak bir oylama yaptığınızda, uyguladığınız şey Atina demokrasisidir. Doğrudan demokrasidir, herkesin gözü önünde olduğu ve doğal olarak herkes saymayı bildiği için, sonuca itiraz edemezsiniz. Köleliğe gelince, artık yok olmuş kabul etsek de, felsefi tartışmalarda hala yok olmadığını söyleyenler vardır. Çok saygı duyduğum hocalarımdan biri, aynen şöyle derdi: " Çocuklar, hiç bir şey yok olmaz, sadece şekil degiştirir." Bugün felsefi açıdan kölelik var desek bile, ekonomik açıdan mı? Toplumsal açıdan mı? Dinsel açıdan mı? Siyasal açıdan mı tartışacağız? Bir de DIŞARDAN GELENLER var, sizce esasen ilk doğrudan demokraside olmayan bu dışardan gelenler şimdi yine varlar mı? Varsalar bugün bunlara ne ad vereceğiz? Ellerinde bol yıldızlı veya üçgenli bayraklar olabilir mi?
En ileri düzeydeki bilimsel buluşlar, en güzel ve temiz düşünceler, demokrasi, eşitlik, özgürlük, kardeşlik ve hatta bunun simgesi 1789 Fransız Devrimi...Yine dönüyor dolaşıyor paranın ve gücün egemenliğine ve çıkarlar savaşına bir araç oluyorlar, ortaya çıktıkları saf hallerinde kalmalarına izin verilmiyor. Bu çarpıtma ve kullanılmadan kaçış yok. Örneğin 1789 Fransız Devriminin etkileri sadece bir kaç yıl sürdü ve kısa zamanda yeniden silindi. Satılan, bir imajdı bir slogandı sadece, illüzyon satılmıştı fakat para ve güç tekrar bu savaşı kazandı. Bırakın 1789 u, ortaçağda dün "devlet" e karşı iktidar savaşı veren din bugün devleti, devlet de dini kullanır hale geldi, yüzyıllarca savaştıktan sonra, şimdi birbirlerinin dostu oldular, bükemediğin eli öpeceksin felsefesi oluştu.
"DİMOS" halk demiştik, fakat "FETOS" nedir daha açıklamadık. "FETOS" büyük emperyalist güç ABD nin, dünya liderliği yarışında, kendi hiç de laik olmayan devlet yapısı içerisinde Hristiyanlığı kullandığı gibi, tüm dünyada Müslümanlığı da kullanabilmek için icat ettiği bir çeşit kontrollü islamın adıdır. Her ne kadar Türkiye de piyasaya çıkmış ise de, esas hedef tüm dünyadaki islam alemidir. Yani dünyadaki iktidar savaşının bir parçasıdır. Ben Ladin e, Afganistan a, İran a, Cezayir e ve bazı giderek korkutan Afrika ülkelerine ve Orta doğu ya karşı, radikal islam yerine, kendi denetimlerindeki islamı dayatma çabasıdır. Resmi adı "Medeniyetler ittifakı" olsa da, esasen daha uygun adı "FETOKRASİ" dir. Hedef önce Türkiye, sonra tüm islam alemidir, yani din Türkiye aracılığı ile kullanılacaktır.
Ulusal planda ve Atina demokrasisinden farklı olarak, bu defa cemaatlerdeki köleler "FETOKRASİ" ye dahil edilmişlerdir. Keza vatandaş olmayan "dışardan gelenler" de "FETOKRASİ" ye dahil edilmişlerdir. Kadınlar oy kullanıyorlarsa da, büyük çoğunluğu kocalarının ve cemaatlerin denetimi altındadır. Zenginlik farkı da artık önemlidir. Ayrıca temsilci (Milletvekili) aracılığı icat edildiği için, feodal ağalar ve cemaat ileri gelenleri "kölelerinin" de artık oy kullanma hakkı olduğu için, meclise girmişlerdir. "Köleler" e oy hakkı verilmesi, bir çuval buğdaya oy satınalınmasını olanaklı kılmıştır. Cemaatlerin ve kölelerinin tepesinde "FETOS" ve "FETOS" un tepesinde dışardan gelenler vardır, dolayısıyla Atina demokrasisinde olmayan her şey "FETOKRASİ" nin içindedir. "FETOS" ve Cemaatler, köleler, feodal ağalar, köleleştirilmiş kadınlar, zenginler ve dışardan gelenlerin iktidarı KRATİA bize "FETOKRASİ" yi doğurmuştur.
Emre Kaan Emre